Güncelleme Tarihi:

ORTADOĞU’da devam eden savaşın ekonomik etkileri ihracata da yansıdı. Gelir düzeyi yüksek Körfez ülkeleri, e-ihracatçı açısından önemli bir pazar ve Türkiye’nin toplam e-ihracatında yüzde 12’nin üzerinde paya sahip. Savaşın ticaret trafiğini durdurması ise e-ihracatçının alternatif yollar aramaya başlamasına neden oldu.
YÜZDE 37 DARALDI
E-ihracata geçmeden önce Körfez bölgesine yapılan genel ihracat rakamlarını verelim... Dün açıklanan Mart 2026 verilerine göre, Türkiye’nin Körfez ülkelerine ihracatı aylık yüzde 37 düşüşle 1.3 milyar dolara geriledi. Sadece bir ayda bölge ülkelerine ihracatta 815 milyon dolarlık kayıp yaşandı. En büyük kayıp ise yüzde 83’lük düşüş ile Katar’da. 2025’te Körfez ülkelerine yapılan toplam ihracat yaklaşık 31.1 milyar dolar ile toplam ihracatın yüzde 11.4’ünü oluşturmuştu. Bu bölge lojistik avantajı nedeniyle e-ihracat açısından da önemli bir pazar Türkiye için. Türkiye’nin son yıllarda hız verdiği e-ihracat stratejisinde kritik bir büyüme merkezi haline gelen Körfez bölgesi, artan jeopolitik gerilimlerin gölgesinde risk altına girdi. Öyle ki, sektör temsilcilerine göre, Türkiye’nin e-ticaret ihracatında Körfez; özellikle Dubai, BAE ve Suudi Arabistan, son yıllarda yüksek sepet ortalaması, lüks ve hızlı tüketim talebi, Türk markalarının güçlü algısı nedeniyle ‘premium büyüme pazarı’ idi.
SUUDİLER BAŞI ÇEKTİ
Ticaret Bakanlığı’ndan aldığımız bilgilere göre, Körfez bölgesindeki e-ihracatın dağılımı incelendiğinde Suudi Arabistan yüzde 39’luk pay ile ilk sırada. İkinci sırada ise yüzde 23.6’lık payla Irak var. Suudi Arabistan, Irak ve BAE, Türkiye’nin Körfez bölgesine yaptığı toplam e-ihracatın yaklaşık yüzde 85’ini tek başına karşılıyor.
‘PLANLAR DEĞİŞTİ’
E-ihracatın nabzını tutan altyapı sağlayıcısı Ikas’ın Kurucu Ortağı ve CEO’su Mustafa Namoğlu, coğrafi yakınlık nedeniyle Türkiye’nin bu ülkelerle uzun yıllardır iyi ticari ilişkiler içinde olduğuna dikkat çekti. Namoğlu, “Sene başında Körfez ülkelerine satışı destekleyen bir tablo vardı. Fakat savaş tüm planları ve beklentileri değiştirdi” diye konuştu. Değeri yüksek ürünlerin genel ihtiyaçların ön plana çıktığı savaş gibi dönemlerde daha az talep gördüğüne işaret eden Namoğlu, şu değerlendirmeyi yaptı: “Yaşanan gerginliğin enerji piyasalarını etkilemesi nedeniyle, tüm dünyada tedarik zincirleri stres altına girdi. Bu durum başka pazarlara yönelebilir miyiz sorusunun da ucunu açıkta bırakıyor. Çünkü global ekonomi tehdit altına girmeye başladı.”
FİRMALAR PAZAR ARAYIŞINDA
TOBB E-ticaret Meclis Üyesi Cenk Çiğdemli, e-ticaret firmalarının tüm kampanyalarını Körfez odaklı yaptığını; ancak bunun savaşla birlikte değiştiğini söyledi. “Şirketlerimiz Körfez ülkelerine karşı temkinli, alternatif pazar arayışları hızlandı” diyen Çiğdemli, bu arayışta Avrupa ülkelerinin başı çektiği bilgisini verdi ve şöyle dedi: “Kuzey Afrika, Türk Cumhuriyetleri ve özellikle Doğu Avrupa gündemimizde. Yatırımlar, pazarlama bütçeleri buralara kayıyor.”
EN ÇOK MÜCEVHER ETKİLENDİ
TİM Başkanı Mustafa Gültepe, “Geçen ay Umman dışındaki tüm bölge ülkelerine ihracatımız düştü. Irak’ta yüzde 30, BAE’de yüzde 48, İran’da yüzde 41, Suudi Arabistan’da yüzde 29, Katar’da yüzde 83, Kuveyt’te yüzde 70, Bahreyn’de yüzde 81’e yakın kayıp var. Savaş en çok mücevher, hububat, ve otomotivi etkiledi” dedi.
Bakan Bolat mart ayı dış ticaret verilerini açıkadı