Güncelleme Tarihi:

Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, kuruluş yıl dönümü vesilesiyle Türkiye ekonomisi ve küresel ekonominin yanı sıra bankacılık sektörü ve İş Bankası’na ilişkin değerlendirme yaptı. Aran, küresel enerji ve gıda fiyatlarını etkileyecek sıra dışı bir gelişme olmadığı takdirde enflasyonun yıl sonunda yüzde 28.5-29.5 bant aralığında bir yerde olabileceğini söyledi.
‘ŞAHİN DURUŞ DEVAM EDİYOR’
TCMB’nin 3. Enflasyon Raporu’ndaki söylemlerinde de vurguladığı gibi “şahin” duruşunu devam ettirdiğini belirten Hakan Aran, “Merkez Bankası’nın yılın geri kalanında 800 baz puanlık bir faiz indirimi alanı olduğunu düşünüyorum. Politika faizinin yıl sonunda yüzde 35 seviyesine kadar inmesi, 6 puanlık bir reel faizle önümüzdeki seneye giriş anlamı taşıyor. Bu alanın tümünü gerçekten kullanır mı, kullanmaz mı, nasıl değerlendirir elbette veriye ve gelişmelere dayalı olarak göreceğiz ama bende bu alanı kullanacakmış izlenimi yaratan unsur, rezervlerindeki güçlü artış ve sanayideki daralma” değerlendirmesinde bulundu.
‘SEKTÖR STRES TESTİNDEN GEÇTİ’
Hakan Aran, 2025 yılı içerisinde faiz indirim döngüsünün kesintiye uğraması nedeniyle bankacılık sektörünün bir nevi stres testinden geçtiğini, bunun da bankalar üzerinde kârlılık ve net faiz marjları konusunda büyük bir baskı yarattığını, bunun etkilerinin bankaların ikinci çeyrek bilançolarında da net bir şekilde görüldüğünü söyledi.
‘YUMUŞAK İNİŞ BEKLİYORUZ’
Tekrar başlayan faiz indirim döngüsünün kesintiye uğramadan sene sonuna kadar gitmesi halinde sektörün yılı yüzde 20-25’li seviyelerdeki öz kaynak kârlılığıyla kapatabileceğinin altını çizen Aran, “Yüzde 29 yıllık enflasyonda yüzde 25 öz kaynak kârlılığı, her ne kadar reel olarak öz kaynak erimesi anlamına gelse de geldiğimiz seviyeleri, bu süreçte herkesin aslında bir fedakârlığa katlandığını, reel sektörün de benzer durumda olduğunu düşünürsek kabul edilebilir, makul bir seviye diye düşünüyorum. Faiz indirimleri, hem reel sektörün hem finansal kesimin yılı en azından enflasyona yakın bir kârlılıkla kapatmalarına vesile olacaktır. Bu da bizim sıkı para politikası içerisinde yumuşak iniş yapacağımız anlamına gelir” diye konuştu.
‘İKİNCİ YÜZYILIMIZIN İLK SENESİ’
Bankanın geçen yıl 100. yılını kutladığını hatırlatan Hakan Aran, “2025, ikinci yüzyılımızın ilk senesi… 25 milyon müşterimizle, 4 trilyon liraya ulaşan aktif büyüklüğümüzle, 2.8 trilyon liralık nakdi ve gayrinakdi kredi büyüklüğümüzle Türkiye’nin en büyük özel banka konumumuzu koruyarak ikinci yüzyıla çok sağlam bir başlangıç yaptık. Bilançomuzun, öz kaynak gücümüzün, kredi ve aktif büyüklüklerimizin, pazar paylarımızın, iştiraklerimizin, dijital yetkinliklerimizin, kurumuna bağlı ve moralli insan kaynağımızın ikinci yüzyıl için çok temel avantaj teşkil ettiğini düşünüyorum” dedi.
‘ŞUBE BANKACILIĞINA YENİ AÇILIM GETİRDİK’
ŞUBE bankacılığı ne olacak denilen bir dönemde sektörde şube bankacılığına yeni bir açılım getirdiklerini belirten Aran, bu yaklaşımla bazı geleneksel şubeleri tarım ihtisas şubesine dönüştürdüklerini ve şimdiye kadar 56 tarım ihtisas şubesi açtıklarını söyledi. Son iki yıl içerisinde tarım kredilerinde sektör toplamında ikinci, özel bankalar arasında lider konuma geldiklerinin altını çizen Aran, “Banka şubelerinin varlığını etkin olarak devam ettirebileceğini gösterdik. Para alışverişi, havale ve EFT gibi geleneksel bankacılık işlemleri doğal olarak İşCep’ten yapılır hale geldi” bilgisini verdi. Aran ayrıca, iştirakleri üzerinden farklı temalarda ve büyüklüklerde yurt içi ve yurt dışında girişim yatırımlarına devam ettiklerini, şu anda girişim sermayesi yatırım fonlarıyla yönettikleri yatırım havuzu büyüklüğünün 900 milyon doların üzerinde olduğunu da vurguladı.