Güncelleme Tarihi:
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen ramazan etkinlikleri kalanında CNN Türk ekranlarına konuk oldu.
Bakan Kacır burda yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
İki yıldır Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde ramazan etkinlikleri düzenleniyor. Bizde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, TÜBİTAK, Türkiye Uzay Ajansı olarak misafirlerimizi, gençleri ve çocukları burada ağırlıyoruz. Türkiye'nin Milli Teknoloji Hamlesi yolculuğunu, Milli Uzay Programını burada geniş ve eğlenceli şekilde paylaşmaya gayret ediyoruz. Bu tünelde Türkiye'nin uzay yolculuğunun adım adım nasıl geliştiğini deneyimliyorlar.
Türkiye, 1985'te TÜBİTAK'ın kuruluşuyla aslında bu yola girmişti. 1980 ve 90'lar Türkiye'nin yerli ve milli teknoloji alanında pek mesafe kat edemediği istikrarsızlıklar dönemi olmuştu. Ama 2000'li yıllardan itibaren Türkiye artık bu alanlarda yerli ve milli teknolojilerini geliştirdi.
Türkiye, Göktür Uydusu ile İMECE uydusuyla görüntüleme uydularında küresel rekabetçi bir konuma gelmiş durumda. Haberleşme uydularında TÜRKSAT 6A ile bir mesafe kat ettik ve dünyada kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülkeden biri olduk.
Bütün bu yolculuk Türkiye'nin yerli ve milli sistemlerinin çocuklarımız tarafından daha yakından tanınmasını, bir yandan da onların uzay yolculuğunu eğlenceli şekilde deneyimlerini sağlamaya çalışıyoruz. Burada hatıra fotoğraflarıyla ilk uzay deneyimlerini ölümsüzleştiriyorlar. Biz istiyoruz ki, çocuklarımız bir yandan ramazanın manevi ortamını heyecanla coşkuyla yaşarken, tecrübe ederken, bir yandan da geleceğe yönelik hayallerini en güçlü şekilde kursun istiyoruz.
Alper Gezeravcı ve Tuva Cihangir Atasever tarafından gerçekleştirilen insanlı uzay misyonlarımız gençler ve çocukların ilgisini çekti. Sınırları ortadan kaldıran, hayalleri uzaya çıkaran bir tarafı var. Uzayda yapılan çalışmaların detaylarını öğrenmek gelecek hayallerinde önemli bir yer tutuyor. Bizde kurduğumuz bu sergi alanlarıyla bilimin, teknolojinin gençlerimiz tarafından deneyimlenmesini arzu ediyoruz.
Tabi, Türkiye'nin çok kapsamlı bir milli uzay programı var. Ay misyonu önümüzdeki en önemli hedef. 2026 sonu itibariyle ay aracımız hazır hale gelecek ve 2027'nin başında Türkiye kendi ay aracı ile inşallah aya erişecek. Bu kazanımları da beraberinde getirecek. Hibrit roket motorunu yerli ve milli olarak geliştirdiğimiz bu ay aracının bu teknolojiye tarihçe kazandırma konusunda bize önemli fırsatlar sunmasını bekliyoruz. Yörünge transferleri yapan uzay araçlarının Türkiye'de geliştirilmesi, üretilmesi için bir fırsat yakalamalı amaçlıyoruz. Bu 'Türkiye büyük bir teknolojik kabiliyet ispat etti' demek anlamına geliyor. Bu, Türkiye'nin savunma sanayindeki gibi uzay alanında da artık ihracat yapabilecek, ürün ve hizmet geliştiren bir ülke haline geliyor demek. Biz İMECE uydusunu yaptık kamerasını da yerli ve milli olarak geliştirdik. O kamerayı da başka bir ülkeye daha ihraç ettik.
‘NATO TATBİKATINA TB3 SİHA SİHA DAMGASINI VURDU'
Geçtiğimiz hafta NATO tatbikatı vardı. Çok çor hava koşullarında Türk Silahlı Kuvvetleri hem deniz hem de hava unsurlarıyla başka ülkelerin başaramayacağı işlere imza attılar. TB3 SİHA'lar TCG Anadolu Gemisi'ne iniş kalkış yaptılar. Fransız Rafale uçaklarının uçmadığı hava koşullarında TB3 SİHA NATO tatbikatına mührünü vurdu.
Türkiye'nin kabiliyetleri özellikle yenilikçi teknoloji alanlarında çok iddialı bir seviyeye erişti. Türkiye KAAN gibi ATAK Helikopteri gibi öncü projelerle kabiliyetlerini en ileri seviyeye taşıdı. Başarılar Türkiye’ye yıldan yılan kazanımlar getirmeye devam edecek.