Kurlardaki gevşemenin ‘‘AKP`lilerin
döviz satın talimatıyla’’ olduğu yolundaki iddiaları AKP`nin iki kurmayı yanıtladı. Ali Coşkun ve Murat Mercan, ‘‘Seçimden siyasi istikrar çıktı, Mali Milat`ı da kaldırıyoruz. Kur ve faiz de doğal olarak gevşiyor’’ dedi. Coşkun, ‘‘Döviz, faiz ve borsadan oluşan şeytan üçgenini kırıyoruz’’ diye konuştu.
FAİZLERDE seçimden önce, kurlarda seçimden sonra başlayan iniş, piyasada ‘‘AKP`li dedikodular’’ çıkardı. İddiaya göre, ‘‘AKP`nin tek başına iktidarına piyasaların olumlu tepki verdiğini göstermek için AKP sempatizanları ellerindeki dövizleri bozdurup, borsaya girmeye başladı. Dolardaki düşüş ve borsadaki çıkış bu yüzden yaşandı.’’ Bu konudaki dedikoduyu AKP`nin kuracağı hükümette ekonomiden sorumlu bakan olma ihtimali yüksek iki Genel Başkan Yardımcısı`na sorduk. İkisi de böyle bir çabanın kesinlikle olmadığını ve herşeyin doğal seyrinde gerçekleştiğini söyledi.
AKP Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ali Coşkun, kur ve faizdeki inişi, borsadaki yükselişi, seçimlerden siyasi istikrar çıkmış olmasına ve AKP`nin 1 Ocak`ta başlayacak Mali Milat uygulamasını kaldırma sözüne bağladı. Coşkun şöyle konuştu:
‘‘Bakın biz seçimden önce, seçim sürecinde ve seçimden sonra sürekli konuşuyoruz. Uluslararası finans kuruluşlarına, programımızı anlattık halen de anlatıyoruz. Türkiyede birinci sorun güven bunalımıydı. Güven olmadığı için dövize talep var, faizler de yüksek. Şimdi seçimlerden güven sağlayacak siyasi istikrar çıktı. Bu yüzden de faizlerdeki düşüş seçimden önce başlamıştı zaten. Kurlar ise 1 Ocak 2003`te başlayacak Mali Milat yüzünden yüksek seyrediyordu. İnsanlar ya paralarını dövize çevirip yastık altına sokuyordu ya da yurt dışına çıkarıyordu. Biz Mali Milat uygulamasını da 1 Ocak`ta başlamadan önce kesinlikle kaldıracağımızı açıkladık. Bu da döviz cephesindeki insanları rahatlattı. Kurlar da aşağı inmeye başladı. Bana göre döviz şimdi yıl sonuna kadar durumunu korumaya çalışır. Faizler inmeye devam eder,
borsa da yükseliş eğilimini korur.’’
ÜÇGENİ KIRACAĞIZ
Ali Coşkun, AKP`nin ekonomide ve piyasada temel amacının parayı döviz faiz borsa üçgeninden kurtarmak olduğunu söyledi. Coşkun şöyle konuştu:
‘‘Biz buna şeytan üçgeni diyoruz. Asıl kárın ve yüksek faydanın paranın reel ekonomiye yönelmesi olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle de yüzde 5-7 yıllık büyüme hedeimiz var. Bugünlere kadar piyasada tedirginlik yaratan en önemli unsur seçimlerdi. Herkes `seçimden ne çıkacak, siyasi istikrar sağlanacak mı` diye endişe ediyordu. Şimdi bu endişe ortadan kalktı. Mali Milat endişesini de yaptığımız açıklamalarla yok ettik. Mali Milat`ı kesinlikle kaldıracağız. Bu korkuyla dövize dönüp yastık altına ve yurtdışına çıkan paralar da piyasada kalacak. Şu anda bu paralar borsaya yönelmiş gibi görünüyor.’’
