Güncelleme Tarihi:

Kurumsal Risk Yönetimi Derneği’nin (KRYD) 10 Nisan’da, Sabancı Center’da düzenlediği 12. Global Riskler Zirvesi’nde jeopolitik risklerin ekonomiye etkileri ve risk yönetiminde işletmelere düşen görevler masaya yatırıldı. Güncel Riskler ve Sigorta Çözümleri panelinde jeopolitik ve makroekonomik gelişmelerin Türk sigorta sektörü üzerindeki etkileri tartışıldı. Hürriyet Gazetesi Yazarı Noyan Doğan’ın yönettiği panele, AXA Sigorta Genel Müdürü Yavuz Ölken, Anadolu Sigorta Genel Müdürü Mehmet Tuğtan ve Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Genel Sekreteri Özgür Obalı konuşmacı olarak katıldı.
EN BÜYÜK RİSK MARMARA DEPREMİ
Mehmet Tuğtan, Türkiye’deki en büyük riskin olası bir Marmara depremi olduğunu belirterek, bunun bir beka problemi olduğunu söyledi. Tuğtan, Kahramanmaraş depreminde sigortalılık oranının düşük olduğunu hatırlatarak, “Daha çok sigortalı olsaydı biz bunu sigorta sektörü olarak üstlenirdik. Olası bir Marmara depreminde büyük ihtimalle 6 Şubat depremlerinin 6-7 katı bir sigortalı hasarı ile karşı karşıya kalıyoruz” dedi.
Tuğtan, ticari işletmelerde yüzde 30 sigortalılık oranı olduğunu, KOBİ’lerde bu oranın yüzde 5’lere kadar gerilediğini ifade ederek, “Bir yandan bunları artırırken bir yandan sermayemiz ve reasürans kapasitemizi nasıl arttıracağımızın peşinde olmamız lazım. Ama tek başımıza değil. Sigorta sektörünün, reel sektörün tek başına yapabileceği bir şey yok. Kahramanmaraş depreminin üzerinden 3 yıl geçti hala olası Marmara depreminde günü kurtarmanın ötesinde başka bir çaba görmüyorum” şeklinde konuştu.
RİSK YÖNETİMİNDE İŞBİRLİĞİ ÇAĞRISI
Yavuz Ölken, konuşmasında özellikle işletmelere riskleri yönetmeleri konusunda tavsiyelerde bulundu. İşletmelerin, riski nasıl yöneteceklerine dönük karar vermeleri ve bunun için de zaman ayırmaları gerektiğini belirterek, şunları söyledi:
“Riskleri yönetmek için önce risk farkındalığı ve riski keşfetmek lazım. Tüm işletmelerin benim risklerim nelerdir demesi gerekiyor. İşletmeler, yılda kaç saat sigorta konusuna odaklanıyor, merak ediyorum. Eskiden bu işler kolaydı ancak günümüzde karmaşık riskleri dikkate aldığımızda işletme empatisi yapmak zorundayız. Bence artık risk yönetimi konusunda reset atma dönemindeyiz. Çünkü nerede bir hasar görüyorsak eksik sigorta konuşuyoruz. Demek ki bunları yönetemiyoruz. Sigortacı olarak bizim de yenilikler getirmemiz gerekiyor. İyi yönetilen riskle, kötü yönetilen arasında bonus uygulamaları neden olmasın? Yani bir reset atma dönemi gerekiyor. Aksi halde müşterilerin beklentileri ve müşteri davranış ekonomisine uyumlanma şansımız yok.”
DEPREM REFORM AJANDASI OLUŞTURULUYOR
TSB Genel Sekreteri Özgür Obalı, hem bireylerin hem de ticari işletmelerin risk yönetimi konusunda TSB’nin iki önemli çalışması olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi: “En temel başlığımız, bireylerin hangi risklerle karşı karşıya kaldığında ne tür sigorta korumaları alması gerektiği. Bunu için bir proje üzerinde çalışıyoruz, bu sene içinde hayata geçireceğiz. İkinci çalışmamız ise işyerlerinin risklere göre nasıl koruma sağlayacaklarına yönelik. Birlik olarak deprem reform ajandası üzerinde de çalışıyoruz. Bunun içinde DASK’ın, zorunlu afet sigortasına evrilmesi de var. Tüm sigortaların içinde, özellikle de mal sigortalarında, deprem teminatının olması konusunda tavsiye kararımız var. Zorunlu olmasını istemiyoruz ama en azından yapılması konusunda kurguları oluşturmaya çalışıyoruz.”