Kozmetikte Türkiye çağı

Güncelleme Tarihi:

Kozmetikte Türkiye çağı
Oluşturulma Tarihi: Şubat 17, 2026 04:00

Geçen yıl 2.3 milyar dolarlık ihracata imza atan kozmetik sektörü, 2006’da başlattığı ‘Turkish Beauty’ stratejisinin meyvelerini topluyor. 190 ülkeye ihracat yapan Türkiye; Dalan, Bade Natural, Farmasi, EPS Fragrances gibi markalarla hızlı yükselişte. Sektör özellikle son dönemde öne çıkan kadın kozmetik girişimcileri ve Türk dizilerinin rüzgârından güç alıyor.

Haberin Devamı

TÜRK kozmetik sektörü ‘ihracatta yeni bir dil gerek’ diyerek 2006’da başlattığı ‘Turkish Beauty’ stratejisinin meyvelerini topluyor. Türk markaların elde ettiği başarı hikâyeleri sektörde yeni girişimcilere de ilham oluyor.

2025’te yıllık yüzde 11.8 artarak 2.33 milyar dolara ulaşan kozmetik ihracatı 190 ülkeye yayılmış durumda.  İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister’in verdiği bilgilere göre 2026 yılında sektörün ihracat hedefi 2.5 milyar dolar. Marka sayısının ise son beş yılda dört kat artarak 12 bine yükseldiğini belirten sektör uzmanları, fiyatın yanı sıra kalite algısıyla da tanınmak için eğitime odaklanmak gerektiğinin altını çiziyorlar.

KADIN GİRİŞİMCİ ETKİSİ

Sektördeki markalaşma hikâyesinde son dönemde etkili olan iki faktör var; kadın girişimcilerin başarısı ve Türk dizilerinin yakaladığı ivme. Kimya sektöründe yükselişte olan kadın profesyoneller, son dönemde kendi şirketlerinin patronu olarak fark yarattılar.

Haberin Devamı

Bade Natural de bunlardan. 2016’da dijital platformlarda küçük bir üretici olarak yola çıkan marka bugün ABD, İngiltere, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Azerbaycan’ın da aralarında bulunduğu 15’ten fazla ülkeye ihracat yapıyor. Cironun yüzde 15’ini ihracatın oluşturduğunu belirten markanın kurucusu Eczacı Sinem Kapar, Türk kozmetiğine yönelik önyargıların büyük ölçüde kırıldığını vurguladı. Bu değişimin arkasında Ar-Ge yatırımları, yükselen kalite standartları ve markaların hikâye yazabilme kabiliyeti olduğunu söyleyen Kapar, Türk markalarının küresel pazardaki konumunu şöyle özetledi: “Ortadoğu’da fark yaratan, ABD’de ‘indie-bağımsız’, Rusya’da ise Avrupa markalarına güçlü bir alternatif olarak konumlanıyoruz.” Kapar’a göre Türkiye’nin ucuz işgücü ve fason üretim merkezi algısı giderek geride kalıyor. Yerini; katma değerli, içerik odaklı ve kültürünü ürüne yansıtan markalar alıyor. Kapar, “Bade Natural’in de bu çerçevede uzun vadeli hedefi, küresel pazarda ‘Turkish Beauty’ kavramını kalıcı bir akıma dönüştürmek. Biz de Türk gülü, biberiye, sığla ve ölmez çiçek gibi endemik bitkilerle Türkiye’nin doğasını ve estetik anlayışını dünyaya anlatmak istiyoruz” dedi.

Haberin Devamı

DİZİLER TAŞIYICI KOLON

Ortadoğu’dan Latin Amerika’ya, Balkanlar’dan Afrika’ya uzanan geniş coğrafyada izlenen diziler; oyuncuların makyaj stilleri, saç görünümleri ve kullandıkları ürünlerle kozmetik markaları için görünmez ama etkili bir pazarlama alanı yaratıyor. Sektör temsilcilerine göre dizilerden, Türk kozmetiğinin taşıyıcı kolonlarındandan biri olarak daha fazla yararlanmak mümkün.

Kozmetik Üreticileri ve Araştırmacıları Derneği (KÜAD) Başkanı Fuat Arslan’a göre dizi ve kültür ihracatı kozmetik sektörü için de güçlü bir kaldıraç oluşturabilir. Türkiye’nin Ortadoğu, Balkanlar ve Kuzey Afrika’da kozmetikte bölgesel bir üretim ve tedarik üssü olarak konumunu güçlendirdiğini belirten Arslan, “En fazla ihracat yaptığımız ülkeler arasında Irak, İran, Körfez ülkeleri, Rusya, Suudi Arabistan var. Markalaşma, ürün geliştirme ve pazarlama alanlarında güçlenen yerli üreticiler, artık küresel oyuncularla rekabet edebilecek seviyede” dedi.

Haberin Devamı

Kozmetikte Türkiye çağı

100 ÜLKEDE GÜNDE 500 BİN ÜRÜN EVLERE GİRİYOR

Farmasi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Tuna, “Farmasi 100 ülkede günde 500 bin ürünü evlere sokuyor ve 6 milyon kadını istihdam ediyor. Made in Turkey markalı ürünlerle Çin’den bir adım ileride gidiyoruz” dedi.

Turkish Beauty’nin teşviklerle desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Tuna, önerilerini şöyle sıraladı:

Üniversitelerde Türk kozmetiğiyle ilgili eğitim verilmeli.

Firmaların da bu çalışmaları destekleyen Ar-Ge merkezleri ve inovasyon bölümleri olmalı.”

 

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!