İki katrilyon yatırım fonu portföy büyüklüğüne ulaşan İş Portföy’de, paranın yönetimi gençlere emanet. Ekip anlayışı ve kontrollü bir esneklik içinde çalıştıklarını söyleyen İş Portföy Yönetimi Müdürü Cenk Aksoy, 333 bin yatırımcının parasının stresini taşıyor. Fonların sermaye piyasası araçlarından oluşan bir mal varlığı olduğuna dikkat çeken Aksoy, işlerinin küçük birikimleri büyütürken, sermaye piyasasının gelişmesine katkıda bulunmak olduğunu söylüyor. Aksoy ve yönettiği yatırım fonu, B tipi değişken fonlar arasında ikinci sırada bulunan Zeynep Aslan sorularımızı cevapladı.
Fon yönetiminde nasıl bir strateji uyguluyorsunuz?
Aksoy: Fonların içeriklerine göre, fona yatırım yapanların neden yatırım yaptıkları konusunda bir strateji belirliyoruz. Koşullar değiştikçe stratejileri de değiştiriyoruz tabi ki. Mesela, bizim B tipi değişken fon yatırımcımızın
borsa getirisini bu fonda aramadığını tespit ettik. İç tüzük izin verse dahi hisse senedi alım satımının uygun olmadığını düşündük.
Değişken fondaki başarınızı hangi hangi kriterler ile sağladınız?
Aslan: Değişken fonlar içerikleri itibariyle en esnek fonlar. 0 ila 100 arasında istediğimiz her oranda yatırım araçlarına yatırım yapabiliyoruz. Piyasadaki fırsatlara bağlı olarak, riski yükseltebiliyoruz, volatilitenin arttığı dönemlerde ise riski azaltarak portföyü yönetiyoruz.
Güven ortamı sağlanmasına karşın faiz piyasasında yatırımcı için varolan riskler neler?
Aslan: Faizdeki köpük kısa bir sürede alındı. Faizler enflasyona göre hâlâ yüksek. Ancak önümüzdeki yıllar için enflasyonda hedeflenen rakamlara ulaşılabilme olasılığının artması önemli bir gelişme. Eğer enflasyonda istenilen sonuçlara ulaşılamazsa, faizler açısından çok endişe verici seviyelere gelebiliriz. Enflasyon hedefine ne ölçüde ulaşılabileceği faizlerin bundan sonraki seyri için de önemli olacak.
Sizin için iyi fon nedir?
Aksoy: Bir fonun iyi ya da kötü olarak nitelendirilmesi, istenilen getiriye belirlenen riskler doğrultusunda ne kadar yaklaşıldığı ile ilgili. Mesela bizim fonlarımızın başarısı belirlenen benchmark’ları ne ölçüde geçtiği ile değerlendirilir. Piyasada bulunan diğer fonlarla bir karşılaştırmaya girdiğinizde yanılma olasılığınız artar. Çünkü her fonun aldığı risk bir başkasından farklıdır.
‘Küçükler borsaya bizimle girsin’
Borsaya yatırım yapmak isteyen ancak yeteri oranda bilgisi olmayan yatırımcı açısından fonlar hangi noktada duruyor?
Aslan: Fon piyasasında henüz ağırlığı çok olmamasına karşın A tipi fonlar bunlar içinde de özellikle endeks ve hisse senedi fonları küçük yatırımcıya hitap ediyor. Ancak borsa yatırımcısı hala yatırımlarını, profesyonel yöneticiler tarafından ve riskin dağıtılması ilkesine göre yönetilen fonlar yerine doğrudan hisse senedi alarak yapmayı tercih ediyor.
Maalasef bunun sonucu olarak, 2000 yılında yaşandığı gibi piyasayı izleyemeyen küçük yatırımcı önemli miktarda zarara uğrayabiliyor. A tipi yatırım fonlarının profesyonel yönetim ve riskin dağıtılması dışında likidite kolaylığı, istenilen tutarda yatırım yapılabilmesi ve paylar halinde alınıp satılma kolaylığı gibi ekstra avantajları bulunuyor.
‘Mesleğin yıldızı çok hızlı parladı’
Yatırım fonu pazarındaki büyüme finans sektöründe işsiz kalan gençler içinde yeni bir umut kapısı olabilir mi?
