TÜSİAD`dan hükümete `Attali Planı` örneği

28.02.2008 - 09:25 | Son Güncelleme :

Türkiye Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD)   yönetimi   önceki gün ekonomi yönetimiyle, teknik düzeyde detaylara da giren, çok kapsamlı bir görüşme yaptı.

Erdal SAĞLAM / REFERANS GAZETESİ

Toplantıda TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ ve başkan yardımcılarının yanı sıra Çalışma Gurubu Başkanları, ekonomik koordinasyondan sorumlu Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren ile üst düzey bürokratlar bir araya geldi. Taraflar ekonomide gelinen aşama ve yapılacakları detaylı biçimde tartıştı.

TÜSİAD`ın toplantıda katılımcılara, Fransa`da Başkan Sarkozy`nin ünlü iktisatçı Jacques Attali`ye hazırlatarak uygulamaya soktuğu raporu dağıttığı ve Başbakan Yardımcısı Ekren`den Başbakanın da bağımsız bir kişi veya kurula bu tür bir büyüme raporu hazırlatması gerektiğini söylediği öğrenildi.

TÜSİAD Başkanı Arzuhan Yalçındağ`ın yaptığı sunuş konuşması teknik ağırlıktaydı. Yalçındağ küresel krize karşı önlem alınıp, ekonomi yönetimine güvenin yeniden oluşturulmasını, ileriye dönük olarak da istikrarlı yüksek büyümeyi sağlayacak politikalar belirlenmesini istedi. Toplantıda karşılıklı olarak Türkiye`nin küresel krizden nasıl etkileneceğinin de tartışıldığı belirtildi. 

Toplantıda bakanlık bürokratlarının daha çok Zaten faizler yüksek, yani bu krize hazırlıklı yakalandık, şimdilik çok ağır etkileri de görülmüyor, o nedenle acil önleme ihtiyaç yok havasında oldukları öğrenildi. TÜSİAD üyelerinin ise küresel krizden önümüzdeki dönem daha fazla etkilenileceğini belirterek, önlemlerin bir an önce alınmasının hem ekonominin dayanıklılığını artırmak, hem de ekonomi yönetimine sarsılan güvenin yeniden oluşturulması sağlamak açısından önem taşıdığını söyledikleri öğrenildi.

Toplantıya katılan yetkililer beklenti yönetimi üzerinde fazlaca durulduğunu, bürokratların tepki önlemlerinin beklenti yönetimini kötü etkileyeceğini belirttiklerini, ayrıca yaşanan kriz için dikkatli davranılıp, panik havası verecek söylemlerden kaçınılması gerektiği üzerinde önemle durduklarını söylediler.

TÜSİAD yönetimi, hükümetten 7 yıl önce yapılan programın ihtiyaçları artık karşılamadığını belirterek, IMF ve AB çıpasının yeniden oluşturulmasını istedi. TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, Nazım Ekren başkanlığındaki ekonomi yönetimine, Türkiye açısından bir dizi riskin olduğuna dikkat çekerek; Türkiye`nin IMF anlaşmasıyla yola devam etmesinin ek güvence olacağını söyledi. Global kriz karşısında önlem paketi hazırlığı gerektiğini kaydeden Yalçındağ,  Merkez Bankası Para Politikası Kurulu`na yapılacak atamaların da bir an önce tamamlanması gerektiğini söyledi. Yalçındağ, önümüzdeki dönemde faizlerde yükselişin de kaçınılmaz olduğunu vurguladı. 

Önlem paketi hazırlığı olmalı


Konuşmasında dünya ekonomisindeki gelişmelere dikkat çeken Yalçındağ, euro bölgesinde enflasyonun son 14 yılın zirvesine çıktığını vurguladı. Gelişmelerin Türkiye için bir dizi riske işaret ettiğini kaydeden Yalçındağ, Türkiye`nin de ABD başta olmak üzere diğer ülkeler gibi bir önlem paketi hazırlığında olması gerektiğini söyledi.

