Oluşturulma Tarihi: Haziran 13, 2003 15:31
Bossa Denim ve Spor Giyim İşletmeleri, müşterileri arasında yer alan dünyanın en ünlü tekstil markalarının temsilcilerini İstanbul´da ağırlıyor
Bossa Denim ve Spor Giyim İşletmeleri, müşterileri arasında yer alan dünyanın en ünlü tekstil markalarının temsilcilerini İstanbul´da ağırlıyor.
Bossa Denim ve Spor Giyim´in bu yıl ikincisini gerçekleştirdiği Diyalog Toplantısı´na, yurtdışından Diesel, Carrera, Versace, Mustang,Esprit, Calvin Klein, Tommy Hilfiger, GAP, Mexx, Levis ve yurtiçinden Mavi Jeans, Colins, Lee Cooper, Roman gibi birçok ünlü markanın temsilcileri katılıyor.
Türkiye´ye gelmeye başlayan konuklara, yarın Çırağan Sarayı´nda Bossa Denim ve Spor Giyim´in 2004 koleksiyonu tanıtılacak, ardından Türk tekstil sanayiinin durumu ile Denim ve Spor Giyim kumaşlarındaki trendler hakkında bilgi verileceği toplantı yapılacak. Aynı gün akşam ise 1986 yılında yandığı tarihten bu yana atıl halde bulunan Şan Tiyatrosu´nda gala yemeği verilecek, bir defile sunulacak. Bossa Denim ve Spor Giyim İşletmeleri Genel Müdür Yardımcısı MuratKaradut, düzenlenen basın toplantısında, Diyalog Toplantısı´na 15 ülkeden 130 civarında, yurtiçinden de 100-220 arasında misafirin katılacağını söyledi. Organizasyondan beklentilerinin doğrudan satışı artırmak olmadığını belirten Karadut, ´´Beklentimiz, şirketimizin sektörde belli bir imaja sahip olması. Bossa sektörde lider olmaya aday. Bu yönde adımlar atmak istiyoruz. Müşterilerimiz ile diyalogumuzu artırmak istiyoruz´´ dedi.
´´KUR ZORLAMALARLA DEĞİŞTİRİLEMEZ´´
Bossa´nın son beş yılda önemli bir ihracat hamlesi gerçekleştirdiğini, üretiminin yüzde 70´ini ihraç ettiğini belirten Karadut, geçen yıl 107 milyon dolarlık ihracat ve 30 milyon dolarlık yatırım yaptıklarını kaydetti. Bu yıl 15 milyon dolarlık yatırımı bütçelendirdiklerini bildiren Karadut, ´´Bossa 2004 yılına kadarlık süreç içerisinde üretiminin yüzde 100´ünü ihracat yapmak isteyen bir şirkettir´´ dedi. Bir soru üzerine, bu yıl 5 ayda 22 ülkeye 60 milyon dolarlık ihracat yaptıklarını ve yıl sonu hedeflerinin 135 milyon
dolar olduğunu bildiren Karadut, kurlardaki bazı gelişmelerin bütçe rakamlarında sapmalara neden olduğuna dikkat çekti. Bossa olarak TL´nin değerlenmesinden etkilendiklerini, performanslarının düştüğünü, karlılıklarının ve rekabet güçlerinin azaldığını belirten Murat Karadut, şöyle konuştu:
´´TL´nin değerlenmesi sadece ihracatı baltalamıyor, ithalatı da teşvik ediyor. Bazı tekstil kuruluşlarının kur konusunda hükümetten beklentileri var. İnancım odur ki bu tür zorlamalar ile birtakım şeylerin değiştirilmesi orta vadede sektöre bir fayda getirmez. Dövizin değerini belirleyen arz-talep dengesidir. Bunun kesinlikle arz-talep dengesi içinde belirlenmesi gerekir.´´
´´KENDİ İYİ GÜNLERİMİZİ YARATIYORUZ´´
Sabancı Holding Tekstil Grubu Başkanı Yakup Güngör de konuşmasında, 2003 yılının tahmin ettiklerinden çok daha zor bir yıl olarak karşılarına çıktığını, ama kendilerinin konjektüre göre hareketetmediğini ifade ederek, ´´Biz her konjönktürde başarılı olmak mecburiyetinde olan insanlarız. Biz iyi günlerin gelmesini bekleyen insanlar değiliz, kendi iyi günlerimizi yaratmaya çalışan insanlarız´´diye konuştu.