Aksoy: Bankacılık sektörü krizden çok hasar aldı. Faizlerin düşmesine bağlı olarak, önümüzdeki yıllarda bankaların kâr marjları biraz daha geri gelecek. Dolayısıyla bankacılık sektörünün standardı aynı kalırken, portföy yönetimi şirketleri hızlı büyümeyle ön plana çıkacak.
Bireysel emeklilik sisteminin devreye girmesiyle sektörde bir patlama bekliyoruz. Kanun gereği bireysel emeklilik fonları portföy yönetim şirketleri tarafından yönetilecek. Bireysel emeklilik sistemi geliştikten sonra bu iş daha da tanınıp, büyüyecek. Portföy yöneticiliği mesleği dünyada olduğu gibi bankacılığın önüne geçecek gençler açısından.
Yatırımcının platformu
Faks: (0212) 505 62 46
e-mail: sonhat@hotmail.com
Para ve sermaye piyasasının önde gelen isimleri haftada bir gün sorularınızı yanıtlıyor.
Risksiz kazanç isteyenler B tipi likit fonu tercih etmeli
OKAN ALTAY Koç Portföy
Sayfanızdaki fon okulu köşenizde yatırım fonu hakkında sade, anlaşılır bir açıklama yapmışsınız. Ancak benim anlayamadığım A tipi, B tipi, karma, değişken, likit fonlar arasındaki farklar nelerdir? En kazançlı olanı hangisidir? Fonların borsayla ilişkileri ne derecedir? Bunlar hakkında bana bilgi verirseniz sevinirim.
Tatvan’dan Erhan Kara
Portföylerinde aylık ortalama bazda minimum yüzde 25 Türk şirketlerinin hisselerini bulunduran fonlar, A tipi fon olarak adlandırılıyor.
Bu sınırlamanın dışındaki fonlar ise B tipi fon kategorisine giriyor. Fon türleri açısından ise, vadesine 90 günden az kalmış sermaye piyasası araçlarından oluşan fonlara, likit fon diyoruz. Hisse senedi, borçlanma senetleri, altın ve kıymetli madenler ile buna dayalı sermaye piyasası araçlarının en az ikisinden oluşan ve herbirinin değeri fon portföy değerinin yüzde 20’sinden az olmayan fonlara karma fon deniyor. Yukarıda sayılan türlerden herhangi birine girmeyen fonlar değişken fon olarak adlandırılıyor. Hisse senedi taşıyan A tipi fonların B tipi fonlara göre daha riskli olduğu söyleyebiliriz.
Faiz oranı enflasyonun 15 puan üzerindeyse bono kazandırıyor
SALİM KASAP Park Raymond
Sormak istediğim bir kaç soru var. Elinizde 100, 150 milyar gibi yüklü para olsa bunu nasıl degerlendirirdiniz? Benim bildiğim sadece bu paranın hepsini dövize çevirip bankaya atmaktır. Ama bunun da, duruma göre riskleri var, sanırım. Bu konuları öğrenmek istiyorum. Beni aydınlatırsanız çok sevineceğim
Senir Birsel
Tarihsel olarak bakıldığında TL bono yatırımcıları uzun vadede her zaman dolar getirisinin üzerinde bir getiri elde ettiler. Uzun vadeden kastedilen ortalama 3 yıl. Bono bileşik faizleri beklenen enflasyonun 15 puan ve üstündeyse bono yatırımı ciddi olarak kazandırıyor. Böylesi bir portföyün dağılımı ise yüzde 75 TL bono, yüzde 10 gecelik repo veya mevduat, kalanı ise borsa veya endeks fon olarak değerlendirilmeli. Yatırımcı oldukça muhafazakar bir yapıya sahip ve kur riski almak istemiyorsa o zaman portföyün tamamı yabancı para cinsinden enstrümanlara yatırılabilir. Bizim tercihimiz paranın bu seçenekte Türk EuroTahvillerinde değerlendirilmesidir. Buradaki getiriler
döviz cinsinden yıllık yüzde 10-12, vade ise 4-30 yıl arasıdır. Çapraz kur riskinden korunmak amacıyla yüzde 60 dolar, yüzde 40
euro cinsi tahvil alınmalı. Böyle bir yatırımın ortalama vadesi 5 yıl, yıllık getirisi ise yüzde 11 dolaylarında oluşuyor.