Güncelleme Tarihi:

Sendikalar bugün geçici işçi kadrosuna aktarılmalarını öngören
4-C sözleşmesini imzalamamakta direnen binlerce Tekel işçisine dokuz saatlik iş bırakma eylemiyle destek veriyor
Türkiye, bugün Tekel işçileri için dokuz saat çalışma hayatına kırmızı ışık yakacak. Sendikalar bugün Türkiye genelinde saat 08:00’den 17:00’ye kadar iş bırakma eylemi yapacak. Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu’nun ‘genel grev’ olarak tanımlamaktan kaçındığı ‘üretimden gelen gücü durdurma kullanma’ eylemiyle Tekel işçilerinin 51 gündür sürdürdüğü direnişe işçi dünyası da destek veriyor. Açlık grevlerine ve pazarlık sürecinde kulak tıkayan hükümetin bu eylemle olumlu bir adım atmasının sağlanması amaçlanıyor. Hükümetle oturulan pazarlık masasında kesin sonuç alamayan Türk-İş, işçi ve işveren konfederasyonları ile KESK, Türkiye Kamu-Sen, DİSK, Memur-Sen ve Hak-İş ile biraraya gelerek 4 Şubat’ta (bugün) iş bırakacaklarını duyurmuştu.
İrade devam ederse eylem sürer
İş bırakma eylemini düzenlediği basın toplantısı ile değerlendiren Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız, sendika olarak Tekel işçilerinin yanında olduklarını belirtirken, siyasi iradenin tavrının devam etmesi durumunda eylemlerin de devam edeceğinin sinyalini verdi.
“Eylemlerin amacını aştığı” yönündeki değerlendirmelerin hatırlatılması üzerine Akyıldız, bu değerlendirmenin talepler ortadayken haksızlık olacağını belirterek “Amacını aşan Tekel işçilerinin yaptığı değil, işçileri Abdi İpekçi Parkı’nda tekme, tokat şiddete maruz bırakan tutumun kendisidir. Bunu da işçiler gerçekleştirmemiştir” dedi.
‘Hükümet halkla inatlaşıyor’
Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonu (BASK) Genel Başkanı Resul Akay da, sendika olarak eyleme katılacaklarını açıkladı. SEKA işçilerine yönelik uygulamanın Tekel’cilere de yapılmasının beklendiğini ifade eden Akay, hükümetin halkla inatlaştığını ve halkla inatlaşan iktidarların akıbetinin malum olduğunu söyledi.
Söz konusu eyleme 17 sivil toplum örgütü de destek vereceğini açıkladı.
Hak-İş: Referandum düzenleyin
Tekel işçilerinin bir günlük iş bırakma kararı almasına ilişkin süreçte muhalefetini dile getirmeyen Hak-İş, dün yaptığı açıklamada Türk-İş yönetiminin acilen yansız ve yalın bilgilerle tüm Tekel işçilerinin katılacağı bir referandum düzenlemesini ve işçinin kendi geleceğiyle ilgili kararını vermesinin koşullarının oluşturulmasını istedi. İşçilere başından beri destek veren CHP milletvekili Çetin Soysal da Türk-İş binasına gidip bir günlük açlık grevine başladı.
Ankara Valiliği’nden ‘suç duyurusu’ tehdidi
Ankara Valiliği, bugün yapılacak eylemle ilgili memurları uyardı ve “İlgili mevzuat çerçevesinde kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan memur ve işçilerin belirtilen kanunsuz eyleme katılmaları halinde bağlı oldukları kurumlarınca idari işlem yapılarak, kanunsuz eyleme katılacaklar hakkında adli yönden de valiliğimizce suç duyurusunda bulunulup gerekli yasal işlemler yapılacaktır” açıklamasını yaptı.
Ankara Valiliği’nden yapılan açıklamada şöyle denildi: “Adı geçen konfederasyonlara bağlı sendikalara üye çalışanların çalıştıkları kurum ve kuruluşların binalarının önünde toplanıp, pankartlar/dövizler taşıyarak, sloganlar atarak, Ankara’nın ana cadde ve sokaklarında gösteri yürüyüşleri yapacakları, değişik noktalarda toplanıp, kanunsuz açık hava toplantıları düzenleyeceklerinin öğrenilmiştir. Söz konusu eylemin ve yapılış şekli ilgili genelgeye aykırıdır.”
Emniyet Genel Müdürlüğü’nün, eylemle ilgili altı işçi ve memur sendikaları konfederasyonuna benzer içerikte birer yazı gönderdiği belirtildi.
AİHM yaptırımları affetmiyor
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) valiliğin aldığı kararın gelecekte AİHM’de Türkiye’nin mahkûm edilmesine fırsat yaratacağını gösterdi. Karara göre, Tarım Gıda-Sen’in 1998’de Şanlıurfa’da gerçekleştirdiği ‘açlık grevi’ne katılan Müslüm Çiftçi, PKK’yı desteklemeye yönelik bir eyleme katıldığı gerekçesiyle yargılanmış, beraat etmişti. Aksaray iline sürgün edilen Çiftçi, konuyu AİHM’ye taşımıştı. AİHM, davayı önceki gün sonuçlandırdı ve Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin, toplantı ve dernek kurma hakkına ilişkin maddesini ihlal ettiğini bildirerek, Türkiye’nin, Çiftçi’ye manevi tazminat olarak 2 bin 500 avro ödemesini kararlaştırdı