Güncelleme Tarihi:

2026 öngörülerine ilişkin bir açıklama yapan Çakar, “2025 dünya genelinde birçok ülkede belirsizliklerin arttığı, jeopolitik gelişmelerin ise sürekli gündemde olduğu bir yıl olarak öne çıktı. Kutuplaşmanın ve korumacılığın arttığı bu dönemde ticaret politikalarında önemli değişim sinyalleri görüldü. Öngörülebilirliğin azaldığı bu zorlu süreçte Türkiye, uyguladığı ekonomi programının da katkısıyla en az etkilenen ülkeler arasında yer aldı” dedi.
‘KAZANIMLAR DAHA GÖRÜNÜR OLACAK’
2026’da da temel olarak 2025’e benzer dinamiklerin etkin olacağı görüşünü dile getiren Çakar, küresel ekonominin görünümünde çok hızlı bir değişim yaşanmasını beklemediklerini vurguladı. Çakar, bu ortamda Türkiye’de ise uygulanan ekonomi programının kazanımlarının daha görünür ve hissedilir hale geleceğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bankacılık sektörü olarak 2026’da makroekonomik göstergelerdeki iyileşmenin daha belirgin, faaliyet ortamının daha öngörülebilir hale gelmesini bekliyoruz. Genel olarak baktığımızda para politikasında kademeli gevşeme bekliyoruz. Merkez Bankası’nın enflasyonda sağlanacak iyileşme ile aynı doğrultuda olacak şekilde 2026 yılı boyunca politika faizini kademeli olarak indirerek yılı yüzde 30’un altında kapatacağını öngörmekteyiz.”