Güncelleme Tarihi:

Uygulanan sıkı para politikasının belirsizlikleri azalttığını vurgulayan R&I, Türkiye’nin yabancı para cinsinden uzun vadeli kredi notunu ‘BB-’ seviyesinden ‘BB’ye çıkardı. Böylece, Türkiye’nin notunu 8 yıl sonra yeniden artırmış oldu.
ULUSLARARASI kredi derecelendirme kurumlarının Türkiye’ye yönelik pozitif raporlamaları sürüyor. Fitch’in geçen ay sonunda Türkiye’nin kredi notu görünümünü ‘durağan’dan ‘pozitife’ çevirmesinin ardından bir rapor da dün Japonya merkezli Rating and Investment Information’dan (R&I) geldi. Türkiye’nin yabancı para cinsinden uzun vadeli kredi notunu ‘BB-’ seviyesinden ‘BB’ye yükselten R&I, böylece Türkiye’nin kredi notunu 8 yıl sonra ilk kez artırmış oldu. Raporda, son dönemde uygulanan makroekonomik istikrar odaklı politika çerçevesinin, kredi notu artışında belirleyici olduğu belirtildi. Enflasyonu düşürmeye yönelik sıkı para politikası ve mali disiplini önceleyen yaklaşımın, politika belirsizliklerini azaltarak makroekonomik dengelenme sürecini güçlendirdiği ifade edilen raporda, ekonomik aktivitede kontrollü yavaşlamaya rağmen büyümenin sürdürülebilir seviyelerde devam edeceği öngörüldü.
R&I’ın Türkiye’nin kredi notunu artırmasına ilişkin değerlendirmede bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Makroekonomik istikrar odaklı politikalarımız sayesinde ülkemizin kredi notundaki artışlar devam ediyor. Kredi derecelendirme kuruluşu R&I, 8 yıl sonra Türkiye’nin kredi notunu artırdı” ifadelerine yer verdi.
‘DIŞ KIRILGANLIK AZALDI’ VURGUSU
R&I’ın raporunda, Türkiye ekonomisinin güçlü demografik yapısı ve potansiyel büyüme kapasitesine de dikkat çekildi. Raporda, dış denge tarafında ise cari açığın belirgin şekilde daralmasına vurgu yapıldı; sermaye girişleri ve döviz rezervlerinde hem miktar hem de kompozisyon açısından gözlenen iyileşme, Türkiye’nin dış kırılganlıklarını azaltan unsurlar arasında gösterildi.
Finansal sektörün görünümüne ilişkin olarak bankacılık sisteminin güçlü sermaye yeterliliği, yüksek kârlılık ve düşük takipteki kredi oranı sayesinde finansal istikrarı desteklemeye devam ettiği belirtilen raporda, kamu maliyesi tarafında ise deprem harcamalarına rağmen mali konsolidasyon sürecinin ilerlediği, merkezi yönetim bütçe açığının milli gelire oranının gerilediği ve faiz dışı dengenin yeniden fazla vermesinin beklendiği aktarıldı.
Raporda, genel yönetim borç stokunun milli gelire oranının benzer ülkelere kıyasla düşük seviyede olmasının, borç sürdürülebilirliği açısından önemli bir çıpa oluşturduğu değerlendirmesi yapıldı.