Turizm sektörü haziran ayından umutlu

21.05.2020 - 15:40 | Son Güncelleme :
Turizm sektörü haziran ayından umutlu  | Ekonomi Haberleri

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği Başkanı Bağlıkaya, "Yaklaşık 600-700 milyon TL civarında iptal ve iade gerçekleşebilir diye tahmin ediyoruz. Ama haziranda iç hatların başlaması, seyahat kısıtlamalarının gevşemesi ile doğru orantılı olarak insanlar da bu panik iptallerinden vazgeçebilirler. Bunlar panik iptalleri." dedi.

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya, Zoom uygulaması üzerinden online sohbet toplantısına katıldı. Bağlıkaya, koronavirüsün sektöre etkileri ve sektörün gelecek dönem beklentilerine ilişkin bilgi verdi.

Turizm sektörünün koronavirüs döneminde vereceği hizmetlerin her aşamasının çok detaylı bir çalışma gerektirdiğini aktaran Bağlıkaya, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın işinin çok zor olduğunu, herkesi tatmin edecek bir sonucun çıkmasını beklediklerini, nasıl bir düzen gelecekse ona uyacaklarını söyledi.

Bağlıkaya, küçük ölçekli seyahat acentelerine finansman desteği sağlanması amacıyla hayata geçirilen "İşe Devam Kredisi" için, on bine yakın acente içinden bin civarında acentenin müracaatta bulunduğunu aktardı.

##$HABER_1462221$##

THY'nin uçuşlara başlama duyurusunu da değerlendiren Bağlıkaya, şunları kaydetti: "Türkiye'ye turist gelmesi için önemli olan charter seferlerinin başlaması ama THY çok önemli bir mihenk taşı. THY'nin başlama tarihini önemsiyoruz. THY'nin iç hat seferlerine başlaması, havacılıkta nasıl bir dünya ile tanışacağımızı de bize gösterecek. THY seferlerine başlar başlamaz, sistemin nasıl olduğunu göreceğiz. İlk başlarda acil işler dışında insanların hava yolu ile seyahat edeceğini düşünmüyorum belli bir süre.

Ondan sonraki dönemde yavaş yavaş başlayacak. Ülkemizde turizm açısından bakıldığında, destinasyonlarımızın tamamı kara yolu ile seyahat edilebilecek yerler. Otellerin açılması ile turizm hareketinin başlaması beklenebilir, Haziranın başından itibaren de bu hareketliliği ufak tefek de olsa bekliyoruz. İç turizmde hafif hafif bir hareket bekliyoruz. THY'nin iç seferlere başlaması moral anlamında da çok önemli. Uçakların uçuyor olması, damarların yavaş yavaş açılması anlamına da geliyor."

Bağlıkaya, yurt dışından uçuşların da kısıtlı olarak açılmasını beklediklerini dile getirerek, bu normalleşme adımının bir dönemin bitip bir dönemin başlaması adına önemli olduğunu aktardı.

"THY'nin uçuşlarına başlıyor olması demek, artık Kovid-19 ile ilgili sürecin belli bir bölümünün bitmiş olduğunun göstergesi sayılabilir." diyen Bağlıkaya, ardından da yavaş yavaş her şeyin düzene gireceğini anlattı.

"BİR TANE VAKA HER ŞEYİ TERS ÇEVİREBİLİR, DİKKATLİ HAREKET ETMELİYİZ"

Açılacak yurt dışı pazarlarda, ilk başta Polonya, Ukrayna, Azerbaycan, Özbekistan gibi ülkelerin geleceğini kaydeden Bağlıkaya, taleplere bakıldığında da oralardan yüksek talep bulunduğunu, İsrail'den de ciddi bir talep aldıklarını söyledi.

Bağlıkaya, ilk anda serbest bir turizm hareketi olmayacağını, ülkelerin karşılıklı hareketiyle kontrollü şekilde hareketin başlayacağını dile getirdi.

