Kara harekâtı: Ne kadar, nereye kadar

26.02.2008 - 14:02 | Son Güncelleme :

Irak`ın kuzey sınır bölgelerinde girişilen kara harekâtı dördüncü günü doldururken bunun bir piknik gezintisi olmadığı, yüksek sayılması gereken can kayıplarından belli oluyor.

Cengiz Çandar / REFERANS GAZETESİ

Harekâta subay ve astsubayların katılması, yani uzman birliklerin görev alması, acemi askerlerin sahada bulunmaması, yüksek sayıdaki can kaybını daha da anlamlı kılıyor.

Çatışmanın sertliği; süresi ve kapsamına ilişkin soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Türkiye`de sesi hayli yüksek çıkan bir tampon bölge oluşturulsun; Kuzey Irak`a yerleşilsin korosunun bulunduğu malum. Kimi uzmanlar, çatışmaların birkaç hafta süreceğine ve nisan sonuna dek, Irak topraklarında kalmak gerekliliğine işaret ediyor.

Harekâtın kapsamı çok net ve kararlı biçimde belirlenmemişse, Kuzey Irak`a saplanma riski kadar, Türkiye`nin güneydoğusunda istikrarın bozulması ihtimali de canlanıyor. Askeri açıdan zaruri bir güvenlik operasyonu ile işgalci güç arasındaki sınır, bazen bir soğan zarı kadar ince olabilir. Masa başında yapılan hesaplar ile sahadaki mücadelenin gerekleri, ilkinden ciddi sapmaları da beraberinde getirebilir.

PKK`nın siyasi-askeri karargâhının Kandil dağ kompleksinde yer aldığı, silahlı güçlerinin önemli bir bölümünün de orada konuşlandığı bir sır değil. Kara harekâtı ise Kandil`den görece olarak uzak bir coğrafyada cereyan ediyor.

Düzensiz silahlı güçlerle cephe savaşı verilmeyeceğini, en basit askerlik bilgisine sahip olanlar bile bilir. Harekâtın, PKK`nın Türkiye`ye sızma yollarını temizlemek ve örgütün bölgedeki lojistik altyapısını çökertmeye yönelik olduğu da haritaya bakıldığı vakit anlaşılıyor. Ancak görev tamamlanıp çekilindiğinde, boşaltılan alanın PKK`lılar tarafından tekrardan doldurulacağı da tahmin edilebiliyor.
Bu durumda, Türk Silahlı Kuvvetleri, sınırın Irak tarafında kalacak mıdır? Kalacaksa, ne kadar süreyle kalacaktır? Siyasi açıdan kalabilmesi mümkün görülmekte midir?

Bunlar, geçerli soru işaretleri olarak duruyor...
 
***
Türkiye`nin, kara harekâtına ABD onaylı olarak giriştiği ortada. ABD`ye rağmen bir askeri harekât mümkün olamazdı. Bu da ortada. Ancak ABD yeşil ışığının bir süresi ve mesafesinin bulunduğunu da görmek durumundayız.

Iraklı Kürtler, resmi ağızlarından, ABD`yi suçlamaya başladı. Daha önemlisi, ABD`nin Türkiye`ye yönelik politikasında, İran`ı tecrit etmek uğruna, Türkiye`ye PKK konusunda destek olmak gibi dramatik bir ayarlama yapan ve önümüzdeki hafta Ankara`da beklenen Amerikan Savunma Bakanı Robert Gates`in açıklaması.

Gates, harekâtın PKK sorununu çözmeyeceğini açık bir dille ilan etti. Bu konuda sorulan bir soruya kestirmeden Hayır cevabını vermekte tereddüt etmedi. Gates, Hayır dedikten sonra, Irak ve Afganistan`taki tecrübemizin, bir terörist sorunla baş edebilmek için güvenlik operasyonlarına girişirken bunun, ekonomik ve siyasi girişimler de gerektirdiğini gösterdiğini sanıyorum. Başvurulan askeri faaliyetlere ek olarak, Türkiye`de yaşayan Kürtler arasında kazanılabilir olanların kaygılarına cevap verecek ve PKK`nın terörist faaliyetlerinin ardındaki kitle zeminini ortadan kaldırarak Kürtlerin Türkiye`ye sadakatini sağlayacak girişimler gerekiyor dedi.

Bunun kestirmeden tercümesi, Türkiye`nin Kürt sorununu çözmek için siyasi proje ortaya koymasının beklendiği. Halihazırdaki kara harekâtına ilişkin olarak ise Gates, en kısa zamanda sonuçlanmasını istediklerini açıkladı.

Harekâtın süresi uzadıkça, AB`den de yavaş yavaş itiraz sesleri yükselmeye başlayacak. Ayrıca, daha önce harekâta hayli zayıf bir tepki için kuzeydeki Kürt yönetimi tarafından eleştirilen merkezi Bağdat hükümeti de egemenliğinin ihlal edildiğini öne sürerek, sesini yükseltmeye başladı.

Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin Irak içlerinde kalma süresi uzadıkça, sıkıntının sadece askeri alanda değil; dış dünyada siyasi-diplomatik alanda da ortaya çıkacağı seziliyor.
 
***
Türkiye`nin, Kuzey Irak bataklığına saplandığını ya da saplanmakta olduğunu henüz söyleyemeyiz. Bunun ölçüsü, silahlı kuvvetler personelinin, PKK`lılara ek olarak, Irak Kürt peşmerge güçleriyle de karşı karşıya gelmesidir.

Şu ana dek, harekât bölgesi peşmerge güçlerinin pek bulunmadığı, nispeten tecrit alanlarını kapsıyor. PKK`nın TSK`yı daha içerilere çekerek, peşmergelerle de çatıştırmak hesabı güttüğü fark ediliyor. PKK lider kadroları, zaten, Türk kara harekâtını Celal Talabani`nin davet ettiğini iddia ederek, içerde kendi lehine kamuoyu oluşturmaya ve Irak Kürt liderlerini, Türkiye`ye karşı koymaya zorluyor.

Türkiye`nin kara harekâtı, kapsamını genişletirse yani daha güneye, daha iç bölgelere kayarsa bu, tüm Irak`ın dengelerini etkileyecek boyutlara ulaşabilir, çok daha önemli siyasi sonuçlar doğurabilir.

Irak, hayli kırılgan bir yapıda. Bir süredir, ülkenin orta bölgelerinde elde edilen terör ve şiddet olaylarındaki nispi azalmada, Bağdat, Musul ve geleneksel Şii-Sünni çatışma alanlarına konuşlandırılan peşmerge güçlerinin mevcudiyetinin payı var. Eğer, Kürtler, bu güçlerini şimdi bulundukları yerlerden çekip, kuzeye kaydırırlarsa, Irak`ın orta bölgelerindeki pamuk ipliğine bağlı güvenlik dengesi de çöker. Ve ABD, böyle bir gediği dolduracak durumda değil.

Dolayısıyla ABD`nin yeşil ışığı, Türk kuvvetleri ile peşmergeler arasındaki çatışma ihtimalinde kalın bir kırmızı çizgiye dönüşebilir.

Ankara karar mekanizması ve siyaset, bütün bu ince ayarı yapabilme becerisi demek.

Yapıldığından ya da yapılacağından emin olabilir miyiz?

Bu soruya gönül rahatlığıyla cevap verebilmek için önümüzdeki birkaç gündeki gelişmeleri beklemek ve görmek durumundayız...
Bu haberi okuyanlar bunları da okudu
 
KAPANIŞLAR (BIST)
BUGÜN 1000 TL NE OLDU?
1.000 TL        
BORSA
1.000 TL        
DOLAR
1.000 TL        
EURO
1.000 TL        
ALTIN
 

bigpara

Copyright © 2018 Tüm hakları saklıdır.
Hürriyet Gazetecilik Matbaacılık A.Ş.

YASAL UYARI:
Piyasa verileri Matriks Bilgi Dağıtım Hizmetleri A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. Üye girişi yapılan Canlı Borsa sayfaları haricinde Hisse senedi verileri 15 dk gecikmelidir. Tahvil-Bono-Repo özet verileri her durumda 15 dk gecikmelidir.

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bununla beraber gerek site üzerindeki, gerekse site için kullanılan kaynaklardaki hata ve eksikliklerden ve sitedeki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan ve üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararlardan dolayı Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez.

BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz.