Güncelleme Tarihi:
Din İşleri Yüksek Kurulu, 2026 yılı fitre miktarını açıkladı. Ramazan ayına sayılı zaman kala, fitre kimlere verili, fitre nedir ve nasıl hesaplanır araştırmaları hız kazanmıştı. Fitre Diyanet tarafından belirlenen tutarlar ile birlikte her yıl Ramazan ayında ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor. Peki, Bu yıl Ramazan fitre miktarı ne kadar, kaç TL oldu? Fitre farz mı? İşte, Diyanet fitre bedeli 2026 miktarı...
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, 2026 yılı Ramazan ayından 2027 yılı Ramazan ayına kadar olan süre için fitre miktarını 240 TL olarak belirledi.
Yapılan değerlendirmeler neticesinde;
1. Konu ile ilgili hadis-i şerifler, mevcut sosyo-ekonomik hayat şartları ve bir kişinin günlük gıda ihtiyacı göz önünde bulundurularak ülkemizde fitre miktarının 2026 yılı Ramazan ayının başlangıcından 2027 yılı Ramazan ayının başlangıcına kadar olan süre için 240 TL olarak belirlenmesine,
2. Bunun yanında her bir mükellefin, günlük gıda harcamalarını dikkate alarak belirlediği meblağı fitre olarak verebileceğine,
3. Belirlenen meblağın, nakdi olarak verilebileceği gibi gıda vb. maddelerden aynî olarak da verilebileceğine,
4. Bu meblağın, aynı zamanda günlük oruç fidyesi bedeli olduğuna karar verildi.”
Fitre (sadaka-i fıtr), Ramazan Bayramı’na kavuşan ve temel ihtiyaçlarının dışında nisap miktarı mala sahip olan Müslümanların, kendileri ve bakmakla yükümlü oldukları kişiler için yerine getirmeleri gereken mâli bir ibadettir.
Fitre, Ramazan Bayramı’nın birinci günü tan yerinin ağarmasıyla vâcip olmakla birlikte, fakirlerin bayram ihtiyaçlarını karşılamaları için Ramazan ayı içinde de verilebilir.
Hadislerde fitre miktarı; buğday, arpa, hurma veya kuru üzümden Hz. Peygamber (s.a.s.) döneminde kullanılan ölçü birimi esas alınarak belirlenmiştir. Fitrenin bu sayılan ürünlerden belirlenmesinde, o günkü toplumun ekonomik şartları ve temel gıda maddelerinden hareketle kişinin günlük gıda ihtiyacının dikkate alındığı anlaşılmaktadır.
Fıtır sadakası, kişinin bakmakla yükümlü olmadığı yoksul Müslümanlara verilir. Fıtır sadakası ve oruç fidyesini vermek durumunda olan kimsenin bunlardan doğrudan ya da dolaylı olarak yararlanmaması esastır. Zekât için de aynı kural geçerlidir. Bu sebeple bir kimse zekâtını, fıtır sadakasını ve fidyesini kendi usûl ve fürûuna veremez. (Usûl, bir kimsenin anası, babası, dede ve nineleri; fürûu ise; çocukları, torunları ve onların çocuklarıdır.) Ayrıca eşler de birbirlerine zekât, fitre ve fidye veremez.
Hanefîlere göre aşağıda sayılanlara fitre verilmez:
a) Ana, baba, büyük anne ve büyük babalara, b) Oğul, oğlun çocukları, kız, kızın çocukları ve bunlardan doğan çocuklara, c) Eşine, d) Zengine yani aslî ihtiyaçları dışında nisap miktarı mala sahip olan kişiye, e) Babası zengin olan ergen olmamış çocuğa (Merğînânî, el-Hidâye, 1/111-112)
f) Şâfiîlere ve İmam Ebû Yûsuf’a göre fitre, Müslüman olmayana da verilemez. (Mâverdî, el-Hâvî, 3/387; 10/519; Merğînânî, el-Hidâye, 1/111)
Zikredilenlerin dışındaki kardeş, teyze, dayı, amca, hala ve onların çocukları, gelin, damat, kayınpeder ve kayınvalide gibi akrabalar zengin değillerse kendilerine zekât, fitre ve fidye verilebilir. (Zeylaî, Tebyîn, 1/301)