Güngör, bugün dünyanın büyük ekonomilerinde bir gelişme ve talepteartış beklenmediğini belirterek, şunları kaydetti:
´´Ülkemizde de önümüzdeki birkaç ay içinde böyle bir beklenti yok.O zaman başarılı olmanın temel şartlarından birisi, birilerinden bir adım önde olmak. Biz büyümeyen pazarda kendi payımızı büyütme çabamızısürdüreceğiz. Geçtiğimiz son günlerde bunu çok büyük ölçüde başardık, bunun sürdürmek için gerekli altyapıyı hazırlamaya çalışıyoruz.´´ Rakiplerinden önde olmak için herkesin kolay taklit edemeyeceği, uygun maliyetli, pazarın talebine uygun ürünler üretmek ve doğru servisi sunmak gerektiğini vurgulayan Güngör, ´´Bunun için evin içindeyapmamız gereken çok işimiz var. Biz onu yapmaya çalışıyoruz. Evin içinde de pazarın nabzını doğru tutmaya ihtiyacımız var. Diyalog toplantısının ruhu bu. Talepleri doğru anlarsak iki tarafında kazandığı çözümler üretibiliriz´´ görüşünü dile getirdi.
´´EN ÇOK CANIMIZI YAKAN...´´
Bir gazetecinin, 2 yıl önce Sabancı Holding´in tekstilden çekilmesi yönünde görüşleri olduğunu anımsatması üzerine Güngör, performansa dayalı karar verdiklerini, o günkü şartlarda da tekstilin kar ve ciro büyüklüğü kriterleri açısından belirledikleri limitlerininaltında kaldığına dikkat çekerek, şöyle dedi: ´´Geçen süre içinde tekstil grubu, hem karlılık hem de büyüklük kriterlerini aştı. 2002 ve 2003 yıllarına bakarsak toplamda 50 milyon dolarlık yatırım yapmış olacağız. Dolayısıyla bugün tekstil artık o gündemin çok dışında, geleceği görülen, doğru yapıldığı takdirde kalıcı bir iş olan sektör tarifine girmiş durumda.´´
Güngör, bir soru üzerine, üretim yaparken canlarının yandığı yerler olduğunu, kurların kendilerini zorladığını söyledi. Yakup Güngör, daha sonra şunları kaydetti: ´´En çok canımızı yakan bu değil bizim. Bundan daha çok canımızı yakan şeyler var. Aşağı yukarı bütün tekstil hammaddelerinde yılbaşından bu yana
döviz bazında yüzde 30 fiyat artırıldı. Ama mamul fiyatı artırmak gibi bir şansınız yok. Mamulün üstünde hala fiyat indirme baskısı var. Bunu bir yerde kompanse etmeniz lazım. Kalitenize, verimliliğine, insan kullanımına daha iyi bakacaksınız. Sonuçta gelecekteki iyi pozisyonu yaratmakla korumak mecburiyetindesiniz. Bugün biraz canımız yanacak, ama bugün canımız yanacak diye biz vazgeçemeyiz. Böyle bir şansımız yok. Biz bunu orta ve uzun vadede değerledirip doğru bildiğimiz yolda devam edeceğiz.´´ Güngör, bu durumun kendi firmalarında işten çıkarma gibi bir sorunyaratmayacağını bildirdi. (A.A.)