Güncelleme Tarihi:

ABD merkezli yayın kuruluşu Axios, savaşın enerji piyasalarına yönelik olası etkilerini masaya yatırdı. Axios, şu kritik noktalara dikkat çekti:
1) HÜRMÜZ BOĞAZI'NIN KAPATILMASI
İran’ın kontrolündeki Hürmüz Boğazı, enerji piyasaları için önemli. Zira dünya genelinde deniz yoluyla taşınan petrol ticaretinin yaklaşık dörtte birini ve sıvılaştırılmış doğal gaz sevkiyatının beşte biri buradan geçiyor.
İran geçmişte bu tür kriz dönemlerinde Hürmüz Boğazı’nı kapatma tehdidini dile getirmişti.
Ancak Avrasya Grubu analistleri, İran’ın tanker trafiğini engellemesi halinde bile, ABD öncülüğündeki çabalar sayesinde küresel piyasalara arz kesintisinin sınırlı kalabileceğini vurguladı.
Bloomberg haber ajansı, bazı tankerlerin şimdiden bölgeden uzak durmaya başladığını aktarırken Umman sahil güvenlik yetkilileri, Palau bandıralı Skylight isimli tankerin, Musandam'ın 5 deniz mili açığında saldırıya uğradığını duyurdu. Saldırıda 4 kişinin yaralandığı, geminin 20 kişilik mürettebatının tahliye edildiği bildirildi.
2) İRAN’DAKİ ÜRETİM VE SEVKİYATTA AKSAMA
İran, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nün (OPEC) en büyük dördüncü petrol üreticisi. İran’dan ve günlük yaklaşık 1,5 milyon varil petrol ihraç ediliyor. Bu ihracatın büyük bölümü Çin’e yapılıyor.
Bu bağlamda piyasa oyuncuları, özellikle İran’ın neredeyse tüm ihracatının yapıldığı Harg Adası terminalinin zarar görüp görmediğine odaklanacak.
3) İRAN’IN BÖLGEDEKİ DİĞER ÜRETİCİLERİ HEDEF ALAN MİSİLLEMELERİ
Axios’a göre, piyasalar açısından en kritik senaryo, İran’ın diğer büyük Arap petrol üreticilerinin petrol sahalarına ve ihracat terminalleri gibi altyapılarına saldırması.
Stratejik ve Uluslararası Araştırmalar Merkezi’nden petrol analisti Clayton Seigle’a göre bu durum, Körfez bölgesinden yapılan İran dışı günlük 18 milyon varillik ihracatın “önemli” bir kısmını geçici olarak devre dışı bırakabilir. Bu da petrol fiyatlarında ciddi bir sıçramaya yol açabilir.
ARZIN BOL, TALEP ARTIŞININ SINIRLI OLDUĞU BİR DÖNEM
ABD ve İsrail’in saldırıları küresel petrol arzın bol olduğu, talep artışının ise görece sınırlı kaldığı bir dönemde gerçekleşti.
Petrol fiyatları, çatışma beklentisiyle son haftalarda geçen yazdan bu yana en yüksek seviyelerine çıkmıştı. Ancak genel tabloya bakıldığında arz artışı talebi geride bırakıyor.
Bu da Beyaz Saray’ın akaryakıt fiyatlarında büyük bir sıçrama riski olmadan hareket edebilmesi için alan sağlıyor.
UZMANLAR NE DİYOR?
RSM US başekonomisti Joseph Brusuelas’a göre, Orta Doğu’daki gerilim petrol fiyatlarını kısa vadede yükseltse de geçmişte bu artışlar genellikle geçici oldu ve fiyatlar çatışma öncesi seviyelere hızla geri döndü.
GasBuddy’den Patrick De Haan ise petrol fiyatlarında yüzde 5-10 arası bir artış öngördüğünü ancak belirsizliklerin büyük olduğunu vurguladı. De Haan ABD’de şu an 3 dolar seviyesinde seyreden galon başı ortalama benzin fiyatının önümüzdeki haftalarda fiyatların 3,10-3,15 dolar aralığına çıkabileceğini ifade etti.
Öte yandan rafinerilerin yazlık benzin üretimine geçmesi gibi mevsimsel faktörler nedeniyle fiyatların yükselmesi zaten beklenen bir durumdu.
Altında yarım asırlık rekor! Piyasalarda ‘Kara Kuğu’ etkisi