Ataş’ı CHP bürokrasisi engelledi

Güncelleme Tarihi:

Ataş’ı CHP bürokrasisi engelledi
Oluşturulma Tarihi: Aralık 22, 2005 10:38

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, 28 yıl önce Enerji Bakanı olduğu dönemde yaşanan ve Ataş Rafinerisi’ni devletleştirmek istediği eleştirilerine yol açan gelişmelerin perde arkasını ilk kez açıkladı. Baykal, yabancı şirketler Shell, Mobil ve BP’ye pazar garantisi vermek istediğini ancak bunu CHP’ye yakın olarak adlandırılabilecek YPK bürokrasisinin engellediğini söyledi. Baykal, CNN Türk’te katıldığı Parametre programında Enis Berberoğlu ve Yiğit Bulut’un sorularını yanıtladı. Baykal, sorular üzerine Ataş rafinerisiyle ilgili olarak 28 yıl önce yaşananları şöyle anlattı: 70 CENTE MUHTAÇTIK Ataş’ın devletleştirilmesi herhangi bir şekilde söz konusu olmuş değildir. Gerçek şöyleydi: Başbakan Bülent Ecevit’ti, ben Enerji Bakanıydım. Hükümet ortağımız vardı ve dışarıdanda destekleniyorduk. Türkiye’nin 70 cente muhtaç olduğu günlerdi. Döviz sıkıntısı da kendisini en çok enerji alanında yansıtıyordu. Ham petrol bulmakta ve petrol ürünü tedarik etmekte zorlanıyorduk. O dönemede Türkiye’nin rafinerilerini kullanmaya ihtiyacı var. Çünkü borçla ham petrol almak şansızım var. Ancak petrol ürününü nakit dövizle almanız gerekiyor. Spot piyasadan aldığınız için de fiyatı çok yüksek. Akıllıca olanı ham petrolü krediyle alıp, kendi rafinerilerinde işlemek. Böyle bir ortamda hükümete geldiğimizde Ataş rafineri çalışamaz halde. Çalışmamasının nedeni de hükümetin geçmişte birikmiş olan borçları ödemekte temerrüde düşmüş olması. Ataş yönetimi, devletten alacaklı olduğu için, tesisi çalıştıramayacağını açıklıyor. Ama Türkiye’nin de bir rafineriyi çalıştıramaz durumda olmasından kaynaklı sıkıntıda. Ham petrol fiyatıyla ürün fiyatı arasındaki marjın makası açılmış ve ham petrolü bulamıyoruz. DANIŞTAY’DAN FESİH YETKİSİ: Mevzuatı inceledik ve Ataş’ı çalıştırmak zorunda. Hatta, ana mukaveleye öyle bir hüküm konmuş ki, 90 gün sürekli çalıştırmazsa mukavele feshedilir. Bakıyoruz 89 gün çalışmıyor üç gün çalışıyor ve tekrar çalışmıyor. Dedim ki, Siz burayı bize satın Onlar da Satarsak bizim ürün pazarlama sistemimiz sıkıntıya girer dediler. Bu noktada bir gerginlik çıktı. Ataş’ın ortakları 89 gün daha çalıştırmadılar. Onun üzerine ben Danıştay’dan fesih şartlarının oluştuğu kararı aldım. Bunun üzerine Ataş ortaklarına Feshetme yetkisine sahibiz dedim. Bunu satarsak Shell, Mobil, BP istasyonlarının akaryakıt ihtiyacı ne olacak? diye sordular. Biz de pazar garantisi verdik. YPK’DAN KARAR ÇIKMADI: Müzakere edildi ve mutabakata varıldı. Müzakereyi de rahmetli İsmail Artan götürdü. Anlaşma hazırlandı, imzalandı ve sıra iç hukukumuza geldi. Bu doğrultuda yapılması gereken bir Yüksek Planlama Kurulu (YPK) kararı almak ve bakanlar kuruluna onaylatmaktı. Fakat biz bu kararı YPK’dan geçiremedik. YPK’dan geçiremememizin gerekçesi olarak da bize ürün garantisinin verilmiş olması gösterildi. Bence çok tarihi bir fırsat kaçtı. Çünkü tam bir mutabakatla karşılıklı olarak devralma imkanı söz konusu olacaktı ve hiç kimsenin şikayeti söz konusu değildi. Tarihi fırsat kaçırdık ATAŞ ile tarihi bir fırsat kaçırıldığını savunan Deniz Baykal, şöyle devam etti: Çünkü tam bir mutabakatla karşılıklı olarak devralma imkanı söz konusu olacaktı ve hiç kimsenin şikayeti söz konusu değildi. Bütün ısrarlarımıza, dirençlerimize rağmen, parti içindeki farklı yaklaşımların da etkisiyle karar çıkmadı. Gruplaşmalar da vardı partide ve Başbakanın da arkasına saklanarak bu süreç aleyhimize sonuçlandı. Orada hükümet dağıldı zaten. Bu söylediğim 22 aylık bir hükümet dönemidir. Bu hükümet dönemi içinde bu müzakere yapıldı, imzalandı, parafe edildi. Fakat realize edemedik ve sonuçta Ataş’ta devralma gerçekleşmedi. Devletleştirme değil, bir devralma, satın alma girişimiydi. Niye satın almaya kalkıyoruz? İdeolojik bir angajmandan dolayı değil. Yabancı sermaye düşmanlığından değil. Yok öyle bir şey.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!