Güncelleme Tarihi:

Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşinin dün düzenlenen operasyonla gözaltına alınıp ABD’ye getirilmesinin ardından gözler Başkan Trump’ın Florida’da bulunan yazlık konutunda düzenlediği basın toplantısına çevrilmişti.
Trump’ın yaptığı açıklamada, en dikkat çeken başlıklardan biri petrol oldu. ABD Başkanı, ülkesinin, Venezuela’nın devasa petrol rezervlerinin kontrolünü üstleneceğini ve Amerikan şirketlerini ülkenin harap olmuş petrol endüstrisini yenilemek için milyarlarca dolarlık yatırım yapmaya davet edeceğini söyledi.
“Dünyanın en büyük petrol şirketleri olan ABD’nin petrol devlerini devreye sokacağız, milyarlarca dolar harcayacağız, ciddi şekilde bozulmuş altyapıyı, petrol altyapısını onaracağız” diyen Trump, Venezuela’nın yönetiminin de şimdilik ABD’de olacağını söyledi.
DÜNYA PETROL REZERVİNİN BEŞTE BİRİ VENEZUELA’DA
Venezuela dünyanın en büyük petrol rezervine sahip ülkesi. ABD Enerji Enformasyon İdaresi’ne (EIA) göre ülkede, dünya rezervlerinin yaklaşık beşte biri olan 303 milyar varil değerinde ham petrol bulunuyor. Dolayısıyla ABD’nin operasyonunun petrol fiyatlarını etkilemesi söz konusu olabilir.
Petrol piyasalarında hafta sonu işlem gerçekleşmediğinden, kısa vadede fiyatlarda nasıl bir değişiklik olacağını tahmin etmek güç.
Uzun vadede ise Trump’ın bahsettiği yeniden yapılanmanın gerçekleşmesi, Venezuela’yı çok daha büyük bir petrol tedarikçisi haline getirebilir, Batılı petrol şirketleri için fırsatlar yaratabilir ve yeni bir üretim kaynağı olarak hizmet edebilir. Bununla birlikte küresel piyasada fiyatların düşmesi, bazı ABD şirketlerini petrol üretiminden caydırma etkisi de yaratabilir.
Öte yandan uluslararası erişim kısa süre içinde yeniden sağlansa bile, Venezuela’nın petrol üretimini tamamen eski haline getirmek yıllar sürebilir ve inanılmaz bir maliyet gerektirebilir. Venezuela’nın devlet petrol ve doğal gaz şirketi PDVSA, boru hatlarının 50 yıldır yenilenmediğini ve altyapıyı en yüksek üretim seviyelerine geri döndürmek için 58 milyar dolarlık bir maliyet gerekeceğini söylüyor.
Price Futures Group’un kıdemli piyasa analisti Phil Flynn, CNN International’a yaptığı açıklamada, “Bu yaşananlar, petrol için tarihi bir olay olma potansiyeline sahip” dedi.
ÜRETİM REZERVLERE KIYASLA ÇOK SINIRLI
Venezuela, dünyadaki en büyük kanıtlanmış petrol rezervine sahip olmakla birlikte ülkede üretim oldukça sınırlı.
Venezuela günde sadece yaklaşık 1 milyon varil petrol üretiyor. Bu da küresel ham petrol üretiminin yaklaşık yüzde 0,8’ine karşılık geliyor. Günlük üretim, Maduro 2013’te iktidara gelmeden önce 2 milyon varil, sosyalist rejim doğal kaynakları ulusallaştırmadan önce ise 3,5 milyon varil civarındaydı.
EIA’ya göre, Venezuela hükümetine uygulanan uluslararası yaptırımlar ve derin ekonomik kriz, ülkenin petrol endüstrisinin gerilemesinde rol oynadı, ancak yatırım ve bakım eksikliği de aynı şekilde etkili oldu. Venezuela’nın enerji altyapısı bozulurken petrol üretim kapasitesi de yıllar içinde büyük ölçüde azaldı.
Bir başka deyişle Venezuela’nın halihazırda ürettiği petrol miktarı, büyük bir fark yaratacak seviyede değil. Flynn, “Psikolojik etkiyle biraz yükseliş görülebilir, ancak Venezuela’nın petrolü, küresel üreticilerin bir araya gelmesiyle kolayca ikame edilebilir” diye konuştu.
“DÖNÜM NOKTASI OLABİLİR”
Dizel, fabrika yakıtı gibi ürünlerin imalatında kullanılan ve “ağır ve ekşi” olarak tanımlanan Venezuela ham petrolü benzin dışında kullanım alanı olmayan “tatlı” ABD petrolünden farklı olduğu için işlemek için özel ekipmanlar gerektiriyor.
Ancak Flynn bunun bir sorun teşkil etmeyeceğini, çoğu ABD rafinerisinin Venezuela’nın ağır petrolünü işleyebilecek şekilde için inşa edildiğini ve rafinerilerin Venezuela petrolünü Amerikan petrolüne kıyasla daha verimli kullanabileceklerini söyledi.
Flynn, “Süreç gerçekten sorunsuz devam ederse ve ABD şirketlerinin Venezuela petrol endüstrisini yeniden inşa etmelerine izin verilirse, bu durum küresel petrol piyasası için bir dönüm noktası olabilir” dedi.
UZMANLAR OLASI FİYATLARI DEĞERLENDİRDİ
Ancak yine de ABD’nin Venezuela’ya müdahalesinin enerji fiyatlarını nasıl etkileyeceğine dair kesin bir şey söylemek zor.
Washington, DC merkezli danışmanlık firması Rapidan Energy Group’un başkanı Bob McNally, CNN International’a yaptığı açıklamada, fiyatlar üzerindeki etkinin ılımlı olacağını düşündüğünü, Venezuela’da bir sosyal kargaşa yaşanmadığı müddetçe büyük bir etki beklemediğini söyledi.
McNally, “O noktada ABD yanlısı bir Venezuela’nın üretimini ne kadar hızlı artırabileceği sorusu gündeme geliyor. Bu bir tahmin oyunu olacak. Algı, gerçekliğin önüne geçebilir. İnsanlar, Venezuela’nın gerçekte yapabileceğinden daha hızlı petrol üretimini artırabileceğini varsayacaklar. Venezuela çok önemli olabilir, ancak bu durum 5 ila 10 yıl içinde gerçekleşmeyecek” dedi.
RBC Capital Markets’ın küresel emtia stratejisi başkanı Helima Croft’a göre ise fiyatlar Trump’ın Venezuela’nın petrol sektöründe geri dönüşü gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğine bağlı olacak.
Croft, “Her şey Venezuela’nın ABD’nin girişimlerine karşı çıkıp çıkmayacağına bağlı. Başkan Trump, ABD şirketlerinin petrol sektörünün canlanmasını sağlamak için gerekli yatırımları yapacağını işaret etti ama bence ‘Görev tamamlandı’ diyebilmek için çok daha fazla detaya ihtiyacımız var” dedi.
BRENT PETROLDE 1-2 DOLAR BEKLENTİSİ
CNBC’ye konuşan A/S Global Risk Management’ın baş analisti ve araştırma müdürü Arne Lohmann Rasmussen ise ABD saldırısının boyutu beklenmedik olsa da piyasaların petrol ihracatını aksatacak bir Venezuela çatışmasını zaten fiyatlamış durumda olduğunu söyledi.
Venezuela’nın üretiminin yaklaşık yarısı olan 500.000 varili ihraç ettiğini hatırlatan Rasmussen, operasyonun küresel petrol piyasasında arzın fazla talebin ise nispeten zayıf olduğu bir dönemde meydana geldiğini, bunun yılın ilk çeyreğinde olağan bir durum olduğunu belirtti.
Brent ham petrol fiyatlarının pazar gecesi vadeli işlemler açıldığında sadece 1 ila 2 dolar, hatta daha az bir artış göstereceğini tahmin eden Rasmussen, Brent’in önümüzdeki hafta cuma günkü kapanış seviyesi olan 60,75 doların altında kalacağını tahmin ettiğini de sözlerine ekledi.
Rasmussen, “Bu, normalde petrol fiyatlarını yukarı çekebilecek büyük bir jeopolitik olay olmasına rağmen sonuçta piyasada hala çok fazla petrol var ve bu yüzden petrol fiyatları fırlamayacak” ifadelerini kullandı.
PETROL ŞİRKETLERİ YATIRIM YAPACAK MI?
MST Financial enerji araştırma başkanı Saul Kavonic, yeni Venezuela hükümetinin yaptırımların kaldırılmasına ve yabancı yatırımcıların geri dönüşüne yol açması halinde, orta vadede ihracatın 3 milyon varile yaklaşabileceğini vurguladı.
Obama yönetiminin eski üst düzey enerji yetkilisi ve enerji sektörü danışmanı David Goldwyn ise Venezuela’daki geçici ve gelecekteki hükümetler hakkındaki belirsizlik göz önüne alındığında, ABD petrol şirketlerinin yatırım yapıp yapmayacağını tahmin etmenin zor olduğunu söyledi.
Goldwyn, “Irak, Afganistan ve diğer ülkelerden hükümet geçişleri hakkında öğrendiğimiz her şey, geçişlerin zor olduğu yönünde. Hiçbir şirket, şartları bilmeden uzun vadeli bir operasyon için milyarlarca dolarlık yatırım yapmayı kabul etmeyecektir. Ve hükümetin nasıl olacağını bilmeden şartların ne olacağını da bilemezler” dedi.
