Güncelleme Tarihi:

Dünyanın en önemli petrol ticareti güzergâhı olan Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerin durma noktasına gelmesi, başta üretim olmak üzere ekonominin birçok alanında ‘İşler nasıl etkilenecek’ sorusunu gündeme getirdi. Hürriyet, birçok sektörden temsilci ile görüşerek beklentiler ve öngörülere mercek tuttu.
Sanayicinin odağında petrol fiyatlarının seyri var ancak bu durumun Türkiye ekonomisine etkisini tamamen saldırıların ne kadar süreceği, krizin zamanı belirleyecek. “100 dolara kadar ulaşan senaryoları absorbe ederiz, fiyatlara yansımaz” diyen sanayiciler de var; plastik, cam, demir-çelik ve inşaat malzemelerinden yaş sebze meyveye kadar tüketici fiyatlarının mutlaka etkileneceğini öngörenler de. Genel olarak ‘bekleyelim, görelim’ duruşunu koruyan sanayici, önceki deneyimlerinden de yola çıkarak temkinli tavrını koruyor.
‘PETROLDE 100’Ü ABSORBE EDERİZ’
Ostim Sanayici ve İş İnsanları Derneği (OSİAD) Başkanı Süleyman Ekinci’ye göre petrol fiyatlarında 100 dolara kadar yükselen bir senaryoyu Türkiye sanayisi absorbe edebilecek durumda. “Petrol fiyatları 90 dolarlardan geriledi. 100 dolarlar bandı Türkiye’yi çok fazla etkilemez, absorbe edebiliriz” diyen Ekinci, “Şu an için çok riskli bir durum görmüyorum. Fakat petrol 120 ve 150 bandını geçerse ciddi maliyet artışları olur ve bu da enflasyon demektir” değerlendirmesinde bulundu.
‘MALİYET ARTAR’
Kocaeli Sanayi Odası Başkanı Ayhan Zeytinoğlu da enerji fiyatlarındaki artışın Türkiye’ye yansımaları konusunda net bir değerlendirme yapmadan önce gelişmelerin seyrinin takip edilmesi gerektiğini belirtti. “Tüm dünyayla birlikte elbette biz de etkileneceğiz, o kesin” diyen Zeytinoğlu, “Kısa vadede artan fiyatlar iki üç gün sonra barış ihtimaliyle geri de gelebilir. Petrol fiyatlarındaki artışların kalıcı olması durumunda ise imalat sanayiinde maliyetler artar” diye konuştu.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe ise sanayicilerin petrol fiyatlarındaki artışları zaten kaybedilen rekabetçilik nedeniyle kolay kolay absorbe edemeyebileceği görüşünde. Yaşananların, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin enflasyonuna negatif yansımaları olabileceğini söyleyen Gültepe; savaşın ve Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklığın uzun sürmesi durumunda maliyetlerde ve ihracat rakamlarında dengelerin bozulabileceğine işaret etti.
‘MAKROEKONOMİK TEMELİMİZ SAĞLAM’
CUMHURBAŞKANI Yardımcısı Cevdet Yılmaz, savaşın etkilerine yönelik yaptığı değerlendirmede ‘Makroekonomik temellerimiz sağlam’ vurgusu yaptı. “Ekonomimiz, bundan önce de yaşanan birçok dışsal etkiye karşı dirençli yapısını ispat etti” diyen Yılmaz, “Bölgemizde yaşanan jeopolitik gelişmelerden kaynaklanacak geçici etkilere karşı kurumlarımız ön alıcı tedbirler almış durumda. Gelişmeler yakından takip edilmeye devam edilecektir” diye konuştu.
TOBB’DAN SORUMLULUK ÇAĞRISI
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, “Türk özel sektörü, küresel ve bölgesel dalgalanmalara karşı dirayetlidir” vurgusu yaptı. Nsosyal hesabından değerlendirmelerde bulunan Hisarcıklıoğlu, iş dünyasına çağrıda bulunarak şu ifadeleri kullandı: “Piyasalarda sağlıklı işleyişi zedeleyebilecek spekülatif haberlere itibar edilmemeli. İş dünyamıza çağrımız nettir, Türkiye’nin üretim gücüne, ihracat kapasitesine ve girişimcilik dinamizmine güvenerek ortak sorumlulukla hareket etmeliyiz.”
