Oluşturulma Tarihi: Temmuz 12, 2005 10:02
Diyanet İşleri Başkanlığı, alacaklının zarar görmemesi için borç ödemelerinde enflasyon oranına dikkat edilmesi gerektiğini bildirdi.
Dini Soruları Cevaplandırma Komisyonu, Enflasyon ortamında borcun tahsili nasıl olmalıdır sorusuna, şu yanıtı verdi:
`Değer farkı faiz değildir`
Günümüz para, ancak satın alma gücü oranında değere sahiptir. Borçların ödenmesinde, alınan değer ile verilen değer arasında denklik sağlanması gerekir. Bu amaçla paranın enflasyon sebebiyle kaybettiği değer farkının ödenmesi faiz değildir.
Enflasyonun yüksek olduğu yerlerde paranın önemli ölçüde değer kaybına uğradığının altını çizen komisyon, Vadeli para borcunda bu kaybın telafi edilmeyip aynen ödenmesi halinde, alacaklıya hak etmediği bir zarar yüklenmiş olmaktadır. Bu da İslam`ın tavsiye ettiği borç verme ve yardımlaşma gibi ahlaki meziyetlerin zayıflamasına, faiz ve haksız kazanç gibi temel yasakların ihlalinin yaygınlaşmasına sebep olmaktadır dedi. Komisyonun bazı sorulara verdiği yanıtlar şöyle:
ORGAN SATIŞI: Ölü veya diri kimselerden alınan organların alınıp satılması, insanın hürmet ve kerametine aykırı olduğundan caiz değildir. Ancak organ veya doku karşılığında herhangi bir ücret alınmaksızın, tedavi amacıyla organ veya doku naklinde sakınca yoktur.
HARAM MADDELERLE TEDAVİ: Kuran`ı Kerim`de, hayati tehlike bulunduğunda haram kılınan maddelerin kullanılabileceği bildirilmiştir. Bu itibarla bir hastalığın tedavisi için, yenilmesi veya kullanılması haram olan bir madde, mesleki ehliyet ve dürüstlüğüne güvenilen, mütehassıs bir doktor tarafından tavsiye edilir ve hastalığın tedavisi için söz konusu haram maddenin yerini tutacak helal bir madde de bulunamazsa, bu maddenin ilaç olarak kullanılmasında sakınca yoktur.
ÜCRET KARŞILIĞI KURAN OKUTMAK: Kuran`ı Kerim`in ücret karşılığında okunması ve okutulması caiz değildir. Böyle bir okumadan dolayı sevap da yoktur. Ancak pazarlık yapılmadan ve paradan söz edilmeden, Allah rızası için Kuran okumuş veya hatim indirmiş olan bir kimseye hediye olarak belli bir teberruda bulunmakta sakınca yoktur.