Oluşturulma Tarihi: Eylül 20, 2001 09:10
ABD Başkanı George W. Busch`un ‘Savaştayız’ açıklamasının ardından denizcilik sektörü de ‘savaş durumu’na geçti. Uluslararası Sigorta Birliği ve Lloyd`s Sigorta Birliği, hem yolcu, hem yük taşıyan gemiler için ‘savaş sigortası’nı devreye soktu. Bu sigorta için de yeni güzergahlar belirlendi.
Dünyadaki sigorta şirketleri, haftabaşından itibaren denizcilik sektöründe ‘‘savaş sigortası’’ uygulamaya başladı. Merkezi Londra`da bulunan Uluslararası Sigorta Birliği ve Lloyd`s Sigorta Birliği, ‘‘savaş riski’’ taşıyan bölgeleri de yeniden belirledi.
Daha önce sadece Irak`ın yer aldığı ‘‘en riskli’’ bölgelere, Akabe Körfezi ve Kızıldeniz, Yemen, Pakistan, Umman, Suriye, Cezayir ve Mısır da dahil edildi. Böylece, Süveyş Kanalı`ndan geçecek her türlü yolcu ve ticari gemi ‘‘savaş sigortası’’ kapsamına alındı.
Uluslararası sigorta şirketleri, düne kadar denizlerde seyir halindeki gemilere normal sigortanın yanısıra bir de ‘‘normal harp sigortası’’ uyguluyordu. Ancak normal harp sigortası, gemilerin aniden karşısına çıkan beklenmeyen bir mayın gibi olası riskleri kapsıyordu.
Ancak artık bu iki sigortaya ilave olarak, ‘‘savaş riski’’ altına alınan bölgelere gidecek gemiler gün başına ekstra ‘‘savaş primi’’ ödemek zorunda kalacak. Ödenecek prim ise ülkeye ve riskine göre değişecek.
Ayrıca savaş sigortasının geçerli olabilmesi için gemilere bu bölgelere gideceğini daha önceden ihbar etme zorunluluğu getirildi. Eski uygulamalarda sigortanın devreye girmesi için böyle bir zorunluluk yoktu.
Deniztemiz Derneği (TURMEPA) Başkanı ve Cerrahgil Şirketler Grubu Başkanı Eşref Cerrahoğlu, sigorta şirketlerinin savaş sigortası uygulamasına geçmesinin her türlü geminin seyir imkanını daraltacağını ve şirketleri yüksek sigorta primleri ödemek zorunda bırakacağını söyledi.
Dünya ekonomisindeki belirsizliğin denizcilik sektörünü ciddi boyutlarda etkileyeceğini belirten Eşref Cerrahoğlu, ‘‘Dünya ticaret hacminde beklenen daralma nedeniyle deniz yoluyla taşınan yüklerde ciddi bir azalma bekliyoruz’’ dedi. Bütün ülkelerin petrol stoklama yönüne gideceğini söyleyen Cerrahoğlu, Türk boğazlarından geçen gemilerin tonaj ve sayısının da değişeceğine dikkat çekti.
Bundan sonra dünya denizciliğinin haritasının değişebileceğine işaret eden Cerrahoğlu, ‘‘Savaşa hangi ülkelerin gireceği önemli. Denizcilikte iki ana kanal, Süveyş ve Panama. Bu bölgelerde savaş yoğunlaşır ve bu kanallar kısa bir süre dahi kapanırsa navlunlar üç misline çıkar’’ diye konuştu.
Yaşanan son olaylardan Türkiye`de en fazla turizm ve uçak şirketlerinin zarar göreceğini söyleyen Cerrahoğlu, dünya ekonomisinin üç ay içinde ABD`nin liderliğinde yeniden toparlanacağına inandığını belirtti.
Navlun yükselecek
Zihni Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Asaf Güneri de, denizcilik sektörünün son gelişmelerle birlikte ciddi bir navlun yükselmesiyle karşılaşacağını söyledi. Konteyner ve yolcu gemilerinin çok büyük bir krize gireceğine dikkat çeken Asaf Güneri, denizciliğin ekonomik ve stratejik önemini kavrayan ülkelerin bu dönemde filolarını geliştirici önlemler alacağını belirtti.
Sektörün Emlakbank`la yaşadığı sorunların bu dönemde başka bir gözle ele alınması gerektiğini söyleyen Güneri, ‘‘Gemilerin yakası bırakılıp, ülkenin mallarını doğru dürüst taşıyabilir hale getirilmeli. Türkiye, dünyanın içine girmekte olduğu badireden en sağlıklı bir şekilde çıkmanın çarelerini bulmak zorunda. Sektörün gemi fiyatları baş kaldırmadan tanker ve hammadde taşıyabilecek gemileri satın alabilmesi için önemli ve çok acil mali olanaklar getirilmeli’’ dedi.