TÜRKLER DUBAİ’DE KONUT YATIRIMINI ASKIYA ALDI
ABD ve İsrail’in İran’a başlattığı saldırı ile gözler savaşın ekonomiye çıkaracağı faturaya çevrildi. Türkiye’den en çok ev alan yabancılar sıralamasında İran’ın ikinci sırada yer alması ve Türk yatırımcılar için Dubai’nin önemli bir adres haline gelmesi nedeniyle savaşın gayrimenkul piyasasına etkisi de merak edildi. Hürriyet’in konuyla ilgili sorularını yanıtlayan Gayrimenkul Hizmet İhracatçıları Derneği (GİGDER) Yönetim Kurulu Başkanı Bayram Tekçe ‘Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında olduğu gibi Türkiye’den yoğun konut alımı bekleniyor mu’ sorumuzu şöyle cevapladı: “İranlı vatandaşlar çok uzun süredir Türkiye’den konut alıyor. Özellikle 2020-2022’de talep yüksekti. Alanlar da muhalif kesimdi. Ancak son iki yılda yıllık satış 2 bin seviyesine geriledi. Aslında İran’dan alan aldı diyebiliriz. Ciddi bir konut alım talebi beklemiyoruz. Ancak herhangi bir dönemde İranlı vatandaşlar için B planı gerekirse Türkiye öncelikli olur.”
Olayın bir de Türk konut yatırımcıları tarafı var. Son iki yılda Türk yatırımcılar Dubai’den yoğun alım yaptı. Ancak son günlerde Dubai’nin güvenliği de sorgulanmaya başlandı.
Tekçe önce Dubai’nin yıldızının neden parladığını açıkladı, “Türkiye’de yatırım amaçlı konut alacak kişiler geçmişte uzayan amortisman süresi ve ev sahibi-kiracı barışının bozulması nedeniyle farklı lokasyonlara yöneldi. Bu süreçte Dubai parladı. Al-sat yapanların iyi kazanç sağlaması ve yatırımın cazip geri dönüş süresi bölgenin popülerliğini artırdı” dedi.
POTANSİYEL ALICI ‘BEKLEYELİM’ DEDİ
Dubai’de yabancıların bugün 125 milyar dolarlık gayrimenkul hacmi olduğunu söyleyen Tekçe, Türklerin de yıllık 4-5 milyar dolarlık alım yaptığı tahmininde bulundu. Tekçe, “Yaşanan olayların Dubai etkisi nedeniyle bu dönemde bekleme olacaktır. Görüştüğümüz birkaç müşteri de dün ‘bekleyelim’ dedi. Yatırım kararı askıya alındı, ama uzun vadede gayrimenkulde olumsuz etki beklemiyoruz” diye konuştu.
TURİZME İRAN MOLASI
ABD ve İsrail’in İran’a başlattığı saldırı, turizmde satışlara yansıdı. Turizmciler, özellikle Mısır’ın Şarm El-Şeyh ve Hurghada bölgeleri ile Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Umman gibi destinasyonlara yönelik tüm satışların durduğunu belirtti. Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Yönetim Kurulu Üyesi Hamit Kuk, körfez bölgelerindeki satışların durduğunu, Türkiye’deki satışların ise durma aşamasına geldiğini belirtti. Kuk, “Savaş her zaman turizm sektörünü olumsuz etkiler. Eğer savaş uzarsa erken rezervasyon satışlarını olumsuz etkiler. Yurtdışı satışları da tamamen son dakikaya dönüşür. Bu durum avantajımıza da olabilir, dezavantajımıza da. Özellikle Mısır ve Dubai’ye gidecek turist, tatil tercihini Türkiye’ye yapabilir” dedi. Savaşın nisan ve mayıs aylarını olumsuz etkileyeceğini de söyleyen Kuk, hazirandan itibaren toparlama beklediğinin altını çizdi.
ÇEYREKLİK ETKİ
Türkiye’nin kaynak pazarlarından İran’dan 2025’te 3 milyonun üzerinde turist Türkiye’yi ziyaret etti. Her yıl ocak, şubat ve mart aylarında İran, Türkiye’nin birinci kaynak pazarı oluyor. Ancak savaşın etkisiyle mart ayı rezervasyonlarının olumsuz etkilenmesi bekleniyor.
Avrupa durdu, Türkiye OECD’de ilk 3'te
Uzman uyardı: Kaldıraçtan uzak durun