Piyasadaki uzmanlara devalüasyonun öncesinde olanları ve devalüasyon sonrasında dolar zenginleri olup olmadığını sorduk
Geçen hafta yaşanan krizin etkileri, alınan önlemler eşliğinde biraz olsun sarılmaya çalışılıyorsa da piyasada dövizin özellikle de doların dalgalı yüksek seyrini bugünlerde sürdürdüğünü söylemek mümkün. Cumartesi açıklanan önlemler paketinde doların 800.000-850.000 aralığında tutulması için çaba gösterileceği belirtilmişti. Fakat bugün serbest piyasalarda doların alış fiyatının 925.000, satış fiyatının ise 930.000 civarında seyrettiği görüldü. Merkez Bankası kapanış alış kurunu 906.164 TL, satış kurunu ise 910.535 TL’den açıkladı.
Krizin neticesinde sabit kur programından vazgeçilerek dalgalı kur uygulamasına geçildi, fakat kafalardaki soru hükümetin devalüasyona gideceğinden birilerinin önceden haberi olmuş muydu? Esasında kafalarda soru işaretine neden olan, piyasalarda devalüasyon etkisi yaratan dalgalı kur sistemine geçişin öncesinde 3.5 milyar dolardöviz çıkışına ilişkin duyumların olmasıydı.
Piyasadaki uzmanlara devalüasyonun öncesinde olanları ve devalüasyon sonrasında dolar zenginleri olup olmadığını sorduk.
Deniz yatırım Varlık Yönetimi’nden Sinan Kesikbaş, Türkiye`nin durumunu devalüasyondan önce analitik olarak incelediğimizde devalüasyonun gerekli olduğunu düşünüyor ve tartışıyorduk diye açıklıyor. Kesikbaş, devalüasyon olması için siyasi güvenin azalmasını beklediğimizi ve krizin ilk gününde Stanley Fischer`in, Sayın Ecevit ile yaptığı görüşmede bunu önermiş olmasına ve bunun daha sonra duyulmuş olmasına dikkat çekiyor.
Ancak IMF`nin yöntemlerinin zaten belli olduğuna malum gelişmelerden sonra serbest dalgalı kur sistemine geçişin aslında çok sürpriz olmadığını kaydeden Kesikbaş, kesinlikle serbest dalgalı kura geçilme kararının çıkacağının önceden bilindiğini düşünmediğini söyledi. Bunun liderler zirvesinde uzun süre tartışıldıktan sonra alınan bir karar olduğunu düşündüğünü söyleyen Kesikbaş, IMF`nin kriz çıktıktan sonra serbest dalgalı kura geçilmesini isteyeceğini yine analizleriyle tahmin edenler döviz almış olabilirler diye açıklıyor ve bunun da son derece normal bir tepki olduğunu söylüyor.
Garanti Portföy Yönetimi’nden Erkan Bilgün, devalüasyonun sebebinin piyasadan 3 milyar dolar civarında çıkış olması ile ilgili olduğunu yani güvenini kaybeden yerli ve yabancı yatırımcının dolar talep etmeye başlamış olduğunu, Merkez Bankası’nın piyasaya yaptığı TL fonlamayı durduğunu ancak % 3000 – 4000’lere çıkan TL faizlerinin de bu dolar talebini durdurmaya yetmemiş olduğunu söyledi. . Bilgün şöyle devam etti, bunun üzerine dolar serbest bırakılmış ve ilk gün itibarı ile 1.000.000 seviyesi görülmüştür.
3 milyar doların piyasadan çıktığının bir gerçek olduğunu fakat bunun devalüasyonu öğrenenler var diye yorumlamanın doğru olmadığını söyledi.
Sınai Yatırım Bankası’ndan Merih Büyüker ise bu dövizin çıktığını fakat yabancı bankalar tarafından alındığı ve açık pozisyonda kullanıldığının ifade edildiğini, ancak yabancı bankaların almış olsa da, kuvvetle muhtemeldir ki birilerinin haberi olduğuna inandığını belirtti. Zaten devalüasyon konuşmalarının geçen krizden beri olduğuna dikkat çeken Büyüker, bu krizin fırsat bilindiğini ve krizin ilk günü bu devalüasyonun neden gerçekleştirilemediğini merak ettiğini belirtti. Büyüker son olarak Türk bankacılık sisteminin içine düştüğü durumun yabancı bankaların çıkarına olduğunu söyledi.
Finans Portföy Yönetimi’nden Murat İnce ise piyasada pek çok dedikodu dolaştığını kesin kanıt olmadan bunlara inanmanın doğru olmadığını söyledi. (tradecnet.com)