Güncelleme Tarihi:

VATANDAŞIN tasarruf araçları içinde mevduat faizinin cazibesi yeniden güçlendi. Merkez Bankası (TCMB) verileri, İran savaşının piyasalarda yarattığı sarsıntının ardından mevduat faizlerinde yeniden yukarı yönlü hareket yaşandığını ortaya koydu. Güncel göstergeler, 1-3 ay vadeli ortalama TL mevduat faizinin yüzde 40.6’ya yükselerek son 7 ayın en yüksek düzeyine ulaştığına işaret etti. Faiz oranlarındaki yükseliş yalnızca mevduat tarafında değil, bireysel ve ticari kredilerde de etkisini gösterdi. Uzmanlara göre, önümüzdeki dönemde TCMB’nin atacağı adımlar ve enflasyon görünümü, faizlerin yönü açısından belirleyici olmaya devam edecek.
İHTİYAÇ KREDİSİ FAİZİ YÜZDE 50’Yİ AŞTI
Merkez’in verilerine göre kredi cephesinde yükselen borçlanma maliyetleri şu şekilde oldu: Özellikle ihtiyaç kredisi faizleri yüzde 50.1 ile en yüksek seviyeye ulaşırken, ticari kredi faizleri de yüzde 40.9 olarak kaydedildi. Her iki kredi türünde de bu yılın başından itibaren yukarı yönlü ivmenin sürdüğü gözlendi. 2025 başından 10 Nisan 2026’ya kadar olan dönemi kapsayan söz konusu veriler, faiz oranlarının dalgalı bir seyir izledikten sonra yeniden zirve seviyelere yöneldiğine işaret ediyor. Para politikası adımları ve likidite koşullarının etkisiyle kredi maliyetlerinin yüksek seyrini koruduğu, buna karşılık mevduatın yatırım aracı olarak öne çıktığı bir döneme girildiği değerlendirildi.
Öte yandan, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri, İran savaşının piyasaları etkisi altına aldığı mart ayında TL mevduat faizinin ‘getiri şampiyonu’ olduğunu ortaya koymuştu. TÜİK verilerine göre, 2026 Mart’ta aylık en yüksek reel getiri, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 1.08 ile mevduat faizinde gerçekleşmişti. Hatta, mart ayında enflasyondan arındırıldığında tek kazandıran yatırım aracı mevduat faizi olmuştu.
PİYASALARDA FAİZ HAFTASI
GEÇEN hafta Ortadoğu’daki gerilimin sonlandırılamaması ve yüksek seyreden petrol fiyatlarının etkisiyle karışık bir seyrin izlendiği piyasalarda, bu hafta ise gözler önemli merkez bankalarının faiz kararlarında olacak. Enerji maliyetlerinin yükselmesi nedeniyle enflasyonist baskıların artabileceği endişesi, bu yılki faiz indirim beklentilerinin ötelenmesinde etkili oluyor. Buna göre:
ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bu hafta çarşamba günü politika faizini yüzde 3.50-3.75 aralığında sabit tutacağına kesin gözüyle bakılıyor. Jeopolitik gerilimlerin odakta olduğu süreçte Fed Başkanı Jerome Powell’ın sözle yönlendirmelerinin de Fed’in gelecek döneme ilişkin yol haritasına ışık tutması öngörülüyor.
Ayrıca, Fed’in faiz kararıyla aynı gün para politikası kararlarını açıklayacak Kanada Merkez Bankası’nın da politika faizini yüzde 2.25 seviyesinde sabit tutacağı tahmin ediliyor.
Para piyasalarındaki fiyatlamalarda Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) 3 temel politika faizini sabit tutması beklenirken, İngiltere’de BoE’nin de politika faizini değiştirmemesi öngörülüyor. ECB ve BoE’nin ileride izlenecek yol haritasında enerji fiyatlarındaki gelişmelerin belirleyici olacağı tahmin edilirken, petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki artışın enerji enflasyonunda büyük bir yükselişe yol açması halinde faiz artırım ihtimallerinin fiyatlamalara dahil olması bekleniyor.
Japonya’da ise ekonomik görünüm ve enflasyon görünümüne ilişkin belirsizliklerin artmasından dolayı Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) bu hafta faiz artırımından kaçınması bekleniyor.
Para piyasalarındaki fiyatlamalarda, BoJ’un politika faizini yüzde 0.75’te sabit tutmasına kesin gözüyle bakılırken, bankaya yönelik faiz artırım tahminleri için haziran ayı öne çıkıyor.