Bankamatik memuruyum

Güncelleme Tarihi:

Bankamatik memuruyum
Oluşturulma Tarihi: Ağustos 29, 2002 11:45

Bu itirafı yapan Ziraat Bankası`nda sözleşme imzalamayıp Devlet Personel Dairesi`ne atanan bir memur. Altı aydır atama tebligatı yapılmadığından evinde oturuyor. O her ay bankamatik ile maaşını çekip evinde oturan binlerce memurdan sadece biri...

Kamu bankalarında sözleşmeye imza atan da atmayan da pişman. Sözleşme imzalayanlar memur zırhından sıyrıldıkları için eski günlerini özler oldu. Sözleşme imzalayanlar da belirsizliğin göbeğine düştü. İşte onlardan biri şöyle anlatıyor: Ziraat Bankası`nda çalışırken sözleşmeye imza atmadığım için ismim Devlet Personel Daire Başkanlığı`na bildirildi. Bu sırada İstanbul`dan Ankara`ya taşındım. Yeni adresimi de bildirdiğim halde bir türlü bana tebligat yapılmıyor. Çünkü bankada işler o kadar yoğun ki bu tebligatı yapacak adam kalmadı. Orman Genel Müdürlüğü`ne atamam çıktığı halde prosedür gereği tebligat yapılmadığı için işe başlayamıyorum. Altı aydır evde oturuyorum. Ay başlarında da bankamatikten 1 milyar 200 milyonluk maaşımı çekiyorum. Burada hem benim atıl işgücüme, hem devlete, hem bankaya yazık.

HERKES PİŞMAN

Zorla bankamatik memuru olduğu için vicdanı sızlayan ve dil bilen, kalifiye bir elemanını devlet evde oturtuyor diye isyan eden bu memur gibi onlarcası var. Çünkü 15 bini Ziraat, 7-8 bini de Halk Bankası`ndan olmak üzere toplam 22 bin kişi sözleşmeyi imzalamadı. Bir yanda insanlar evlerinde otururken diğer yanda iki kamu bankasında personel azlığı nedeniyle mesai saatleri bitmek bilmiyor.

Bu da doğal olarak sadece sözleşme imzalamayanları değil, imzalayanları da bezdirmiş durumda. Sözleşmeye evet diyen 22 bin Ziraat Bankası personelinden 3 bin kişinin yeniden devlet memurluğuna geçiş için pişmanlık dilekçesi verdiği yönündeki haberimiz üzerine SABAH`ı arayan onlarca kişi, bin bir tane şikayet sıraladı. Sözleşmeye imza attıkları için pişman olan, Adana, Denizli, Diyarbakır, İstanbul, Ankara ve Niğde gibi şehirlerden telefon edenlerin genel olarak iş yoğunluğundan şikayet ediyorlar. İsim vermeye çekinerek gizlice arayanların sayısı oldukça fazla.

Edinilen bilgiye göre personel sıkıntısı yöneticilerin de gündeminde. 4603 sayılı yasaya göre toplam personelin yüzde 1`i kadar yeniden işçi alma hakkı bulunan kamu bankaları yöneticileri bu oranı yüzde 7`ye çıkarmak için uğraşıyorlar. Bunun için yürütülen çalışmanın önünde ise MHP`nin engel olarak durduğunu ifade ediyorlar.

Sözleşmeyi yalnız ben fesh ederim
22 bini Ziraat, 8 bini de Halk Bankası olmak üzere sözleşmeye imza atan personel arasından 3 bin kişinin pişmanlık dilekçesi yazarak kamuya geri dönmek istediği haberinden sonra, Safa Ocak`ın önüne Geri dönmek istiyoruz diye yığılan dilekçelerin de sayısını artırdı. Bunun üzerine önceki gün, Son Günlerde Sıkça Sorulan sorular Konularında Bilgilendirme Notu adı altında şubelere gönderilen yazıda, şöyle deniliyor: Kamu bankalarında çalışan personelden özlük hukuk hükümlerine geçirilenlerin hizmet sözleşmelerinin 31/12/2002 tarihine kadar bankaların disiplin yönetmelikleri hükümleri saklı kalmak kaydıyda 1475 sayılı İş Kanunu`nun 17. maddesi dışında kalan sebeplerle bankalar tarafından feshedilmesi halinde söz konusu personel hakkında bu kanunun geçici 1. maddesinin 3 numaralı fıkrası uyarınca işlem tesis edilmek üzere Devlet Personel Daire Başkanlığı`na bildirilir. Söz konusu yasanın maddesinden de anlaşılacağı üzere sözleşmenin feshi personelin isteğine bağlı değil. Maddi temelleri olan gerekçeler doğrultusunda yapılacak değerlendirme sonucunda karar verme yetkisi tamamen `bankadadır`. Keyfi uygulama ya da taleplerin gündeme gelmesi söz konusu değildir.

Aynı yasa, sözleşmeye imza atmayan kamu çalışanları tarafından kurulan Kamuder tarafından ise farklı yorumlanıyor. Dernek Başkanı İlter Ertuğrul, sözleşmenin iki taraflı olduğunun ısrarla altını çizerek, Yasa sözleşmeyi banka fesh eder derken, çalışan fesh edemez diye bir hüküm koymamış ki. Banka için her şey mübâh, çalışanlara her şey yasak diye bir şey yok yorumunu yapıyor.

Devlet memurluğunu özleyenler ne diyor?

80 kişinin yaptığı iş 30 kişiye kaldı, yıllık izni unuttuk
* Adıyaman Ziraat Bankası`nda çalışıyorum. 80 kişi iken 30 kişi kaldık. Zaten devletin tüm yükü Ziraat Bankası`nın üzerinde. İşler bir türlü bitmiyor. Gece 21.00-22.00`den önce çıktığımız yok. Yıllık izin bile kullanmamıza izin vermiyorlar. Bunlar yetmezmiş gibi 6-7 arkadaşımızın Şırnak`a tayini çıktı. Merkez şubemiz Şanlıurfa. Onlar nereye isterse, biz oraya gitmek zorundayız. Artık sabahları işe gitmek istemiyoruz. Çoluk-çocuk bize, biz onlara hasret olduk.

* Ben Diyarbakır`daki bir şubeden arıyorum. Daha önce 30 kişi çalıştığımız şubede şimdi 9 kişi çalışıyoruz. Üstelik Emlak Bankası`nı da bizimle birleştirdikleri için iş hacmimiz büyüdü. Gecemiz gündüzümüz kalmadı. Ama takdir yerine sürekli eleştiri ile karşılaşıyoruz.

* İstanbul Bakırköy`den arıyorum. Aile hayatımız kalmadı. Gece yarılarına kadar, çoğu zaman hafta sonları da çalışıyoruz. Adeta yıldırma politikası izliyorlar.

* Adana`dan arıyorum. Ne olur ismimi yazmayın. Sözleşmeye imza atınca beni şehrin en uzak bölgesine sürdüler. Gece gündüz çalışıyoruz. 30 kişilik şube 12 kişiye düştü.

* Kişiliğimize yönelik ağır hakaretler duyuyoruz. En küçük bir olayda sizin hepinizi atacağız, göreceksiniz gününüzü diye tehditler savuruyorlar. Memurluğa geri dönüp nereye yollarlarsa oraya gitmeye hazırım.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!