2007 yılı üçüncü döneminde 148 milyar dolara yükselmiş olan Türk özel kesim borç stokunun çevrilmesinde maliyet artışının kaçınılmaz olduğunu belirten Yalçındağ,  Bu durumda, reel sektörün yurtiçi finansal piyasalardan daha fazla yararlanabilmesi için, sermaye piyasalarının derinleştirilmesi, halka açılmanın özendirilmesi ve aracılık maliyetlerinin aşağı çekilmesi gerekiyor dedi. Enflasyonla mücadelede merkez bankalarının tüm maharetlerini göstermesinin gerekeceği bir döneme girildiğine dikkat çeken Yalçındağ, Türkiye`nin para ve maliye politikalarını büyük bir beceriyle uygulaması gerekecek diye konuştu. 

Faiz oranlarında artış olacak

Yaşananlar nedeniyle genel olarak faiz oranlarında artış olacağına dikkat çeken Yalçındağ, Türkiye`nin faiz politikasını da hassas dengeler içerisinde belirlemesi gerektiğini söyledi. Faiz oranlarının hem fon çekme, hem de talebi uyarma niteliğinde olmasının önemli olduğunu belirten Yalçındağ, maliye politikalarının da artık önem kazandığını kaydetti. Yalçındağ, Türkiye`nin uluslararası piyasalardaki kredi notunun yükseltilebilmesi için bozulan bütçe disiplinin yeniden düzeltilmesi gerekmektedir dedi. Ekonomi yönetimine duyulan güvenin de önemli bir unsur olduğunu belirten Yalçındağ, Merkez Bankası Para Politikası Kurulu`na yapılacak atamaların da bir an önce gerçekleştirilmesini istedi. Yalçındağ, Bu, Merkez Bankası`nın bağımsızlığı ve çalışma etkinliği açısından piyasalara verilecek önemli bir mesaj olacaktır. Bu mesaj, Türkiye`nin enflasyonla mücadelesini destekleyecektir diye konuştu. 

IMF anlaşması sürsün

Yeni dönemde IMF`le ilişkilerin nasıl devam edeceğinin de bir an önce açıklanmasını isteyen Yalçındağ, Türkiye`nın artan belirsizlik ve risk altında IMF anlaşması ile yola devam etmenin ek bir güvence olacağını söyledi. Yalçındağ, AB sürecinin hızlanarak devam etmesinin de önemli olduğunu söyledi. AB üyelik yolunda hızla ilerleyen bir Türkiye`nin en önemli mesajı vereceğini kaydeden Yalçındağ, Uygulamakta olduğumuz ekonomik programın da günümüzün koşullarına göre uyarlanması gerekiyor. Ayrıca, 7 yıl öncesinin yapısına göre şekillendirilmiş program, ekonomimizin bugünkü ihtiyaçlarına tam olarak cevap veremiyor diye konuştu. Yalçındağ, reformlara hız verilmesi ve sanayi stratejisinin oluşturulmasını da talep etti. 

Ekren`e sunulan TÜSİAD raporu

Türk Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren`e önceki gün yapılan toplantıda derneğin hazırladığı bir raporu da sundu. Raporun içeriğini, TÜSİAD`ın Türk ekonomisinin belkemiğini oluşturan 7 alandaki aksaklıkları belirlemek amacıyla kurduğu çalışma gruplarının yaptığı araştırmalar ve çözüm önerileri oluşturuyor. TÜSİAD`ın çalışma grupları oluşturduğu alanlar şunlar: Vergi, Konjonktür Değerlendirme, Bankacılık, Sermaye Piyasaları, Sigortacılık ve Bireysel Emeklilik, Kayıtdışı Ekonomi ile Mücadele ve Sanayi.

Vergi Çalışma Grubu

*Transfer fiyatlandırması sadece yabancı ülkelerle yapılan işlemler için uygulanmalıdır.

