Güncelleme Tarihi:

Dünyadaki gelişmeler gösteriyor ki, yapay zekâ artık sadece bir yazılım değil. Taşıyan, düzenleyen, yönlendiren, servis yapan ve karar veren sistemler sahaya çıkmış durumda. ‘Metal yaka’ olarak tanımlanan yeni nesil çalışanlar tüm dünyada hızla artarken, Türk mühendisler de yarışta yerini alıyor. Bu girişimlerden biri de Thud e-Robotics’in geliştirdiği ‘X Barista’. Gelin, gerçek barista becerisiyle insansız el yapımı kahve yapan yerli teknolojinin gelişimini ve hedeflerini kurucusundan dinleyelim...
BARİSTA USTALIĞINI ROBOTLARA ÖĞRETTİ
Thud e-Robotics CEO’su Önder Akyazıcı, “Hikâyemiz, aslında yıllar içinde HORECA sektöründe ve kahve odaklı operasyonlarda biriktirdiğimiz deneyimlerin doğal bir sonucu olarak ortaya çıktı” dedi ve girişimin doğuşunu şöyle özetledi: “Tasarım ve operasyon süreçlerinde çalışırken, mekânlar ne kadar iyi tasarlanmış olursa olsun, asıl deneyimi belirleyen unsurun insan faktörü olduğunu gözlemledik. Servisin ritmi ve kahvenin kalitesi tamamen baristanın bireysel ustalığına bağlıydı ve bu da işletmelerin sürdürülebilir büyümesinin önünde büyük bir engel oluşturuyordu. Aynı kahvenin iki farklı baristadan alındığında bambaşka sonuçlar vermesi üzerine, ‘Barista ustalığını sensörlerle öğrenip robotlara aktarabilir miyiz?’ sorusunu sormaya başladık. Klasik otomasyon çözümleri yerine insanın yaptığı işi öğrenip tekrar edebilen bir teknoloji kurgulamaya karar verdik ve X Barista, bu fiziksel yapay zekâ vizyonumuzun ilk somut ürünü olarak doğdu.”
7/24 ÇALIŞABİLİYOR
Peki barista ustalığını yapay zekâya taşımak kolay oldu mu? Akyazıcı yanıtladı: “Geliştirme sürecindeki en büyük teknik zorluğumuz, insan ustalığının dijitalleştirilmesi ve kopyalanmasıydı. Çünkü bir baristanın veya şefin yeteneği sadece reçeteye bağlı değildir; el hareketlerindeki kuvvet, açı, hız ve sezgi gibi tamamen deneyime dayalı unsurlar kalitede belirleyici. Bu zorluğu, Thud e-Robotics’in temelini oluşturan ve usta baristaların gerçek hareketlerini hassas sensörlerle analiz edip yapay zekâ algoritmalarına dönüştüren hareket izleme teknolojimizle aştık. İkinci büyük zorluk ise ortam sıcaklığı, nem ve ham madde kalitesi gibi sürekli değişen koşullara uyum sağlamaktı. Sabit senaryolu robotlar bu şartlarda yetersiz kaldığından, sistemlerimizi gerçek zamanlı geri bildirimlerle kendini anında ayarlayabilen esnek bir mimariyle tasarlayarak bu problemi de ortadan kaldırdık.”
X Barista’nın 7/24 kesintisiz çalışmasının, maliyet avantajının ve minimum hata oranının en önemli avantajlar olduğunu dile getiren Akyazıcı, “X Barista, insan kaynaklı yorgunluk veya yoğunluk gibi değişkenlerden etkilenmiyor. Kısa amortisman süresi sayesinde de işletmelere teknolojik yatırımlarının karşılığını hızlıca ve ölçülebilir bir değer olarak geri veriyor” dedi.
İNSANA RAKİP DEĞİL DESTEKÇİ
Yapay zekânın hızlı gelişimi ile birçok meslek yok olacak, ya da dönüşecek... ‘Acaba X Barista da bir mesleğin yok oluşunun sinyali mi?’ diye sorduk. “Kesinlikle hayır” yanıtını veren Akyazıcı, şöyle devam etti: “Robotların insana dayalı hizmetlerin yerini tamamen alması gibi bir hedefimiz yok ve bunun mümkün olduğuna da inanmıyoruz. Biz robotlarımızı, baristaların ve şeflerin bir rakibi değil, destekçi ve asistan olarak konumlandırıyoruz. Robotumuz fiziksel olarak yorucu, tekrarlayan ve yüksek hassasiyet gerektiren ‘ustalık’ kısmını üstlenirken; insan personelimiz müşteri iletişimi, kişisel ilgi ve atmosfer yönetimi gibi ‘duygusal ve sosyal’ rollere odaklanıyor. Bu akıllı iş bölümü sayesinde çok daha güçlü bir deneyim elde ediyoruz.”
YENİ İŞ ARKADAŞLARI YOLDA
GİRİŞİM için kahve ilk adım, ama son değil. Akyazıcı, yeni projeleri için şu bilgileri verdi: “Sensör tabanlı hareket izleme teknolojimizi, ustalığın ve zanaatın önemli olduğu farklı alanlara da uyarlıyoruz. Şu anda dondurma ve tatlı servisi, kokteyl hazırlama ve içecek miksolojisi gibi kategoriler üzerinde aktif olarak çalışıyoruz. Amacımız, gıda sektöründeki zanaat gerektiren diğer tüm süreçlerde de insan ustalığını aynı yaklaşımla ölçeklemek.”
Akyazıcı, orta ve uzun vadeli planlarını da anlattı: “Orta vadede en önemli hedefimiz, geliştirdiğimiz sensör tabanlı hareket izleme teknolojisini bağımsız bir ‘öğrenme kiti’ formuna getirmek. Bu kit sayesinde şeflerin, bartenderların, çikolata ustalarının ve zanaatkârların ince motor becerilerini robotlara kendi başlarına öğretebilmelerini sağlamayı hedefliyoruz. Uzun vadede ise Thud e-Robotics’i sadece ürün satan bir şirket olarak değil, insan becerisinin robotlara aktarılabildiği küresel ölçekte bir fiziksel yapay zekâ platformu olarak konumlandırmayı amaçlıyoruz. İnsan ustalığını teknolojiyle çoğaltan yaklaşımımızla sektördeki dönüşüme liderlik etmeye devam edeceğiz.”