Oluşturulma Tarihi: Ağustos 27, 2002 09:58
Cem Hakko: Vakko`nun 50. yılında babama, `İsviçre`ye çikolata, İtalya`ya kravat satacağız` demiştim. Berlin`de açacağımız mağaza, bizi dünya markası hedefine taşıyacak
Türk hazır giyiminde 64 yılını tamamlayan Vakko, Türkiye`nin AB sürecinde Avrupa`ya açılıyor. İhracat faaliyetlerini geliştirmek ve Vakko`yu `dünya markası yapmak` amacıyla yola çıkan şirket, Almanya`nın Berlin kentinde kurulacak Vakko GmbH ünvanlı şirkete yüzde 99 iştirak kararı aldı.
Vakko, dünyanın en ünlü markalarının ve yer aldığı Kurfürstendamm Caddesi`ndeki 150 metrekarelik alanda öncelikle kravat, eşarp ve gömlek satacak. Vakko`nun Avrupa yolculuğu, aslında ikinci kuşağın baba Vitali Hakko`ya verdiği bir sözün yerine getirilmesinin de ilk işareti olacak. Şirketin 50. kuruluş yıldönümünde babasına İtalya`ya kravat, İsviçre`ye çikolata satacağız diye söz veren Vakko Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Cem Hakko, bu sözünü gerçekleştirmenin de ilk adımını Berlin`deki mağazayla atacak.
ALMANYA`DA ÜÇ MAĞAZA
Türkiye`nin üst gelir düzeyine hitap eden, ülke dışına da adını resmi konuklara hediye edilen kravatlarla duyuran Vakko`nun amacı, Eylül ayı sonunda Berlin`de açılacak ilk mağazadan sonra Almanya`da iki mağaza daha açmak. Bu mağazaları daha sonra Yunanistan, İsviçre, Belçika, Hollanda ve İspanya`daki diğer mağazalar izleyecek. Bütün bu operasyonların sonucunda Vakko, toptan satışa geçmek için showroom`lar açmaya başlayacak. Vakko`nun Avrupa`daki yayılma sürecinde, çok katlı mağazalarda corner`lar vermek, shop in shop sistemi ve franchising ile yayılmak var.
Vakko, Berlin`in en ünlü caddesinde yer bulabilmek için 1.5 yıldır uğraşıyor. İstanbul`da Rumeli Caddesi, Londra`da Oxford Street benzeri bir mağaza yapısı ve müşteri kitlesi olan Berlin`deki Kurfürstendamm Caddesi, dünyanın tüm ünlü markalarını barındırıyor. Cem Hakko, Almanya`da en fazla Türk`ü barındıran Berlin`deki mağaza için, Hedefimiz Türkler değil, yabancılar diyor ve ekliyor:
SIRADA DUBAİ VAR
Biz Türkiye`de `en iyi markayız` diyoruz. Kendi ürününü hazırlayıp satan çok az marka var. Bu nedenle biz hâlâ üst gelir düzeyine hitap eden tek Türk markasıyız. Yabancı bir markanın arkasına saklanmadan mağazalarımızda kendi markamızı satan tek markayız. Bazı markalar mağaza oldular ve pek çok markayı satıyorlar. Biz markamızı önce iç piyasada oturtmaya çalıştık. Bay Vitali`ye 50. yılımızı doldurduğumuzda bir söz vermiştik; `Kravatlarımızı İtalya`da, çikolatamızı da İsviçre`de satacağız` demiştik. Bu, Avrupa`ya açılma hedefimizin sloganı olmuştu. Ve o günden sonra da çalışmalara başladık. Dubai`de büyük bir çalışma var, 5 yılda 10 mağaza açacağız. Türkiye`nin Akmerkez`i benzeri bir alışveriş merkezinde, Bur Juman`da 800 metrekare genişliğinde mağaza açacağız. Avrupa`da ise eşarpta Hermes ve Tierak var. Biri en üst seviyede diğeri de alt seviyede. Bunların arasında bir marka yok. Biz ortanın yüzde 10 üzerine hitap edeceğiz.
Berlin`deki mağazadan 18 ayda 3-4 milyon
dolar ciro beklediklerini söyleyen Hakko, Almanya ve Avrupa`daki yatırımların kendilerine ait olduğunu, Birleşik Arap Emirlikleri`nde ise bir yabancı ortakla 5 yıllık satış anlaşması imzaladıklarını söyledi.
Bu yıl dünya markası olmak için doğru zaman diyen Hakko, Bunun için ünlü markaların sokaklarında yer almak şart. Oralarda var olamazsanız marka olamazsınız dedi.
5.5 trilyon kâr etti
Yapılan araştırmaların çoğunda en çok hatırlanan 10 marka arasında yer alan Vakko da pek çok hazır giyim markası gibi son dönemdeki talep daralmasından etkilendi. 1999`da net satışları 42 trilyon lira olan Vakko, 2000`de 51 trilyonluk ciro elde ettikten sonra 2001 yılında sadece 33 trilyon lira satış rakamını yakalayabildi. 2000 yılı sonunda 2 trilyon 384 milyar lira kâr eden Vakko, kriz yılı olan 2001`de 4 trilyon 790 milyar lira zarar etti. Ancak Vakko, 2002` ilk yarısını 5.5 trilyon lira kârla kapattı. Şirket geçen yılın aynı döneminde 8.2 trilyon zarar açıklamıştı. Vakko bu yıl finansman giderindeki azalma ve satışlardaki artışla kâra geçti.