*Firmaların devreden KDV problemine çözüm bulunmalıdır.

*Kontrol edilen yabancı kurum düzenlemeleri kapsamında pasif nitelikli olmayan gelirler için de vergi alınmamalıdır.

*Büyük Yatırımlar için Kurumlar Vergisi İndirimi düzenlemesi hayata geçirilmelidir.

Konjonktür Değerlendirme Çalışma Grubu

*AB üyelik sürecinde müktesebat uyumu hızlandırılmalıdır.

*IMF stand-by anlaşmasının tamamlanmasının ardından IMF ile ilişkilerin nasıl devam edileceği konusu netleştirilmelidir.

*Ekonominin yönetiminde etkili olan düzenleyici ve denetleyici kurumlarda bağımsızlık, şeffaflık ve hesap verebilirlik garanti altına alınmalıdır.

*Faiz oranlarındaki düşüş sürecinin devamına elverişli bir ortam yaratılması için beklenti yönetimi doğru yapılmalıdır.

*Özelleştirmeler hızla tamamlanmalı ve özelleştirme gelirleri kamu borç stokunu azaltmakta kullanılmalıdır.

*Kamu kesimi borçlanma gereksinimi daha da azaltılıp, borç stoku daha da aşağı çekilmelidir.

Bankacılık Çalışma Grubu

*Yurtiçi ve yurtdışı borçlanmalarda vergi yükleri eşitlenmelidir.

*Kamu ve özel bankalar arasında rekabet koşulları eşitlenmelidir.

*Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ile birlikte, kredilerin değerlemesinde bileşik faizin kullanılamaması hükmü değiştirilmelidir.

*Sosyal Güvenlik Reformu bir an önce yasalaşmalıdır.

*Aracılık maliyetlerinin düşürülmesine yönelik önlemler alınmalıdır.

Sermaye Piyasaları Çalışma Grubu

*Halka arz özendirilmeli, halka açık şirket sayısının arttırılması yönelik teşvik mekanizmaları geliştirilmelidir.

*SPK kaydından çıkma ve halka kapanma konularına ilişkin tebliğlerdeki eksiklikler giderilmelidir.

Sigortacılık ve Bireysel Emeklilik Çalışma Grubu


*Sigorta bilinci yaygınlaştırılmalı, sigorta kullanımını özendirecek önlemler ve teşvikler uygulamaya konmalıdır.

*Doğal Afet Sigortaları yeniden yapılandırılmalıdır.

*Sigorta sektörünün, sosyal güvenlik sistemi ile bütünleşmesi sağlanmalıdır.

*Yeni Sigortacılık Kanunu gereği, vergiden düşürülemeyen teknik karşılıklar vergiden düşürülebilmelidir.

Kayıtdışı Ekonomi ile Mücadele Çalışma Grubu:

*Kayıtdışı ekonomi sorunu, birçok alanda eş zamanlı ve kapsamlı bir eylem planı uygulanmasını gerektirmektedir.

*Konuyla ilgili tüm kamu ve sivil toplum paydaşları bir araya getirilerek, tüm paydaşların ortak çalışması ve katılımı sonucunda ortaya çıkacak ve herkesin altına imza atacağı bir Toplumsal Mutakabat Bildirgesi yayımlanmalıdır.

`İhracat ve istihdamı artıracak bir sanayi stratejisi gerekli`

Devlet Bakanı Nazım Ekren`le yapılan toplantıda bir konuşma yapan TÜSİAD Sanayi Çalışma Grubu Başkanı Agah Uğur, sanayi sektörüne ilişkin açıklanan son verilerin büyüme perspektifleri açısından sanayi stratejisi üzerinde dikkatle durulması gerektiğine işaret ettiğini belirtti. Uğur, sektörlerin rekabet güçlerini yükseltecek, ihracat kapasitesini artıracak ve istihdam yaratacak bir sanayi stratejisine ihtiyaç duyulduğunu bildirdi.