Seyahatlerde HES kodu dönemine değinen Bağlıkaya, şu değerlendirmelerde bulundu: "Ülke olarak salgınla mücadelede rakibimiz sayılabilecek ülkelerden çok daha başarılı mücadele verdik. HES kodundaki endişemiz, acele ederek, bir an önce bir şeyleri başlatma endişesiyle bir hata yapmamak. Bütün meselemiz bu. Yoksa insanların buraya geldiğinde, otellerde kendi ülkelerinden daha yüksek oranda bir şey gelme ihtimali yok ama insanların ülkemize hasta gelme ihtimalleri de var. oradaki endişemiz, açılmış bir pazardan gelen, otellerimizde çıkan herhangi bir vakanın ülkemizin aleyhinde kullanılmasından endişeliyiz.

Onun dışında tedbirlerin layıkıyla alınacağını, bu konularda ülkemizin bugüne dek verdiği sınavı gölgeye düşürecek bir duruma düşeceğimizi düşünmüyorum. Bir tane vaka her şeyi ters çevirebilir, dikkatli hareket etmeliyiz."

"HER ŞEY SİSTEMİ OTELLERİN DAYATTIĞI BİR SİSTEM DEĞİL"

Firuz Bağlıkaya, her şey dahil sisteminin dönemsel değişiklikleri hakkında bilgi verdi.

Sistemin otellerin dayattığı bir sistem olmadığının altını çizen Bağlıkaya, talepten kaynaklanan gelişen bir sistem olduğunu anlattı.

Böyle bir sistemin içinde seyahat isteyen önemli bir kitle bulunduğunu bildiren Bağlıkaya, "Bunu bir anda değiştirmek mümkün değil ama yeni dönemde yine açık büfe olacaktır ama serviste çok yakın temasın kaldırılması, aynı kaşıkla servis edilmemesi gibi değişiklikler olacaktır." ifadelerini kullandı.

İade ve iptal talepleri hakkında bilgi veren Bağlıkaya, bunun hacmine ilişkin şu bilgileri verdi: "İptal ve iadelerle ilgili bilgimiz yok ama tahminimiz var çünkü insanlar mümkün olduğunca 'iptal etme ertele.' yönüne gidiyorlar. Yaklaşık 600-700 milyon TL civarında iptal ve iade gerçekleşebilir diye tahmin ediyoruz. Ama haziranda iç hatların başlaması, seyahat kısıtlamalarının gevşemesi ile doğru orantılı olarak insanlar da bu panik iptallerinden vazgeçebilirler.

Bunlar panik iptalleri, bunu yurt dışında da aynısını yaşıyoruz. Seyahat başladığı zaman turizmin açılmasıyla bu durum nereye gider onu göreceğiz. İç pazarda otellerimizin Kovid salgını önlemlerini alması ve uygulamasında sıkıntı olmazsa, iç pazarda dış pazardaki kadar kayıp olacağını düşünmüyorum. Önlemler tatmin edici olursa geçen seneye göre yüzde 30-40 kayıplarla geriye dönüş olur."

Haziranda sezon psikolojik olarak başladıktan sonra insanların iptallere gitmeyip, eylüle, ekime aktaracakları öngörüsünde bulunan Bağlıkaya, haziran ayını beklemek gerektiğini dile getirdi.

"OTELLERDE FİYATLA İLGİLİ ÖNEMLİ BİR FARK BEKLEMİYORUM"

Bağlıkaya, alınan önlemlerin tüketiciye yansıyıp yansımayacağı yönündeki soruya ilişkin, "Hava yollarında görünen yolcu sayısında azalma olmayacağı yönünde, dolayısıyla uçaktan fiyat farkı gelmesi söz konusu olmayacak. Otellerin de büyük bölümü, otelin belli kısmını açmayı planlıyor. Görünen tabloda önemli bir fiyat farkı beklemiyorum." yanıtını verdi.

Son dönemde bir ay öncesine göre iptal talebinde olmadığının altını çizen Bağlıkaya, "Dünya turizmi ile ilgili beklentim yüzde 70 civarında daralma olacağı yönünde. İnsanlar seyahat arzusunu kendi ülkelerinde giderecek. Önemli bir süre yurt dışı seyahatlerde bir hareketlenme beklemiyorum." ifadelerini kullandı.

"KAMU DESTEĞİ OLMADAN YÜRÜYEBİLECEK HALDE BİLE DEĞİL SEKTÖR"

AVM'lerdeki istatistiklerin ilginç olduğunu belirten Bağlıkaya, aynı rakamların turizm sektörüne de yansıyabileceğini, seyahat eden sayısı düşük olsa da, ciroların yüksek olabileceğini bildirdi.

