Güncelleme Tarihi:

ENERJİ ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, “2026 yılı adeta rüzgârın yılı olacak. Zira YEKA yarışmalarının bin 500 megavatlık kısmı rüzgâr olacak” dedi. Bayraktar, deniz üstü yani offshore rüzgâr enerjisi için bakanlık olarak Saros Körfezi, Gökçeada, Bozcaada ve Edremit açıklarında dört ayrı offshore sahası belirlediklerini açıkladı.
EN STRATEJİĞİ DENİZ ÜSTÜ
Bayraktar, dün katıldığı Türkiye Rüzgâr Enerjisi Kongresi’nde yenilenebilir enerji yatırımlarında YEKA modelinin başarılı sonuçlar verdiğini belirterek, bugüne kadar toplam 7 bin 800 megavatlık YEKA yarışmasının gerçekleştirildiğini söyledi. Yeni model kapsamında 2024 ve 2025 yıllarında toplam 3 bin 800 megavatlık yeni kapasitenin tahsis edildiğini anlatan Bayraktar, “Önümüzdeki dönemde her yıl en az 2 bin megavatlık YEKA yarışmaları düzenlemeye devam edeceğiz” diye konuştu. YEKA yarışmalarının bin 500 megavatlık kısmının rüzgâr olacağını kaydeden Bayraktar, şöyle devam etti:
“Önümüzdeki dönemin en stratejik başlıklarından biri de deniz üstü yani offshore rüzgâr enerjisi olacaktır. Ülkemiz bu alanda çok önemli bir potansiyele sahiptir. Bakanlık olarak Saros Körfezi, Gökçeada, Bozcaada ve Edremit açıklarında dört ayrı offshore saha belirledik. İzin süreçlerinin tamamlanmasının ardından Türkiye’nin ilk deniz üstü rüzgâr YEKA yarışmasını gerçekleştireceğiz. 2035 yılına kadar offshore rüzgârda 5 bin megavatlık kapasite hedefliyoruz.”
‘TARİHİ DÖNÜŞÜM SÜRECİ’ VURGUSU
Bayraktar, enerjide tarihi bir dönüşüm sürecinden geçildiğini belirterek, “Bir tarafta jeopolitik gerilimler, diğer tarafta iklim değişikliği, tedarik zinciri kırılmaları, enerji güvenliği endişeleri ve artan elektrik talebi” dedi. Hürmüz Boğazı’nda başlayan krizin küresel piyasalara etkisinin hep birlikte görüldüğünü ifade eden Bayraktar, “Enerji artık sadece ekonomik bir mesele değil; milli güvenlikten rekabetçi ekonomiye, diplomasiden toplumsal refaha kadar her alanı doğrudan etkileyen stratejik bir başlık haline geldi. Bu içinde bulunduğumuz dönem, belirsizliklerin arttığı, krizlerin süreklilik kazandığı, enerji arz güvenliğinin ülkelerin en temel önceliği haline geldiği bir dönem. Bu yeni dönemde güçlü olan yalnızca kaynağa sahip olan değil; enerjiyi çeşitlendirebilen, teknolojiyi geliştirebilen, altyapısını güçlendirebilen ve hızlı karar alabilen ülkeler olacaktır” diye konuştu. Enerjide dışa bağımlılığı azaltan, arz güvenliğini önceleyen, yerli ve yenilenebilir kaynaklarını maksimum düzeyde değerlendiren ve aynı zamanda çevreyle uyumlu bir enerji dönüşümünü hayata geçiren çok katmanlı bir strateji yürütüldüğünü kaydeden Bayraktar, “Türkiye, enerji arzında bir sıkıntı yaşamayan ülkelerden biridir” dedi.
İLETİME 30 MİLYARDOLARLIK YATIRIM
Bayraktar, Ulusal Enerji Planı’na göre elektrik talebinin 2035 yılında 510 teravatsaat seviyesine ulaşmasının beklendiğini ifade ederek şöyle devam etti:
“Bu büyüyen talebi güvenli, temiz ve ekonomik kaynaklarla karşılamak zorundayız. Rüzgâr ve güneş kurulu gücümüzü toplam 120 bin megavata çıkarmayı hedefliyoruz. Bu hedef doğrultusunda; iletim altyapımızı da büyütecek ve daha dirençli bir hale getireceğiz. Çünkü güçlü bir yenilenebilir enerji portföyü, güçlü bir şebeke altyapısı gerektirir. Bu kapsamda; 14 bin 700 kilometre uzunluğunda, 40 gigavat kapasiteli HVDC hattı, 15 bin kilometre yeni AC iletim hattı ve 40 yeni konvertör merkezi planlıyoruz. 2035 yılına kadar yeşil iletim altyapısına yaklaşık 30 milyar dolarlık yatırım gerçekleştireceğiz. Bunun yanında enterkonneksiyon kapasitemizi artırarak Türkiye’yi bölgesel enerji ticaretinin merkezi haline getirmeyi amaçlıyoruz.”
REUTERS: ABD PETROLÜ TÜRKİYE’YE GELİYOR
ABD’NİN küresel piyasalardaki arz dengesini sağlamak amacıyla kullanıma açtığı Stratejik Petrol Rezervleri’nden (SPR) Türkiye’ye yapılacak ilk sevkiyat için düğmeye basıldı. Reuters’ın haberine göre, milyonlarca varil ham petrol taşıyan dev tankerler Türkiye’ye ulaşmak üzere yola çıktı. Özellikle ABD ve İran arasında tırmanan gerilim nedeniyle Hürmüz Boğazı üzerinde yaşanan arz kısıtlamaları ve geçiş riskleri, enerji güvenliği adımlarını kritik hale getirdi. Türkiye’nin bu süreçte ABD rezervlerinden ham petrol tedarik etmesi, bölgedeki enerji darboğazına karşı atılmış önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Araştırma şirketi Kpler verilerine göre, Yunan bayraklı “North Star” isimli aframax tipi tanker, Teksas’taki Bryan Mound stratejik rezerv tesisinden yaklaşık 680 bin varil ham petrol yükledi. Sevkiyatın mayıs ayı ortasında Aliağa Limanı’na ulaşmasının beklendiği belirtildi. Sevkiyatın ikinci ayağında ise Hong Kong bayraklı ‘DHT Antelope’ adlı tanker öne çıkıyor. Söz konusu dev tanker, nisan ayı sonunda Galveston açıklarında yaklaşık 1,1 milyon varil ham petrol yüklemesini tamamlayarak rotasını Türkiye’ye çevirdi. Gemi takip verilerine göre tankerin ay sonuna doğru Türkiye’ye ulaşması planlanıyor.
Kurban Bayramı emekli ikramiyeleri ödeme tarihleri belli oldu
Avrupa'da jet yakıtı krizinin çözümü için anahtar ülke Türkiye