Enerjide KDV oranı çok yüksek
ALİ Coşkun, enerji üzerindeki KDV oranlarının yüksek olduğunu bu oranları da düşüreceklerini söyledi. Coşkun, ‘‘Elektrik ve Doğalgazda uygulanan yüzde 18 KDV hem Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) hem de sanayicilerce yüksek bulunuyor. EPDK, bu oranların yüzde 8`e çekilmesi için hükümet ile müzakere istiyor’’ dedi. TÜrkiye`de kazanç vergisi tahakkuk etmediği için mali disiplinin sağlanamadığını bunedenle de dolaylı vergilere yüklenildiğini söyleyen Ali Coşkun, bunun en çarpıcı örneklerinin de enerjide görüldüğünü kaydetti. Coşkun, ‘‘Elektrik ya da akaryakıtta bir birim maliyetin 4 katına kadar vergi konulmuş durumda. Bu nedenle enerjide KDV`yi mutlak suretle düşünmek istiyoruz’’ diye konuştu.
BDDK üyelerini Meclis atayacak
AKP`nin Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ali Coşkun, BDDK üyelerini atama yöntemini değiştireceklerini söyledi. Mevduata güvencenin hemen kaldırılamayacağını bu konuda kademeli geçişin esas olacağını belirten Coşkun, enerjide KDV oranlarını da indireceklerini açıkladı.
Üst kurullara karşı olmadıklarını ancak oluşum şekilleri ve denetimleri konusunda çok hassas davranacaklarını söyleyen Ali Coşkun BDDK`nın yapısında herhangi bir değişikliğe gidip gitmeyecekleri konusunda da şöyle konuştu:
‘‘Hiçbir kuruma ya da bürokratik çalışmaya peşinen müdahale etmek istemiyoruz ama biliyorsunuz ki sağlıklı çalışması için özellikle sayıştay denetimini artırmak istiyoruz. İleri dönemlerde kurul oluşmasında daha geniş tabanlı bir temsili düşünüyoruz. BDDK üyelerinin atamalarına meclis onayı gerektiğini düşünüyoruz. Bankalarla ilgili kurumlar adaylarını gösterecek, bunlar 3`er kişi olacak. Hükümetbunu 2`ye indirecek, Meclis ise 1`e. Bu da BDDK`ya meclis denetimini getirmiş olacak. Sayıştay`ın denetimini de etkili hale getirmek istiyoruz. Amacımız bankacılık sektörünün çok sağlıklı çalışmasını sağlamak.’’
Ali Coşkun Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF)`deki bankalar konusunda arzulanan sonuçların alınamadığını bu nedenle bir sıkıntı yaratmadan daha sağlıklı bir çalışma düzeni oluşturmak istediklerini anlattı.
Mevduata güvence kademeli kalkacak
ALİ Coşkun mevduata güvenceyi kaldırmaya düşündüklerini ancak bunun ekonominin istikrara kavuşmasıyla paralel olarak kademeli olarak yapılacağını bildirdi. Coşkun amaçlarının gelişmiş ülkelerdeki kadar garanti sağlamak olduğunu belirtti.
Ekonomiden yeniden yapılanmaya da gidileceğini kaydeden Ali Coşkun, ‘‘Ekonominin tüm birimleri bir başbakan yardımcılığında toplanacak’’ dedi. Ali Coşkun devletteki ısrafı önlemek için ilk etapta yerel yönetimler reformunu hayata geçireceklerini ve bakanlık sayısını 25 ya da daha az sayıya düşüreceklerini bildirdi.
Mercan: Manipülasyon yapmayız kimseye ‘döviz satın’ demeyiz
AKP Genel Başkan Yardımcısı Murat Mercan, AKP`nin hiç kimseye ‘‘döviz sat’’ demesinin sözkonusu olmadığını belirterek, ‘‘Böyle birşey kesinlikle yok. Bu fiziki olarak da mümkün değil. Böyle bir dedikoduyu olsa olsa siyasi muhalifler çıkarıyordur ve asıl manüplasyon da budur’’ dedi. AKP`nin piyasayı manüple edecek hiçbir iradaye geçit vermeyeceğini kaydeden Mercan, ‘‘Biz öncelikle böyle hareketleri daima engelleriz. Çünkü piyasa her zaman kendi dinamikleri içinde hareket etmeli ve faiz döviz düşecekse öyle düşmeli’’ diye konuştu. İddiayı ciddiye bile almamak gerektiğini söyleyen AKP Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ali Coşkun ise iddiayı duyunca güldü ve ‘‘Bu günlerde çok yoruluyoruz. Bu iddia bu yorgunluğa rağmen beni güldürdü. Belki tek faydası da bu olacak’’ dedi. Coşkun böyle bir iddiayı ortaya atanları piyasa kurallarını bilmemekle suçladı.