YAPILMASI GEREKEN ÖDEMELER VAR
Goldwyn, ABD’nin en büyük petrol şirketi ExxonMobil dahil olmak üzere şirketlerin, Venezuela’nın ulusal petrol şirketi Petroleos de Venezuela S.A.’dan alacaklarını tahsil etmek için hala beklediklerini de sözlerine ekledi.
Hatırlanacağı üzere Venezuela, yaklaşık 50 yıl önce petrol endüstrisini kamulaştırma kararı almış, 2007 yılında da hala özel anlaşmalar kapsamında yürütülen faaliyetlerin kontrolünü ele geçirmişti. Chevron bu koşullarda Venezuela’da kalmayı kabul ederken, ExxonMobil ve ConocoPhillips gibi diğer şirketler yeni şartları reddetmişti.
ExxonMobil ve ConocoPhillips, ayrıldıktan sonra Venezuela ile yıllarca süren bir hukuk mücadelesine girdi ve sonunda Dünya Bankası’nın Uluslararası Yatırım Anlaşmazlıklarının Çözümü Merkezi tarafından milyarlarca dolar tazminat ödenmesine karar verildi. Ancak Venezuela, henüz bu paranın tamamını ödemedi.
Bununla birlikte Trump yönetiminin, tazminat bekleyen ABD’li petrol şirketlerine, ülkeye yeniden girip petrol sektörüne büyük yatırımlar yapmaları şartıyla destek sunmaya hazırlandığı iddia edildi.
“YATIRIM YOKSA TAZMİNAT DA YOK” İDDİASI
Politico dergisine konuşan yetkililere göre, ABD’li petrol şirketlerinin tazminat alabilmesi, Trump yönetiminin sunduğu koşula bağlandı.
Yetkililer, Trump yönetiminin petrol şirketi yöneticilerine, “sondaj kuleleri, boru hatları ve el konulan diğer varlıklar için tazminat isteyen firmaların, Venezuela’nın çökmüş petrol altyapısını yeniden ayağa kaldırmak üzere sahaya dönmeye hazır olmaları gerektiğini ilettiğini” aktardı.
Ancak haberde, sektör temsilcilerinin, ülkedeki siyasi belirsizlik, güvenlik riskleri ve altyapının ileri derecede yıpranmış olması nedeniyle Trump yönetiminin şartlı desteğine temkinli yaklaştığı belirtildi. Bir sektör yetkilisi, “Mesajları net, tazminat istiyorsanız sahaya girmeniz gerekiyor” diyerek bu teklifin son 10 gündür masada olduğunu iddia etti.
Mevcut altyapının harap durumda olduğunu ifade eden yetkili, sektörün önde gelen şirketlerinin sistemi işler hale getirmek için ne gerektiğini sağlıklı şekilde değerlendirmediğini kaydetti.
İsmini vermek istemeyen bir şirket yöneticisi ise “ABD, Amerikan petrol şirketlerini Venezuela’ya gitmeye ikna edebilir mi? Belki.” diyerek, bunun ancak bu şirketlerin ABD hükümetiyle doğrudan sözleşme yapabilmesi halinde mümkün olabileceğini ifade etti.
ŞİRKETLER SESSİZLİĞİNİ KORUYOR
Öte yandan ABD’li şirketlerden de henüz Trump’ın sözlerine ilişkin bir açıklama gelmiş değil.
ExxonMobil, The Guardian’ın yorum talebine yanıt vermedi. Bir diğer büyük oyuncu olan ConocoPhillips, gelişmeleri izlediğini belirterek, “Gelecekteki ticari faaliyetler veya yatırımlar hakkında spekülasyon yapmak için henüz erken” dedi.
Chevron sözcüsü ise “Chevron, çalışanlarımızın güvenliği ve refahının yanı sıra varlıklarımızın bütünlüğüne odaklanmaya devam ediyor. Tüm ilgili yasa ve yönetmeliklere tam olarak uyarak faaliyetlerimizi sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.
Endüstri danışmanlığı şirketi Rystad Energy'nin jeopolitik analiz başkanı Jorge Leon, “Benim tahminim, Başkan Trump bunu kamuoyuna açıkladıysa, muhtemelen ABD şirketleriyle önceden bir anlaşma yapılmış olduğu yönünde” dedi. Jeopolitik stratejist ve danışman Tina Fordham ise “Onların da görüşmelere katıldıkları varsayılabilir” diye konuştu.
Beyaz Saray ise saldırı öncesinde ABD'li petrol devleriyle istişare yapıp yapmadığı konusunda yorum yapmadı.
Fotoğraflar: The Associated Press haber ajansı.