Türkiye`nin büyüme hedeflerine ulaşabilmesi için özel sektörün katma değeri yüksek sektörlere yatırım yapması gerektiğini belirten Uğur, Bunun için sanayi politikasının öncelikleri belirlenmeli. Verimli şirketler neden büyümemiyor? Bu iyi teşhis edilmeli dedi.

Revize edilmiş ve kapsamlı bir sanayi politikası stratejisi ile KOBİ eylem planı oluşturulması gerektiğini ifade eden Uğur, Zorlu bir süreç olan sanayi stratejisinin oluşturulmasını bir nebze olsun kolaylaştıracak faktör, Türk iş dünyasının dinamiklerini doğru tahlil edebilmektir. Sanayi stratejisi arayışlarının tüm tarafların bir araya gelebileceği zeminlerde sürdürülmesini çok önemli. Sanayi stratejisi özel kesimin etkin katılımıyla, güçlü ve zayıf noktalarıyla fırsat ve tehditler analizine dayalı orta ve uzun vadeli temel vizyonu içermelidir. Vergi, sosyal güvenlik, dış ticaret, KOBİ, çevre, bölgesel gelişme, altyapı, lojistik, eğitim, teşvik politikaları gibi diğer politika alanlarındaki temel öncelikleri ve gelişmeleri dikkate alarak bunların olası etkileri çok iyi değerlendirmelidir. Sektörlere özgü rekabet gücünü geliştirmeye yönelik politikalar ve tedbirler oluşturulmalı dedi.

Sanayiye sektörel bakış çalışması

TÜSİAD Sanayi Çalışma Grubu olarak Türkiye Sanayisine Sektörel Bakış başlıklı bir çalışma başlattıklarını belirten Agah Uğur, Bu çalışmada Türk sanayisinin mevcut yapısından hareketle, sanayinin bütün sektörleri rekabet, yasal düzenleme, çevre, istihdam, bölgesel kalkınma, yüksek katma değer yaratma ve uluslararası üretim süreçlerinin parçası olma açısından ele alınıyor. İncelenen sektörlere yatay bir yaklaşım getirilen bu çalışmada, her bir sektörün rekabet gücünün artırılması için neler yapılabileceği ortaya konulacak dedi.

Uğur çalışmayı bu yıl içerisinde yayımlamayı planladıklarını da ifade etti. Agah Uğur ayrıca, önümüzdeki dönemde ekonomi alanında, ABD`nin güçlü ve önde gelen düşünce kuruluşlarından biri olan The Conference Board (TCB) ile yeni bir çalışma daha başlatmak istediklerini söyledi. Uğur, Bu çalışmanın amacı Türkiye`nin küresel rekabet gücünün artırılması için önerilerin geliştirilmesi olacaktır. Proje çerçevesinde, küresel ekonomik ve sektörel gelişme dinamikleri belirlenecek ve bu dinamiklerin gelecek 10-15 yıllık zaman dilimi içinde Türkiye ekonomisi üzerindeki etkileri ortaya konacak diye konuştu.


Bu haberi okuyanlar bunları da okudu
 
KAPANIŞLAR (BIST)
BUGÜN 1000 TL NE OLDU?
1.006 TL        
BORSA
1.002 TL        
DOLAR
999 TL        
EURO
1.000 TL        
ALTIN
 

bigpara

Copyright © 2018 Tüm hakları saklıdır.
Hürriyet Gazetecilik Matbaacılık A.Ş.

YASAL UYARI:
Piyasa verileri Matriks Bilgi Dağıtım Hizmetleri A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. Üye girişi yapılan Canlı Borsa sayfaları haricinde Hisse senedi verileri 15 dk gecikmelidir. Tahvil-Bono-Repo özet verileri her durumda 15 dk gecikmelidir.

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bununla beraber gerek site üzerindeki, gerekse site için kullanılan kaynaklardaki hata ve eksikliklerden ve sitedeki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan ve üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararlardan dolayı Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez.

BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz.