Güncelleme Tarihi:

İçerde Prada, Chloe gibi dünya markalarının çantaları üretiliyor. Fabrikanın 70 çalışanı var, neredeyse 72 milletten oluşuyor. Bölgenin yerli halkı da istihdam edilmiş ama Ukraynalı da var Brezilyalı da... Elbette en önemlisi tam 16 Düzceli’nin bu küçük İtalyan köyünde kurduğu yeni hayat...
Desa’nın ikinci kuşak patronu CEO Burak Çelet bizi fabrikada karşıladı. Her bandından bir dünya markasının logosunu taşıyan çantaların önümüzden geçtiğine şahit olduk.
DÜZCE’DEKİ İŞÇİLER EĞİTTİ
Çelet, pandemi döneminde bölgeyi otomobiliyle uzun süre dolaştığını ve buraya karar verdiğini anlatırken, nedenini de şöyle özetledi: “Çin, Dünya Ticaret Örgütü’ne girdiğinde Melih Bey (Melih Çelet) büyük bir öngörüyle Çin’e gitmelisin dedi. İki ay Çin’de kaldım. Görüşmeler yaptım, sonra dedim ki ‘Bizim Çin’e gidip orada yaşamamız gerek ama ben bunu istemiyorum.’ Aynı fabrikayı Anadolu’da da kurabiliriz. 6. Bölge teşviki kapsamına giren Düzce’de fabrika kurmaya karar verdik. Sonrası geldi. Marks&Spencer’a üretim yapıyorduk, bu kanal bize Prada’yı vs getirdi. Uzun yıllardır Prada, Miu Miu, Furla, Chloe gibi markalara üretim yapıyorduk. Onların da talebiyle İtalya’da fabrika kurmaya karar verdik.”
Toskana’daki fabrikanın yapımı ise bir hayli maceralı olmuş. Çelet, binayı eski bir demir fabrikası olarak aldıklarını ancak İtalyan tarzı çalışma ile zaman kaybetmemek için inşaat işini Romanya’daki bir Türk şirkete verdiklerini anlattı. “Bu sayede müşterilerimizi şaşırtan bir hızla fabrikayı tamamladık” diyen Çelet, bölgedeki işçileri eğitmek üzere de Düzce’den çalışanlar getirdiklerinin altını çizdi. Çelet, “Biz burada farklı bir sistem izledik. Coach’ın Çin’e fabrika kuran danışmanı ile Gucci’nin İtalya’daki fabrikasında görev alan kişiyi buraya getirdim. Burada lazerli bir kalıp sistemi var. Yani işe Çin tarzı başlıyor, İtalyan tarzı devam ediyor, Türk tarzında tamamlıyoruz. Bu bize büyük bir güç ve hız kazandırdı” dedi.
Çelet’in verdiği bilgilere göre fabrikadaki üretimin yüzde 60’ı Türkiye’den gelen yarı mamüllerin tamamlanmasını içeriyor. Yüzde 40’ı da sıfırdan çanta üretimi oluşturuyor. İtalya’ya deri ihracatının büyük bölümünü Desa olarak kendilerinin yaptığını söyleyen Çelet, şöyle devam etti: “Desa olarak toplam kapasitenin yüzde 50’si ihracatken şu anda yüzde 17’ye indi bu oran. Bunun nedenlerinin başında global talepteki düşüş var. Bu fabrikada müşterilerimiz band üzerinden anlaşma yapıyor. Şu anda yılbaşına kadar tüm kapasite alınmış durumda” diye konuştu.
DEFİLEYE İLGİ BÜYÜKTÜ
Toskana’daki fabrikadan yola çıktık, Milano’da önemli bir işimiz daha var. Gaziantepli Melit Çelet’in İstanbul’da 1972’de kurduğu Desa, Milano Moda Haftası kapsamında “Tulips of Hope” SS26 koleksiyonunu, Piazza Giuseppe Tomasi dı Lampedusa’da yer alan Leather Fashion Hub’da sergileyecek. Şirketin Avrupa başkentlerinde showroom’u olan 1972 Desa markası ilk kez bir defile ile koleksiyonunu tanıtacak. Defileye ilgi oldukça büyüktü. Çelet ailesi de 7’den 70’e oradaydı.
‘TERECİYE TERE SATIYORUZ’
Melih Çelet’in defile sonrasındaki heyecanı görmeye değerdi. “Tereciye tere sattık Milano’da” dedi. Defile sonrasında Türkiye’den bir grup gazeteci ile birlikte ailenin kutlama yemeğine biz de davetliydik. Çelet, “30 yıl önce Milano’da fuara katılacaktık. Günlerce her şeyimizi hazırladık, tamamladık. Sabah her şeyimizi yıkmışlar, kırmışlardı. Bizi orada istemiyorlardı. Bu yolculuk çok uzun ve zor oldu. Ama vazgeçmedik. İtalya’da fabrika ihtiyacı olduğunda Burak Bey’i (Burak Çelet) destekledik. Burada, modanın başkentinde böyle bir defile düzenlemek bizim için büyük mutluluk verici bir başarı” dedi.
Burak Çelet’ten edindiğimiz bilgilere göre Desa’nın müşterileri de defileyi izleyenler arasındaydı. Çelet, Avrupa’daki talep daralmasının sona ermek üzere olduğu görüşünde. Gelecek planlarını anlatırken, “Bana göre darboğazın sonuna geldik. Avrupa’da talep yeniden canlanacak, bilançolar bunu gösteriyor. O zaman biz hazırlıklarımızı yapmış olacağız” ifadelerini kullandı.