QNB Türkiye Genel Müdürü Ömür Tan, piyasaları değerlendirdi: ‘Dezenflasyon süreci doğru yönetiliyor’

Güncelleme Tarihi:

QNB Türkiye Genel Müdürü Ömür Tan, piyasaları değerlendirdi: ‘Dezenflasyon süreci doğru yönetiliyor’
Oluşturulma Tarihi: Mayıs 13, 2025 04:00

QNB Türkiye Genel Müdürü Ömür Tan, dezenflasyon sürecine giden yolun doğru yönetildiğini belirterek, son iki ayda iç ve dış gelişmelerle piyasaların oldukça hareketli bir dönem yaşadığını dile getirdi.

Haberin Devamı

Bu süreçte Merkez Bankası ve ekonomi yönetiminin doğru ve hızlı aksiyonlar aldığını ifade eden Tan, bu aksiyonların piyasa açısından dengeleyici olduğunu söyledi.

Tan ayrıca bireysel kredi ve kredi kartlarında sorunlu kredi oranının son dönemde arttığına dikkat çekti. Bankalar Birliği verilerine göre şubat sonu itibarıyla bireysel kredilerdeki TGA (Tahsili Gecikmiş Alacak) oranının yüzde 3.6 olduğunu dile getiren Tan, “Bu oran 2023 yıl sonunda yüzde 1.8’di. 14 ayda oran iki katına çıktı” dedi.

ENFLASYON YILI YÜZDE 28 İLE BİTİRİR

Tan bir grup basın mensubuna yaptığı açıklamada, mevcut koşullar altında 2025 yıl sonu için enflasyonu yüzde 28 seviyelerinde tahmin ettiklerini kaydetti. Tan, “USD/TL’nin de 42-43 bandında yılı tamamlamasını bekliyoruz. Ayrıca, Türkiye’nin kredi notlarında da yatay bir seyir öngörüyoruz” diye konuştu.

Haberin Devamı

KREDİ FAİZLERİNDE ARTIŞ OLDU 

TL mevduat faizinin arttığı bu dönemde bankaların net faiz marjının da doğrudan etkilendiğini, örneğin piyasada ortalamada yüzde 42-43 civarında olan TL vadeli mevduat faizinin yüzde 48-49 seviyesine kadar yükseldiğini söyleyen Tan, kredi faizlerinde ise sınırlı da olsa bir yükseliş yaşandığına dikkat çekti. Tan, “TL ticari kredi faizleri martta gecelik borçlanma faizinin artışıyla bir miktar artmıştı, nisana da mart ayına göre ortalamada yüzde 3 civarında bir artış yaşandı. Bireysel kredilerde martta artış oldu, toplam artışın bileşik ve yıllık bazda yüzde 6 civarında gerçekleştiğini söyleyebiliriz ancak kredi faizlerini piyasadaki talep ve büyüme sınırları gibi koşullar da etkiliyor” dedi.

ÖDEME KABİLİYETİNDE BOZULMA GÖRÜYORUZ 

Bireysel kredi ve kredi kartlarında sorunlu kredi oranının son dönemde arttığına dikkat çeken Tan, şubat sonu itibarıyla bireysel kredilerdeki TGA oranının yüzde 3.6 olduğunu, 14 ayda oranın iki katına çıktığını söyledi. Kredi kartlarında risk ve portföy kalitesini takip etmek için farklı kriterlere baktıklarını kaydeden Tan, “Takip ettiğimiz en önemli kriterlerden biri gecikme gün sayıları. 0-30 gün gecikme, 31-60 gün gecikme, 61-90 gün gecikme gibi kriterler var. Gecikme bakiyesinde ve bu bantlara girişlerde artış var. Öte yandan yapılandırılan bakiyede de artış var. Halihazırda faiz yükü yüksek, bireysel kredilerde ve kredi kartlarında ödeme kabiliyetinde bozulma görüyoruz. Bu sürpriz mi? Hayır, değil; beklediğimiz bir durumdu. Bankacılık sisteminin bu durum karşısında güçlü karşılık tamponları var ve yıllar itibarıyla baktığımızda şu an ki sorunlu kredi oranları geçmiş dönem tarihsel ortalamaları seviyesinde. Geçen yıllarda gördüğümüz oranlar tarihsel ortalamaların altındaydı, daha normal seviyelere geldik. Şu an risk metriklerini daha yakından ve sıkı takip ediyoruz. Portföydeki olası bozulmalara karşı daha fazla provizyon (karşılık) ayırıyoruz” diye konuştu.

Haberin Devamı

ŞİRKETLERDE ARTIŞ DALGASI YOK 

Sorunlu kredi artışında şirketler tarafında şu an büyük bir sorun görmediklerini dile getiren Tan sözlerini şöyle sürdürdü: “Şirketler tarafında henüz sorunlu kredi artışı gibi bir dalga yok. Konkordato başvuruları artıyor gibi görünüyor ancak bu da işin doğasında olan olağan bir durum gibi duruyor. Ancak bireysel tarafta sorunlu krediler ve yapılandırmalarda artış görüyoruz. Tüm bankacılık sektörünün bu durum karşısında tedbirli olması ve kredi portföyünün kalitesine daha dikkatli bakması gerekiyor. Bu yıl bankacılık sisteminde farklılaştıracak, öne çıkaracak faktör risk yönetimi olacak. Riskini iyi yöneten banka daha başarılı olur.”

 

BAKMADAN GEÇME!