Oluşturulma Tarihi: Mayıs 04, 2005 10:48
TMSF ile Merkez Grubu arasında Sabah ve atv`nin devrine ilişkin protokol dün imzalandı. TMSF, protokolün detaylarını da açıkladı. Protokole göre ödemeler 6`şar aylık taksitler halinde 10 yılda tamamlanacak. Turgay Ciner ilk taksit olarak dün 18.5 milyon $ ödedi
Tarih 19 Ağustos 1895... Selanik`te Müderris Abdurrahman Nafiz, oğlu Avukat Fazlı Necip ve yeğeni Abdurrahman Arif (Bilgin) Beyler gazeteleri Asır`ı sadece Çarşamba ve Cumartesi günleri olmak üzere haftada iki gün çıkarmaya başlamıştı. Asır sadece iki yaprak ve dört sayfaydı, fiyatı da iki kuruştu. Abdurrahman Arif Bey`in oğlu Ali Şevket Bilgin de, onun oğlu Dinç Bilgin de daha sonra aynı yoldan gittiler ve gazeteciliği meslek seçtiler.
Asır`ı büyüten, 1908`de adım Yeni Asır`a çeviren ve bu gazeteyi Türkiye`nin en büyük yerel gazetesi yapan Bilgin Ailesi`nin üçüncü kuşak temsilcisi Dinç Bilgin, 1985 yılında İstanbul`da Sabah macerasına girişmişti.
Etibank`ı satın alarak gazeteci ünvanının yanına bankacı unvanını da ekleyen Dinç Bilgin için işler 2000 yılında ters gitmeye başladı. TMSF Etibank`a 889 milyon
dolar borç çıkardı ve el koydu.
O tarihten bu yana Sabah ve atv`de yaşanan patronluk sorunu dün nihayet çözüldü. Sabah ve atv`nin kiracısı Turgay Ciner, protokol yaparak Bilgin`in medya şirketlerini almayı kabul etti.
Sabah Gazetesi ve atv`nin Merkez Grubu`na devralmasına ilişkin Merkez Grubu ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) arasında protokol imzalandı. Protokole göre, Merkez Grubu TMSF`y e 433 milyon dolar ödeyecek. Bu ödemeler 6 aylık taksitler halinde 10 yılda tamamlanacak.
Merkez Grubu, peşinata istinaden dün 18.5 milyon dolarlık ödeme yapa. Peşinatın ardından ödemeler 15 Ekim 2005`te başlayacak ve ilk 3 taksitte peşinat
dahil toplam 62.5 milyon dolar ödeme yapılacak. Sonraki 6 aylık taksitler ise 19.5 milyon dolar olarak ödenecek.
Hukuki riski düşük teklif kabul edildi
TMSF`den protokolle ilgili yapılan açıklamada şu cümle de dikkat çekti:
Başlatılan girişimler çerçevesinde, öncelikle 13 Kasım 2003 tarihli taahhütname ve eki lisans sözleşmelerinin konusunu oluşturan mal, hak ve varlıkların uzun vadeli, belirsiz meblağlı ve lisans hakkı verilmesine muvafakat esasına dayalı bir protokolle değerlendirmek yerine, daha kısa vadeli, daha yüksek değer taşıyan ve sabit bir ödeme planı içeren alternatif bir model ile değerlendirilmesi için gerekli çalışmalar yapılmış ve bu çerçevede
alınan bazı teklifler de değerlendirilerek, Fon adına en az hukuki risk ve ekonomik belirsizlik taşıyan en uygun çözüme ulaşılmaya ve en yüksek değerin elde edilmesine çalışılmıştır.
Açıklamada, bu çalışmalar kapsamında Merkez Grubu ile görüşmeler yapıldığı, grubun söz konusu varlıkları edinebilmesine yönelik teklifinin, Fon açısından operasyonel anlamda en az hukuki risk ve ekonomik belirsizlik taşıyan teklif olduğu, halen Merkez Grubu`nun uhdesinde bulunan bazı şirket ve varlıkların da teminatlar kapsamına dahil edilmesinin, mevcut taahhütname ve lisans sözleşmesinin içerdiği belirsizlikten farklı olarak, kısa vadeli ve sabit bir ödeme planı içermesi nedeniyle Fon alacağı ve kamu menfaatleri açısından en uygun teklif olarak değerlendirildiği bildirildi.