Bağlıkaya, her konuda hasar tespitinin olay sonrasında yapılabildiğinin altını çizerek, bakanlığın bu konuda ilerleyen süreçte bir rapor hazırlayacağını dile getirdi.

Otellerin fahiş fiyatlar açıklayıp durumu avantaja çevireceği gibi durumların olmayacağının altını çizen Bağlıkaya, "Bu kadar büyük yıkımdan çıkmış, aylardır çalışmamış müesseselerin 100 TL'lik ürünlerini 150 TL'ye satmalarını ya da bu talebin gelmesini de fırsatçılık olarak değerlendiremeyiz, herkes can derdinde. İnsanlar kısa çalışma ödeneği, devlet yardımları ile geçiniyorlar. Turizm sektörünün önemli kısmı şu an devlet desteği ile dönüyor. Kamu desteği olmadan yürüyebilecek halde bile değil sektör." değerlendirmesinde bulundu.

"HER GÜN 10 BİN VAKA OLAN BİR ÜLKEDEN DİĞER ÜLKENİN TURİST KABUL EDECEĞİNİ TAHMİN ETMİYORUM"

Bağlıkaya, tüm ülkelerin birbirini takip ettiğini dile getirerek, "Her gün 10 bin vaka olan bir ülkeden diğer ülkenin turist kabul edeceğini tahmin etmiyorum. Belli ülkeler rakamlara bakarak birbirine seyahati açacaklardır. Haziran ayında standartlar oturtulur ise eylülde ciddi bir turist patlaması yaşayabiliriz. " dedi.

Bakanlığın süreç içinde olması gerektiği gibi hareket ettiğini, bu anlamda çalışmalarını yeterli bulduklarını, tüm dünyada zaten durumun aynı olduğunu ve ekstra şeyler yapılamadığının söyledi.

Bağlıkaya, konuşmasını şöyle tamamladı: "Bizim rakip olan ülkelerde de turizm pazarlaması ile ilgili bizim ülkemizden farklı bir şey yapıldığını görmedim. İnsanların öncelikleri sağlıktı. Bizim Bakanlığımız da rakip ülkelerin bakanlıkları da süreci daha pasif geçirdiler çünkü insanların sağlıkları söz konusuydu.

Yavaş yavaş ülkeler hareketleniyor, tanıtım yapıyor. O tanıtım da sağlık ve hijyen üzerinden gidiyor. Şu an da öne çıkan ülkenin denizleri, güzellikleri değil, hijyen, sağlık ve güvenlik. İnsanlar tatil seçerken doğası çok güzel olan ülkeye değil, sağlık anlamında hijyen anlamında en güvenilir ülkeye gidecekler. Bu özellikleri öne çıkaracak stratejiler öne çıkarmalıyız."


Etiketler

Bu haberi okuyanlar bunları da okudu
 
  • BIST
  • DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
103.024 Değişim: 0,37% Hacim : 10.039 Mio.TL Son veri saati : 18:00
Düşük 102.014 22.05.2020 Yüksek 103.307
Açılış: 102.454
6,8148 Değişim: 0,00%
Düşük 6,7958 25.05.2020 Yüksek 6,8189
Açılış: 6,8145
7,4349 Değişim: 0,07%
Düşük 7,4030 25.05.2020 Yüksek 7,4367
Açılış: 7,4299
378,92 Değişim: -0,33%
Düşük 377,16 25.05.2020 Yüksek 380,24
Açılış: 380,16
bigpara

Copyright © 2020 Tüm hakları saklıdır.
Hürriyet Gazetecilik Matbaacılık A.Ş.

YASAL UYARI:
Piyasa verileri Foreks Bilgi İletişim Hizmetleri A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. Üye girişi yapılan Canlı Borsa sayfaları haricinde Hisse senedi verileri 15 dk gecikmelidir. Tahvil-Bono-Repo özet verileri her durumda 15 dk gecikmelidir.

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bununla beraber gerek site üzerindeki, gerekse site için kullanılan kaynaklardaki hata ve eksikliklerden ve sitedeki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan ve üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararlardan dolayı Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez.

BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz.