Piyasanın 7 kabus senaryosu

06.09.2007 - 15:51 | Son Güncelleme :

Piyasalardaki hareketleri belirleyen en önemli unsurların başında beklentiler, geleceğe yönelik tahminler ve öngörüler gelir

Piyasalardaki hareketleri belirleyen en önemli unsurların başında beklentiler, geleceğe yönelik tahminler ve öngörüler gelir. Eğer piyasa oyuncuları gelecekte olumlu gelişmeler yaşanacağına inanıyorsa bunu şimdiden fiyatlamaya başlar ve önümüzdeki dönemin beklentileri mevcut fiyatlar içerisinde kendine yer bulur.

HÜRRİYET

Peki ya kötümser beklentiler? Onlar da aynı şekilde piyasalardakimevcut fiyat seviyelerini belirleyen en önemli öğelerden biridir. Özellikle korku, endişe ve tedirginlikler piyasayı yerden yere vuracağı gibi, etkileri ekonomiden siyasete kadar her alanda kendini belli eder.

Aslında yatırımcılar her dönemde kendilerine çeşitli korkular yaratabilir. Bunun ekonomik politikalardan savaşlara, finansal krizlerden banka batıklarına kadar birçok nedeni olabilir ve her dönem değişikilik gösterir. Günümüzde ise korkular genellikle uluslararası finans piyasaları kaynaklı. Ancak bunun yanında Türkiye`ye özel korkular da var...

İşte yatırımcıların en büyük korkuları ve 7 kabus senaryosu...

YA FED FAİZ İNDİRMEZSE...



Yatırımcıların kısa vadedeki en büyük korkusu işte bu. Ve tam da bu nedenle ABD Merkez Bankası (FED) Başkanı Bernanke`nin ağzından çıkan her söz, piyasalar açısından son derece kıymetli. Yatırımcılar Bernanke`nin dönem dönem yaptığı açıklamalarda 18 Eylül toplantısında faiz indirimine gidilmeyeceği yönünde sinyaller aldığı zaman yaptıkları satışlarla borsaları dağıtıyor.

Herkes faizlerin indirileceğine o kadar şartlanmış ki, ters bir durum piyasalar açısından tam bir kabus senaryosu olacak. Özellikle kısa vadede çok sert satışlara hazırlıklı olmak lazım. Aslında krizin ilk başlarında Bernanke faiz indirimine soğuk bakıyordu. Fakat gelinen noktada işler o kadar karıştı ki, istemese de bu faiz indirimini yapmaya mecbur kalacak fgibi görünüyor. Tersi durumda piyasanın sopası her tarafı dağıtabilir...

YA YAPON YENİ DOLARA KARŞI YÜKSELİRSE...

Piyasalarda son yıllarda yaşanan para bolluğunun en önemli sebeplerinden birisi carry trade, yani düşük değerli para birimlerinden ucuz faizlerle borçlanıp bu parayı yüksek getirili piyasalarda değerlendirmek.

Bunun için en uygun imkanı da Japonya sunuyor. Ülkede faiz oranları yüzde 1`i bile bulmazken, Japonya`dan Yen borçlanan yatırımcılar, bu parayı önce dolara sonra da yatırım yapacakları ülkelerin para birimlerine çeviriyor. Girilen ülkelerde borsa ve faizden önemli kazançlar elde ediliyor, sonrasında para tekrar Yen`e çevrilip yerine konuyor. Bu saadet zincirinin sürmesi için de en önemli şart Yen`in değerinin düşük kalması... 

YA ABD RESESYONA GİRERSE...

Bu da piyasaların son dönemdeki korkularından. ABD ekonomisinin küçülmesi ve aynı anda enflasyon tehlikesinin başgöstermesi ihtimali piyasaları tedirgin ediyor. Bu nedenle özellikle çok zayıf gelen ekonomik veriler piyasada dalgalanma yaratabiliyor.

Korkuların temelinde ise `ABD hapşurursa dünya nezle olur` düşüncesi yatıyor. Özellikle en büyük ihracat pazarı ABD olan Asya ülkeleri için bu durum tam bir kabus senaryosu.

YA KRİZ EKONOMİNİN GENELİNE YAYILIRSA...

Son dönemde riskli mortgage kredileri ile başlayan ve kredi piyasasında dönem dönem kendini hatırlatan finansal kriz herkesin malumu. Çeşitli fonların batmasına ve yatırımcıların gelir kaybına neden olan bu durumun ekonomiyi ne kadar etkileyeceği henüz bilinmiyor.

Her ne kadar çok büyük etkiler yaratması beklenmese de, dün ABD`de açıklanan ev satışları verisinin önceki seneye göre yüzde 12 düşüş göstermesi piyasada panik yarattı. `Acaba bu çalkantı ekonomiye yayılır mı endişeleri` yatırımcıların akıllarının bir köşesinde duruyor.

YA ÇANKAYA`DA GERGİNLİK YAŞANIRSA...

Şimdi gelelim iç risklere. Piyasada fazla dillendirilmese ve üzeri küllerle örtülse de olası bir gerginlik yatırımcıların risk algılamalarının bir köşesinde duruyor.

Çankaya ve 30 Ağustos resepsiyonlarında herhangi bir gerginlik yaşanmamasını piyasalar olumlu algıladı ve bu durum yatırımcıları rahatlattı. Ancak olası bir gerginlik sert satışlara neden olabilir. Bunun için Genelkurmay`ın 27 Nisan`daki uyarısının ardından piyasa hareketlerine bakmak yeterli...

YA SİYASETTE İPLER GERİLİRSE...

Bu da Türkiye`nin bir başka riski. Ak Parti`nin tek başına iktidarını devam ettirmesi piyasalar tarafından son derece olumlu algılandı. Gerçi seçim sonrası oluşan olumlu hava yurtdışındaki çalkantıya teslim olduysa da, beklentilerin pozitif olduğunu hatırlamak lazım.
 
Ancak bu olumlu beklentiler siyasette iplerin gerilmesi ile yerini tedirginliğe bırakabilir. Özellikle sivil toplum kuruluşları, YÖK, asker, muhalefet ve hükümet arasındaki ilişkiler belirleyici olacak.

YA YABANCI SERMAYE KESİLİRSE...

Bu risk biraz daha orta vadeli bir kabus senaryosu. Türkiye`nin artan ithalatı ile birlikte önü alınamayan cari açığı ekonominin yumuşak karnı konumunda. Her ne kadar hükümet `finanse edildiği sürece sorun yok` dese de bu sefer yatırımcının aklına şu soru geliyor: Ya finansman kaynağı bir gün kesilirse.

Bunun anlamı da Türkiye`nin cari açığını hem direkt yatırım hem de sıcak para olarak finanse eden yabancı sermaye akışının kesilmesi. Yabancı sermaye girişindeki olası bir azalma, hemen cari açık problemini akıllara getirecek.

Bu durumda Türkiye`nin geçen sene mayıs-haziran dalgasından daha fazla etkilenmesinin esas nedeni olan yüksek cari açığın yİne piyasalar üzerinde yıkıcı etkiler yaratması kaçınılmaz olacak.


Bu haberi okuyanlar bunları da okudu
 
KAPANIŞLAR (BIST)
BUGÜN 1000 TL NE OLDU?
1.006 TL        
BORSA
1.000 TL        
DOLAR
1.000 TL        
EURO
999 TL        
ALTIN
 

bigpara

Copyright © 2018 Tüm hakları saklıdır.
Hürriyet Gazetecilik Matbaacılık A.Ş.

YASAL UYARI:
Piyasa verileri Matriks Bilgi Dağıtım Hizmetleri A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. Üye girişi yapılan Canlı Borsa sayfaları haricinde Hisse senedi verileri 15 dk gecikmelidir. Tahvil-Bono-Repo özet verileri her durumda 15 dk gecikmelidir.

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bununla beraber gerek site üzerindeki, gerekse site için kullanılan kaynaklardaki hata ve eksikliklerden ve sitedeki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan ve üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararlardan dolayı Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez.

BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz.