Oluşturulma Tarihi: Temmuz 05, 2005 10:27
Dışbank`ın Fortis`e devredilmesiyle, Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Doğan bankacılık sektöründen çekildi. Törende duygusal bir konuşma yapan Doğan, `Dışbank, 11 yıllık bir başarı öyküsüdür` dedi

Doğan Grubu, Dışbank`taki hisselerini, dün düzenlenen bir törenle Hollanda - Belçika ortak finans kuruluşu Fortis`e devretti. Dışbank`ın satışının resmen sonuçlanmasıyla birlikte Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Doğan, dün itibariyle bankacılık sektöründen tümüyle çekilmiş oldu. Doğan, Dışbank`ı neden devrettiğini açıklarken, medyayla bankacılığın kolay bir yol arkadaşlığı yapmadığını belirterek, Benim açımdan sorun olmasa bile, dışardan algılamalar farklı olabiliyor. İşte bu nedenden dolayı Dışbank`la yollarımı ayırmak zorunda hissettim dedi.
Geçtiğimiz nisan ayında Fortis`e satılan Dışbank`ın devri gerçekleşti.
Dışbank`ın devri nedeniyle Dışbank Genel Müdürlüğü`nde bir tören düzenlendi. Törene Doğan Holding yönetimi ile Fortis yetkilileri katıldı. Törende, devir belgelerini imzalayan Aydın Doğan, oldukça duygusal bir konuşmayla Dışbank çalışanlarına ve bankasına veda etti.
Aydın Doğan`ın, Dışbank`ın devir töreninde yaptığı konuşma:Değerli misafirlerimiz, sevgili arkadaşlarım.
İş hayatına atılmamın üzerinden 45 yılı aşkın bir süre geçti. Bu süre içinde birlikte çalıştığım arkadaşlarıma çeşitli konuşmalar yaptım. Bugün sizlere belki de bütün hayatım boyunca unutmayacağım bir konuşma yapacağım. Bu konuşmada hem mutluluk var, hem de hüzün.
İtiraf edeyim, hayatımda ilk defa bu kadar karışık duygularla bir konuşma yapıyorum.
Hüzün var ama bu başarısızlıktan kaynaklanmıyor. Tam aksine, bir başarı hikâyesinin kutlaması için buradayız. Küçük bir banka olarak bugüne getirdiğimiz Dışbank`ı bugün uluslararası bir marka olma yolunda devrediyoruz. İsterseniz size bu başarıyı rakamlarla anlatayım. Öyle uzun sayısal verilere ihtiyaç yok.
Fazla değil, bundan sadece 11 yıl önce Dışbank`ı aldığımız zaman, özvarlığı 25 milyon dolardan, aktif büyüklüğü de 500 milyon dolardan azdı. Sadece 20 şubesi vardı ve 700 kişi çalışıyordu. Şimdi aradan 11 yıl geçti. 11 yıl kurumların ömründe öyle uzun bir süre değildir. Ama bakın, 1990`ların o Dışbank`ı bugün hangi büyüklüğe geldi. Bugün bankanın özvarlığı 700 milyon dolara ulaşmaktadır. 5.5 milyar dolardan fazla aktif büyüklüğü, 170`ten çok şubesi vardır. Ve ben, bugün 4.500 çalışanı olan, büyük bir kurumun yöneticileri önünde konuşuyorum.
`11 yıllık başarı bilançosu`11 yıllık bu bilanço, hiç şüphesiz artılarla kapatılmış bir başarı bilançosudur. Şunu söylediğinizi işitir gibi oluyorum. Öyleyse bu hüzün niye?
Çok basit. Bu bir veda hüznüdür.
Dışbank`a benimle başlayan, birlikte bu başarılara imzasını atan, çalıştığı müesseseye inanmış, onu kendi ailesi saymış, büyük bir arkadaş grubuna veda ediyorum. Bu veda hüznü, başarıdan kendine de pay istiyor. Yani bu ayrılış günümde bir çelişki yaşıyorum. Başarılıyız, mutlu olmam gerekiyor ama, aynı zamanda sizlerden ayrıldığım için hüzünlüyüm.
İş dünyasında duygular daha çok başarı ile şekillenir. Demek ki, başarı duygusunu paylaşan başka duygular da varmış. Biliyorum, yine içinizden bana şu soruyu soracaksınız: Bu kadar başarılı bir banka kurmuşken, birlikte çalıştığınız arkadaşlarınızı bu kadar seviyorken ve ayrılmaktan da hüzün duyuyorsanız, bankayı niye satıyorsunuz?
Buna da bütün samimiyetimle cevap vereyim.
Türkiye ve dünya son 10 yılda birkaç büyük ekonomik kriz atlattı. Dışbank bütün bu ağır sınavlardan başarıyla geçti. Dimdik ayakta kaldı. Başka bazı bankalar batarken, Dışbank reytinglerini yükseltti.
Ama önümde başka gerçekler vardı. Çocuklarım bankacılıktan çok medya işiyle ilgilenmeyi seviyor. Ve ne yazık ki medya ile bankacılık kolay bir yol arkadaşlığı yapamıyor. Benim açımdan sorun olmasa bile, dışardan algılamalar farklı olabiliyor. İşte bu nedenden dolayı Dışbank`la yollarımı ayırmak zorunda hissettim. Konuşmamın başında hislerimin karışık olduğunu, üzüntü ile mutluluk arasında gidip geldiğimi söylemiştim. Şimdi geleyim mutluluğuma.
`Severek büyüttük`Bugün iki bakımdan mutluyum.
Birincisi bu kadar çok severek büyüttüğümüz bankamızı Avrupa`nın en güçlü finans kuruluşlarından birine devrediyoruz. Fortis, sadece kendi ülkesinde değil, bütün Avrupa`da ve hatta dünyada başarısı, güvenilirliği ve saygınlığı ile bilinen bir müessese. Son 10 yılın en başarılı finans kuruluşlarından biri.
Siz arkadaşlarımı böyle sağlam ve başarılı bir kuruma emanet ettiğim için mutluyum. Bu konuda kendime düşen sorumluluğu yerine getirdiğimi düşünüyorum. İkincisi Avrupa Birliği yolunda emin adımlarla yürüyen Türkiye`ye kuvvetli bir Avrupa bankası ve sermayesi gelmesinden dolayı mutluyum. Sizden ayrılmanın hüznünü, bu saydıklarım azaltıyor.
`Başımı dik tuttunuz, teşekkürler`Sevgili arkadaşlarım.
Bu 11 yıl boyunca bankanızı bütün krizlerden koruduğunuz, her geçen yıl başarısını pekiştirdiğiniz ve benim başımı dik tutmamı sağladığınız için hepinize çok çok teşekkür ediyorum.
Çok iyi bir dayanışma gösterdik. Ben sizin başınızı eğdirtmedim, siz de benim başımı. Hepinize hayatınız boyunca mutluluk ve sağlıklar diliyorum.
Kalbim ve gözüm hep sizlerle birlikte olacaktır. Son sözüm de Dışbank`ın yeni sahiplerine.
Fortis`in değerli yöneticileri. Size iyi bir banka devrediyoruz. Başarılı ve dürüst insanlarla birlikte çalışacaksınız. 11 yıl boyunca bizimle birlikte gösterdikleri performansı sizinle birlikte de göstereceklerine inanıyorum. Sizin uluslararası çaptaki yönetiminiz Dışbanklıların kanıtlanmış becerisi ile birleşince çok güzel şeylerin olacağına güveniyorum. İstikbal vaat eden bir ülkeye geliyorsunuz.
Batı standartlarına ve değerlerine ulaşmak isteyen bir halka hizmet sunacaksınız.
Başarılı olacağınıza inanıyorum. Bankanın devri sırasında yaptığımız görüşmeler mesleki mükemmelliğin güzel bir örneğiydi. Türkiye`ye, Dışbank`a ve bizlere gösterdiğiniz güven için sizlere en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Ve hoş geldiniz diyorum.