Oluşturulma Tarihi: Ağustos 10, 2004 09:03
Bloomberg`in haberine göre piyasa uzmanları, Türkiye`nin IMF`yle yeni stand - by anlaşmasının 5 milyar dolarlık kredi içerebileceğini tahmin ediyor
EKONOMİ SERVİSİ
Bloomberg
Haber Ajansı, Türkiye`nin IMF`yle yapılacak yeni stand - by çerçevesinde 5 milyar dolarlık kredi kullanımına ihtiyacı olabileceğini duyurdu.
Ajansın haberinde, Başbakan Tayyip Erdoğan`ın, 19 milyar dolarlık mevcut anlaşma Şubat 2005`te sona erince Fon`dan yeni kredi isteyeceği, ancak bunun miktarının açıklanmadığı kaydedildi. Bloomberg`in hükümet kanadının harcamalara daha az kısıtlama getiren bir anlaşmadan yana olduğu, Merkez Bankası ve iş çevrelerinin ise Türkiye`nin 204 milyar dolarlık toplam ulusal borcunun ödenebilmesi için bütçe hedeflerinde sıkılık bekledikleri belirtildi.
`Hazine hedefi aşabilir`
Bloomberg`e konuyla ilgili demeç veren Lehman Brothers Yatırım Bankası ekonomisti Tolga Ediz, Türkiye`nin önümüzdeki üç yıl boyunca IMF`ye 20 milyar doların üzerinde borç ödeyeceğini belirterek, Türkiye IMF`ye yılda yaklaşık 3 milyar
dolar ödeyecek. Bununla başa çıkılabilir dedi.
Raymond James Securities`ten Özgür Altuğ da, Hükümet IMF`den kurtulmak istiyor. O yüzden de IMF`ye karşı sorumluluklarından kurtulması gerekiyor. Hazine, gelecek yıl kredi koşullarının olumsuz olabileceğini göz önüne alarak gelecek yılki borç ödemeleri için fon biriktirmek amacıyla uluslararası sermaye piyasalarından 5 milyar dolarlık hedefinin üzerinde kredi alabilir dedi. Ak Yatırım ekonomisti Hakan Aklar ise, Türkiye 2005 yılında 7 milyar dolar kadar bir dış finansmana ihtiyaç duyabilir. Eğer IMF`den 5 milyar dolar alabilirse kalanını uluslararası piyasalardan karşılayabilir. Önemli olan IMF ve Türkiye arasında güçlü bir anlaşma olması diye konuştu.
Türkiye`nin borç yükünü azaltmak için özelleştirme taahhüdünde bulunduğu hatırlatılarak, Ekonomistlere göre, hükümet özelleştirmeden gelecek gelirlere güvenmeyecektir. Geçmişte çok önemli satışlarda yasal engellerle karşılaşıldı denildi. Devlet Bakanı Ali Babacan`ın yeni planın sosyal yönünün daha güçlü olacağını söylediği de aktarıldı.