Oluşturulma Tarihi: Aralık 14, 2007 10:26
Bir ürünün artık nerede üretildiğinin öneminin kalmadığını belirten Kenneth Cole Procuctions İcra Kurulu Başkanı Kenneth Cole, Artık sadece markaya bakılıyor. ABD bayrakları bile Çin`de üretiliyor. Rahatsız edici ama gerçek. Marka kraldır dedi. Yürekli Danışmanlık`ın düzenlediği 8. Marka Konferansı`nın bu yılki konuşmacılarından biri, ABD`li ünlü moda tasarımcısı ve Amerikan AIDS Vakfı Başkanı Kenneth Cole`du.
Kenneth Cole Productions ile dünyanın en büyük ayakkabı üreticileri arasında yer alan Cole, Yapı Kredi`nin kart programı World`ün davetlisi olarak geldi.
`Kızımın umurunda değil` Dünyada bir ürünün üretildiği yerin öneminin artık kaybolduğunu söyleyen Kenneth Cole, üretim yeri neresi olursa olsun markanın değerli olduğunu vurguladı. Gucci`nin Çin`de üretilmesinin tüketici için herhangi bir sorun yaratmayacağına ve markanın değerini kaybetmeyeceğine dikkat çeken Cole, Anneme sorsanız ayakkabısının nerede yapıldığını söylerdi. Karım da söylerdi ama herhalde yanlış söylerdi. Kızım ise üretim yerinin umurunda bile olmadığını söylerdi. Artık sadece markaya bakılıyor. ABD bayrakları bile Çin`de üretiliyor. Rahatsız edici ama gerçek. Marka kraldır dedi.
İngilizce Okey key oldu Dünyada teknolojik gelişmeler sonucunda artık herkesin hiperaktifleştiğine dikkat çeken Cole, bu gelişmelerle her şeyin kabuk değiştirdiğini şu şekilde anlattı: Artık İngilizce`de `Okey` demek bile bize uzun geliyor. `Key` diyoruz. Perakendeci olarak lokasyonun önemli olduğunu öğrendik hep. Ama bugün herkes ana caddelerde, alışveriş merkezlerinde yer alabiliyor. İnternet sayesinde ulaşılabilirlik arttı. Benim kızım ve çocuklarım mağazaya gidip bir şeyler almak yerine kataloğa bakıyorlar. Her şey aynı zamanda, aynı yerde gerçekleşiyor.
İtalyanlar Çin`e kaydı Artık üretimde en düşük maliyet ve en iyi tedarikçi neredeyse onun ayakta kalacağına dikkat çeken Cole, en iyi örneğin Çin olacağını söyledi. Kendi ayakkabılarının üretimini İtalya`dan Çin`e taşımak istediğinde çok eleştiri aldığını aktaran Cole, bu konuda iş arkadaşlarını nasıl ikna ettiğini şöyle dile getirdi: Bu öneriyi ilk götürdüğümde bana `Herkes ayakkabısında Made in Italy görmek ister` dediler. Ben de teklifimin doğruluğunu kanıtlamak için takımımı Çin`e götürdüm. Orada büyük bir fabrikaya gittik. Sahibine ürün sorumlusunu sordum, İtalyan dediler. Ardından tasarımın başında kimin olduğunu sordum. Karşıma yine bir İtalyan çıktı. Bugün ayakkabının yüzde 90`ını orada üretip yüzde 50 daha az maliyetle karşı karşıya kalıyoruz.
Ayakta kalmak için tek dayanağın marka olduğuna dikkat çeken Cole, bir markanın başarılı olabilmesi için gerekli olan özellikleri şöyle tanımladı: Markanın başarısı için hem kalitesi hem de taahhüt çok önemli. O sözü tutamazsanız marka başarısız olur. Ürünler üretilir ama marka satın alınır. Buradaki değer denklemine göre kişiler yaşam tarzlarına uyan ürünleri istiyor. Hizmet eden, tükettiğiniz, kullandığınız ve beklentinizi karşılayan bir ürün olmalı. Marka da artık başlı başına bir marka. Üzerine konferanslar düzenleniyor.
AIDS onunla konuşuldu Toplumsal konularda farkındalık yaratılabilmesinin marka açısından önemine dikkat çeken Kenneth Cole, Markalar herkesi ilgilendiren konularla ilgilenmeli. Reagan bir kere bile 1987`ye kadar AIDS`i ağzına almadı. O dönemde serbest cinselliği teşvik eder diye prezervatif reklamları da yasaktı. Ben bir prezervatif resmi koyup altına `Sadece ayakkabı giymeyin. Prezervatif de takın` yazıp ilan verdim. AIDS bu şekilde konuşulmaya başlandı. Ayrıca yine yoksullara ayakkabı projesi yaptım. Giymediği ayakkabısını getiren müşterilere yenisini indirimli verdik. Bu şekilde amacı sadece para kazanmanın da dışına ittik dedi.
Moda artık her yerde
Büyük şirket haline geldikleri 25 yılda hiç iki gün aynı işi yapmadığına dikkat çeken Cole, kendisini her gün müşteri yerine koyarak hareket ettiğini belirterek, Her gün bir şeyler değişiyor. Müşteriyi anlamaya çalışıyorum dedi. Dolardaki düşüşe ve Amerikalıların politikadaki itibar kaybına dikkat çeken Cole, Her gün bir şeyler aramak lazım. Ben işe başladığımda moda Paris`te doğar altı ay sonra New York`da, bir yıl sonra İstanbul`da olurdu. İnternetin ardından artık aynı moda eşzamanlı çıkıyor. İnternet ve mağazalarla moda her an her yerde ifadesini kullandı.
`Dikkat çekmek zorundayım` 8. Marka Konferansı`nın konuklarından biri de dünyaca ünlü sanatçı Lara Fabian`dı. Fabian marka üzerine bir konuşma yaptı. Konferans sırasında, hem klipleri hem de canlı performansları ile izleyicilerle buluştu.
Müzik ile markayı bağdaştıran Fabian, markalar gibi kendisinin de birçok kişinin önündeyken dikkat çekmesi gerektiğini söyledi.
Başarılı olmak için serbest bırakılmanın önemine dikkat çeken Fabian Hem yakın. Hem uzaksın. Markalar dünyasında markaları sınıflandırmak istemem ama markalar da kendi içinde belli bir kategoriye düşüyor. Hem sanatçı hem de komedyen olmak gibi bir şey bu diye konuştu.
`Müzik yönetiyor`
Müziğin kendisini yönettiğini söyleyen Lara Fabian sinemadaki yönetmen gibi müziğin de kendi duygularını yönettiğini vurgulayarak, Duygulara ve enstrümanlara hakim olmak gerekiyor.
Teknik beceri önemli. Risk almak çok önemli. Hepimizin bir şiketi var. Onlar da tamamen bize bırakma korkusu yaşıyorlar. Bize bir unvan ve başlık koymaya çalışıyorlar. Başarı için korkmamak, risk almak ve serbest bırakmak gerekiyor dedi.
Kişi veya markanın nasıl tanımlandığından çok nasıl olduğunun önem taşıdığını belirten Lara Fabian, Markanızı savunup kim olduğunu anlatmak zor. Markayı dikte etmek değil, bir parçası haline getirmek ise önemli diye konuştu.