Güncelleme Tarihi:

ORTADOĞU’da 12’nci gününe giren savaş, küresel ticaret yolları ve enerji piyasalarıyla ilgili risk algısını yükseltti. Özellikle enerji fiyatlarındaki artış ve Hürmüz Boğazı’nda yaşanan tıkanıklık, ihracat pazarlarında belirsizliği artırırken birçok sektörde sipariş akışını da doğrudan etkiliyor. Türk ihracatçı süreci temkinli izliyor. Hürriyet’in sorularını yanıtlayan sektör temsilcileri kısa vadede siparişlerde dalgalanmalar yaşanacağı görüşünde. Avrupa’daki maliyet artışlarının Türkiye için yeni tedarik fırsatları yaratabileceğini belirten pek çok ihracatçı, şimdilik ‘bekle-gör’ pozisyonunda kalmak gerektiğini vurguladı.
‘SİPARİŞLER HÜRMÜZ’DE BEKLİYOR’
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan Vekili ve Güneydoğu Anadolu İhracatçıları Birliği (GAİB) Başkanı Ahmet Fikret Kileci,
hemen yanıbaşlarında yaşanan savaşın, pandemi sürecine benzer bir tablo yarattığını söyledi. Bu tür dönemlerin Türkiye’nin itidalli davrandığı sürece fırsata dönüşebileceğini belirten Kileci, “İlk etapta Avrupa’dan gelen siparişlerde düşüş yaşansa da Türkiye lojistik ve jeopolitik avantajlarıyla rakiplerine göre öne çıkıyor. İlerleyen süreçte daha fazla ve katma değerli sipariş gelebilir. Ancak pandemi dönemindeki hataları tekrar etmemek, fırsatçılıktan ve yanlış zamanda yapılan yatırımlardan kaçınmak gerekiyor. Türkiye zaten krizleri yönetebilen bir ülke” dedi.
Ortadoğu’nun Türkiye ve özellikle Güneydoğu için önemli bir pazar olduğunu vurgulayan Kileci, bazı siparişlerin Hürmüz Boğazı açıklarında beklediğini, bazıları için ise alternatif yollar arandığını aktardı. Enerjiye dayalı petrokimya ve ambalaj gibi sektörler başta olmak üzere birçok alanın süreçten etkileneceğini belirten Kileci, ihracatçıların şu aşamada ‘bekle-gör’ politikasını izlediğini ifade etti.
SEBZE VE MEYDEDE FIRSAT DOĞABİLİR
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Melisa Tokgöz Mutlu’ya göre Türkiye’nin bulunduğu coğrafi konum nedeniyle yaş meyve ve sebzede bu süreçte fırsatlar doğabilir. Navlun fiyatlarının arttığını vurgulayan Mutlu, gıdaya talebin tamamen kesilmeyeceğini belirterek Avrupa Birliği’nden gelecek taleplerde artış beklediklerini aktardı. Şu anda işlenmiş meyve ve sebzede talebin yüksek olduğunu söyleyen Mutlu, yaş ürünlerde ise talebin bir sonraki hasat döneminde oluşacağını öngördüklerini ifade etti. Mutlu, sektör için olası fırsatları ise şöyle anlattı: “Mısır’dan veya Uzakdoğu’dan alınacak birçok ürünü, navlun avantajıyla bizden çok rahat alabilirler. Türkiye olarak ürünü ulaştırmak için gemi ve konteynere ihtiyacımız yok, kara ve demiryoluyla AB’ye ulaştırma imkânımız daha yüksek. Ancak diğer tedarikçilerin böyle bir şansı yok, deniz ve havayoluna mecburlar.”
‘FIRSATLAR GEÇİCİ OLUR’
İstanbul Hazır Giyim Ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkan Yardımcısı Mustafa Paşahan, savaşın fırsat yaratacağı sektörler arasında hazır giyimin yer almadığı görüşünde. Söz konusu gelişmelerin etkisinin henüz sektörün tamamında hissedilmediğini söyleyen Paşahan, Ortadoğu’yla çalışan firmalarda savaş nedeniyle siparişlerde kısmen düşüşler yaşandığını aktardı. Paşahan ayrıca, savaş ortamının sektör için bir fırsat yaratmayacağını, yaratsa dahi geçici olacağını dile getirdi.
KİMYACI ALTERNATİF PAZAR ARAYIŞINDA
İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister de sipariş hareketlerini görmek için henüz erken olduğuna dikkat çekti; ancak enerji maliyetlerindeki artışın üretim maliyetlerini ve rekabet koşullarını doğrudan etkilediğini vurguladı. Enerji maliyetleri hızla yükselmesine rağmen satış fiyatlarının aynı hızda artamayacağını vurgulayan Pelister, bunun sektörde marj daralmasına ve olası arz sıkıntılarına yol açabileceği görüşünde. Bu nedenle enerji fiyatlarında dengelenme ve öngörülebilirliğin hem üretim planlaması hem de ticari ilişkilerin sürdürülebilirliği açısından kritik olduğunu dile getiren Pelister, enerji krizine karşı nasıl bir yol haritası izleyeceklerine ilişkin sorumuza ise şu yanıtı verdi: “İhracatçı firmalarımız küresel piyasalardaki gelişmeleri yakından takip ederek maliyet yönetimi, verimlilik artışı ve alternatif pazar arayışları gibi başlıklarda çalışmalarını sürdürüyor.”
Bakan Bayraktar'dan akaryakıt ve doğal gaz açıklaması