Güncelleme Tarihi:

DIŞ Ekonomik İlişkiler Konseyi (DEİK) Başkanı Nail Olpak ve konsey üyelerinin geçen hafta Avrupa Birliği’ne gönderdiği mektuba üst düzey yanıt geldi. Financial Times’ta da yayınlanan mektup, Avrupa’da etkili oldu. Avrupa Birliği (AB) Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos, AA’ya verdiği röportajda “Ben bütün enerjimi ortaya koyacağım. Bugün sahip olduğumuz bu büyük fırsatı gerçekten kaçırmamalıyız” mesajı verdi. DEİK başta olmak üzere Türk iş dünyasının önde gelen temsilcileri, Avrupa Birliği’nde dönüşümün Türkiye’siz olamayacağı yönünde Avrupa Komisyonu yetkililerine mektup göndermiş, iş dünyasının tam saha baskısına Hürriyet de geniş yer vermişti.
31 Ocak 2026
‘BU İLİŞKİDEN DAHA FAZLA VERİM ALMALIYIZ’
Marta Kos, röportajında “İş dünyanızdan bir mektup aldım. Financial Times’ta da yayınlanan bu mektup, AB ve Türkiye ilişkilerinin geleceğini nasıl gördüklerini anlatıyor. Bence bu ticaret ilişkisinden çok daha fazla verim almalıyız. Buna Gümrük Birliği’nin işleyişini iyileştirmek ve var olan bazı engelleri kaldırmak da dahil” ifadelerini kullandı. Türk iş dünyasının mektubundan ‘açık bir istek’ olarak bahseden Kos, şöyle devam etti:
“Savunma işbirliğinde olduğu gibi, her iki taraf da verimin artırılması konusu üzerinde çalışmalı. Ben bunun üzerinde ilerleyebilmemiz için bütün enerjimi ortaya koyacağım. Bugün sahip olduğumuz bu büyük fırsatı gerçekten kaçırmamalıyız. Ancak bu ortak projemiz olmalı ve özen gösterilmeli.”
5-6 Şubat tarihlerinde gerçekleştireceği Türkiye ziyareti öncesi değerlendirmelerde bulunan Kos, “Bu, Türkiye’ye ilk resmi ziyaretim olacak ve çok heyecanlıyım. Göreve başladığım ilk günden beri Türkiye ile temas halindeyim” dedi. Ziyaretin özellikle Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile yoğun temaslarının bir devamı niteliğinde olduğunun altını çizen Kos’un Ankara’da iş dünyası temsilcileriyle bir araya geleceği belirtildi.
Kos, ziyareti öncesi şu mesajları verdi:
‘TÜRKİYE’Yİ DIŞLAYAMAZ’
“Made in Europe, ekonomik ve jeopolitik mantığı ele alırsak, Türkiye’yi dışlayamaz. Bence AB ve Türkiye ilişkilerine yeni bir bakış açısıyla yaklaşmanın zamanı geldi. Gerçekten zorlu zamanlarda yaşıyoruz. Etrafımızdaki dünya değişiyor. Emperyalist davranışların geri dönüşünü görüyoruz. Çin, Rusya ve ABD kendi çıkar alanlarını agresif bir şekilde genişletiyorlar.
Bence AB ve Türkiye arasındaki daha güçlü ortaklıklar hepimizin kazancına olur. AB ve Türkiye’yi ayıranlardan çok daha fazla birleştiren unsurlar var. Bunun üzerinde gerçekten çalışmalıyız. Ekonomilerimiz birbirine çok bağımlı.
4 ŞUBAT 2026
‘TÜRKİYE OLMADAN YAPAMAYIZ’
Türkiye’yi, AB’nin bağlantı gündemi olarak adlandırdığı konunun merkezinde görüyorum. Yani Avrupa’yı Orta Asya ile nasıl daha iyi bağlayabiliriz ve bu Orta Koridor’u çok güçlü bir bağlantıya nasıl dönüştürebiliriz? Bunu Türkiye olmadan yapamayız. Kafkasya’da birlikte başarabileceğimiz çok şey var. Bu yüzden Avrupa Yatırım Bankası’nın Türkiye’ye geri dönmesinden de çok mutluyum. Ankara ziyaretim sırasında her biri 100 milyon Euro değerinde iki proje imzalayacağız. Bu, Avrupa Yatırım Bankası’nın yeniden faaliyete başlaması anlamına geliyor.
Avrupa’nın MERCOSUR veya Hindistan gibi ülkelerle serbest ticaret anlaşmaları yapabilmesi çekiciliğimiz hakkında çok şey söylüyor. 450 milyonluk bir pazarız. Yani dünyanın en büyük tek pazarıyız. Bahsettiğiniz anlaşmalar çok önemli. AB ile Türkiye arasındaki ticaret ise MERCOSUR ile ticaretimizin neredeyse iki katı.
‘ŞİMŞEK İLE GÖRÜŞECEĞİM’
(Made in Europe hakkında) Türkiye’nin bazı politikalarımızda daha derin bir rol oynamasını çok isteriz ancak bunun için yerine getirilmesi gereken bazı şartlar var. Ankara’da Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile de görüşeceğim. Üst düzey diyaloglara yeniden başlamış olmamızın önemli olduğunu düşünüyorum. Geçen yıl ekonomi, ticaret, göç, güvenlik, araştırma, inovasyon ve tarım alanlarında üst düzey diyaloğumuz oldu. Ayrıca, enerji ve ulaştırma konularında da üst düzey diyaloglar gerçekleştirebilirsek çok mutlu olurum. Daha fazla güvene ihtiyacımız var. Büyük değişimler bir gecede olmayacak. Değişim ancak güven inşa edebilirsek gerçekleşecek.”
4 ŞUBAT 2026
TAM ÜYELİK HAKKINDA
Kos, Türkiye’nin tam üyelik süreciyle ilgili olarak da, “Biliyorsunuz, 2018’den beri Türkiye ile müzakereler veya katılım sürecinde bir duraklama var ancak biz Türkiye’yi hâlâ aday ülke olarak görüyoruz. Türkiye’nin çok uzun bir demokratik geleneğe ve güçlü bir sivil topluma sahip olduğunu biliyorum ve bunu güçlendirmek istiyoruz. Bu da AB ile Türkiye arasında güveni artıracaktır” mesajını verdi.
‘VİZESİZ SEYAHAT İMKÂNI GÖRMEK İSTİYORUZ’
Kos, Türkiye ile vize diyaloğu konusunda geçen yıl kabul edilen “Cascade” sistemine değinerek, “Geçen yıl göç konusunda yapılan üst düzey diyalog sayesinde, bir tür kademeli sistem uygulamaya koyduk. Yani Türk vatandaşları için bazen çoklu vize almak daha kolay oluyor ve bu şimdiden sonuç veriyor” dedi.
Fişli hibrite ‘25 gram’ freni