Güncelleme Tarihi:

ABD ile İran arasında yaşanan gerilim ve Hürmüz Boğazı’ndaki kısıtlamalar nedeniyle, başta Avrupa olmak üzere küresel ölçekte jet yakıtı tedarik sorunları yaşanmaya başladı. Yaşanan sıkıntılar nedeniyle özellikle Avrupalı havayolu şirketleri olmak üzere birçok hava yolu firması yaz sezonunda bazı uçuşlarını iptal etmek zorunda kaldı. Avrupa’daki jet yakıtı sorununa rağmen Türkiye’de tedarik anlamında herhangi bir problem yaşanmadığı belirtilirken, İstanbul Havalimanı’nda jet yakıtı tedariki sağlayan Turkish Fuel Services’in (TFS) stratejik merkez haline geldiği ifade edildi.
‘STRATEJİK ZORUNLULUK HALİNE GELDİ’
Konuyla ilgili sanal medya hesabından açıklama yapan TFS İkmal ve Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Uğur Uyan, “Küresel jet yakıtı piyasasında yaşanan son gelişmeler, sektörün artık tedarik sürekliliği, lojistik esneklik ve çok kaynaklı erişim kabiliyetiyle yeniden tanımlandığını gösteriyor. Özellikle Avrupa’daki düşen stok seviyeleri ve dışa bağımlı yapı, operasyonel sürekliliği teknik bir konudan çıkarıp stratejik bir zorunluluk haline getirdi. Ancak bu potansiyelin kalıcı değere dönüşmesi; operasyonel mükemmeliyetin, güçlü planlama disiplininin ve sürdürülebilir çok kaynaklı tedarik yaklaşımının kararlılıkla uygulanmasına bağlı" dedi.
‘OPERASYON KESİNTİSİZ SÜRÜYOR’
İstanbul Havalimanı’nda günlük ortalama bin 500 uçuş trafiği yaşandığını belirten Uyan, “İstanbul Havalimanı gibi yüksek hacimli ve hata toleransı olmayan bir operasyonda bu gerçek çok daha net hissediliyor. Bu ölçekte bir sistemde kritik olan; yakıtın kesintisiz bir ikmal ağıyla TFS depolama tesislerine ulaştırılması ve operasyonun sürdürülebilmesidir. Bugün 300 bin metreküplük depolama kapasitemizi, her koşulda operasyon sürekliliğini mümkün kılan stratejik bir güvence olarak konumlandırıyoruz. 2026 yılı itibarıyla planlanan 4,5 milyon ton yakıt ikmali ve yaklaşık 130 gemi operasyonu, bu kapasitenin operasyonel gücünü ve ölçeğini bugünden ortaya koyuyor. Tek bir tedarik hattına bağlı kalmayan, portföy bazlı tedarik modelimiz; operasyonel reflekslere ihtiyaç duymadan sistematik bir güvenlik katmanı oluşturuyor. Enerji lojistiğinde tercih edilen model de en az tedarik kadar belirleyicidir. Sektörde yaygın olarak kullanılan kara tankerlerine dayalı taşımacılığın aksine, 105 kilometrelik yer altı hattı üzerinden kesintisiz akış sağlayan bir sistemle çalışıyoruz. Bu yaklaşım, sahadaki değişkenliği en aza indirirken kontrol seviyesini artırıyor ve operasyonel sürekliliği yapısal olarak güvence altına alıyor" ifadelerini kullandı.
AB KOMİSYONU SÖZCÜSÜ: HER TÜRLÜ OLASILIĞA HAZIR OLMALIYIZ
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Sözcüsü Anna-Kaisa Itkonen, geçtiğimiz hafta jet yakıtı arzında olası sıkıntılara karşı hazırlıkların devam ettiğini, kimsenin krizin ne kadar süreceğini öngöremediğini söyledi. Itkonen, şirketlerin veya üye ülkelerin ne kadar jet yakıtına sahip olduğunu açıklamanın AB Komisyonunun görevi olmadığını, stratejik petrol stoklarıyla ilgili özel sözleşmelere erişimlerinin de bulunmadığını belirterek, "Sanırım kimse bu durumun ne kadar daha süreceğini bilmiyor. Bu nedenle yapabileceğimiz en iyi ve en etkili şey her türlü olasılığa hazırlanmak." diye konuştu.
HAVACILIK DEVİNDEN İFLAS UYARISI
Avrupa'nın en büyük düşük maliyetli hava yolu şirketi Ryanair Group'un Üst Yöneticisi (CEO) Michael O’Leary, Orta Doğu'daki çatışmalar ve Hürmüz Boğazı'ndaki aksaklıklar nedeniyle yükselen uçak yakıtı fiyatlarının, Avrupa'daki birçok havayolu şirketini iflasın eşiğine getirebileceği uyarısında bulundu.
Havacılık devi RyanAir'in CEO'sundan iflas uyarısı