Sorun çıkaran kafalar Meclis dışında kaldı
ADALET ve Kalkınma Partisi (AKP) Gaziantep Milletvekili ve eski Dış Ticaret Müsteşarı Kürşad Tüzmen, 1999 seçiminde anahtar kelimenin ‘‘terör’’, bu seçimde ise ‘‘ekonomik terör ile mücadele’’ olduğunu belirterek, ‘‘ekonomik terör ile mücadeleyi programında en iyi anlatan parti, seçimi kazandı’’ dedi. Tüzmen, bu seçimle halkın,‘‘sorunları yaratan kafalar sorunları çözemez’’ mantığı ile ‘‘sorun çıkaran kafaları Meclis dışında bıraktığını’’ söyledi.
Seçim sonuçlarını, ‘‘Türkiye için büyük transformasyonun başlangıcı, milat’’ olarak değerlendiren Tüzmen, bundan sonra artık devletle vatandaşın barıştırılması sürecinin başlayacağını vurguladı. Tüzmen, ‘‘Tüccar, sanayici ve işadamı ile devlet barışacak, bunlar eski saygın konumlarına kavuşacak’’ dedi.
Borsa`nın fonksiyonları artacak
AK Parti İstanbul Milletvekili seçilen İMKB`nin Kurucu Başkanı Muharrem Karslı, Borsa ve sermaye piyasasının gelişmesi için her türlü desteğin sağlanacağını bildirdi. Muharrem Karslı, ‘‘Sermaye piyasasının Türkiye‘nin kalkınmasında kaynak ve sermaye birikimi sağlaması açısından ve küçük tasarrufları büyük sermayelere dönüştürmesi açısından çok büyük bir rolü olduğu kanaatindeyiz. Dolayısıyla Borsa`yı ve sermaye piyasasını kesin olarak destekleyeceğiz’’ dedi. Muharrem
Karslı, Borsa’nın fonksiyonlarını artırma yollarını arayacaklarını, bunlardan bir tanesinin Anadolu`daki KOBİ`leri desteklemek ve bunları borsa hizmetinden yararlandırmak olduğunu belirtti.
Derviş: Başarı şansınız yüksek ama dikkatli olun
BİR süre öncesine kadar ekonomiden sorumlu bakan olan CHP İstanbul Milletvekili Kemal Derviş, Financial Times`da yayınlanan makalesinde AKP iktidarına mesajlar gönderdi. Derviş, ekonomi politikaları, Avrupa Birliği ve Türkiye`nin laik yapısı konularında uyardığı AKP`yi şanslı bulduğunu da belirtti. Yazısında Tayyip Erdoğan liderliğindeki Adalet ve Kalkınma Partisi`nin (AKP) oyların yüzde 34`ünü almasına rağmen, Meclis`te yüzde 64 oranında temsil edeleceğine dikkat çeken Derviş, yeni hükümete ‘‘Öncelikle ekonomi politikalarına sahip çıkmasını’’ önerdi. Derviş, makalesinde, son 18 aydır uygulanan reformlar nedeniyle Adalet ve Kalkınma Partisi`nin ülkeyi ileri götürme şansının yüksek olduğunu ifade etti.
Hükümetin ilk yapması gereken icraatın, piyasaya ekonomik programa sahip çıkacağına dair net bir mesaj vermesi olduğunu savunan Derviş, AB ile entegrasyonun aksatılmaması ve Cumhuriyet`in laik yapısına saygı gösterilmesi konularına da değindi. AB`nin genişleme sürecinde ortaya çıkabilecek bazı problemler olduğunu belirten Derviş, AKP`nin CHP ile yakın işbirliğine giderek Türkiye`nin AB entegrasyonu yolunda çalışması gerektiğini savundu. AKP`ye oy verenler dahil Türk halkının büyük çoğunluğunun Cumhuriyetin temel değerlerine bağlı olduğunu vurgulayan Derviş, AKP`nin devletin laik yapısına saygılı davranması konusunda da uyardı.