Hamburger
En Çok Arananlar
    Popüler Haberler
      notification

      Bildirimler

      close

      Bildirimler

      close

      1-1,5 milyon TL’lik otomobil için çarpıcı hesap: Araç fiyatlarında kritik dönem! Tercihler değişti, bu neyin habercisi?

      1-1,5 milyon TL’lik otomobil için çarpıcı hesap: Araç fiyatlarında kritik dönem Tercihler değişti, bu neyin habercisi

      Otomobil almak isteyenlerin kafasındaki kritik soru değişmedi: Beklemek mi, harekete geçmek mi? Piyasadaki son gelişmeler, sadece fiyatların değil tüketici alışkanlıklarının da yeni bir döneme girdiğini gösteriyor. Rakamlar, önümüzdeki dönemde otomobil tercihlerinde dikkat çekici bir tabloya işaret ediyor. İşte detaylar…

      REKLAM
      REKLAM

      Araç almak isteyen milyonlarca tüketicinin kafasında bugün aynı soru var: “Beklersem daha uygun bir fiyat yakalayabilir miyim, yoksa artan maliyetlerle birlikte daha yüksek fiyatlarla mı karşılaşırım?”

      Yüksek kredi faizleri, finansmana erişimdeki zorluklar ve fiyat belirsizliği otomobil talebini ertelerken, pazardaki değişim yalnızca satış rakamlarında değil, tüketicinin tercih ettiği araçlarda da kendini gösteriyor.

      Peki, otomobil almak için doğru zaman ne zaman? Tüketici gerçekten fiyatların düşmesini mi bekliyor, yoksa artık daha ekonomik, teknolojik ve düşük kullanım maliyetli araçlara mı yöneliyor?

      Türkiye otomotiv pazarındaki son veriler, bu soruların yanıtlarının değişen bir alışkanlığa işaret ettiğini gösteriyor. Konuya birazdan daha yakından bakalım…

      1-1,5 milyon TL’lik otomobil için çarpıcı hesap: Araç fiyatlarında kritik dönem Tercihler değişti, bu neyin habercisi

      YÜZDE 25’LİK KÜÇÜLME NE ANLATIYOR?

      Türkiye otomotiv pazarı, yılın ilk yedi ayında hem satışlardaki gerilemeyle hem de tüketici tercihlerindeki dikkat çekici değişimle yeni bir döneme işaret etti. Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği’nin (ODMD) ocak-temmuz verileri, toplam satışlarda gerilemeye işaret etse de elektrikli ve hibrit araçların yükselişini sürdürdüğünü de ortaya koydu.

      Rakamlara bakıldığında ocak-temmuz döneminde otomobil ve hafif ticari araç satışları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10,72 azalarak 638 bin 965 adet oldu. Otomobil satışları yüzde 12,14 düşüşle 502 bin 712’ye, hafif ticari araç satışları ise yüzde 5,05 gerileyerek 136 bin 253’e indi. Temmuz ayında ise pazar daralması daha belirgin hissedildi; otomobil ve hafif ticari araç pazarı yüzde 25 küçüldü.

      Öte yandan elektrikli otomobillerde ise özellikle daha erişilebilir modellerin yükselişi dikkat çekti. 160 kilovat altındaki elektrikli araçların satışları yüzde 5,3 artarak toplam pazarın yüzde 16,7’sine ulaşırken, 160 kilovat üzerindeki modellerin payı yüzde 57,8 düşüşle yüzde 2 seviyesinde kaldı.

      1-1,5 milyon TL’lik otomobil için çarpıcı hesap: Araç fiyatlarında kritik dönem Tercihler değişti, bu neyin habercisi

      ‘BEKLE-GÖR’ MODUNA GİRİLDİ

      Temmuz ayında yaşanan bu yüzde 25’lik sert daralmanın pazarın bir erteleme ve ‘bekle-gör’ moduna girdiğini net bir şekilde gösterdiğini söyleyen Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş, “Vatandaşın alımı ertelemesindeki birinci ve en büyük etken krediye erişim zorluğu ve yüksek finansman maliyetleri” dedi.

      Şu anda mevduat faizlerinin sunduğu cazip getirinin, birikim sahiplerini araç almak yerine mevduatta kalmaya teşvik ettiğine dikkat çeken Karakaş, “Kredi kullanarak araç almayı hedefleyen geniş kitle yüksek taşıt kredisi faiz oranları ve BDDK sınırlandırmaları (kredi kullanım oranlarının düşüklüğü) nedeniyle oyundan çekilmek zorunda kalıyor. Yüksek fiyatlar da bu tablonun zeminini oluşturuyor ancak temel düğüm finansmanda kilitleniyor” şeklinde konuştu.

      FİYATLARDA DÜŞÜŞ BEKLENMELİ Mİ? SONBAHAR DÖNEMİNE DİKKAT!

      REKLAM
      REKLAM

      Tüketicinin ‘fiyatlar radikal şekilde düşer’ beklentisine girmesini gerçekçi bulmadığını söyleyen Muhammed Ali Karakaş, “Otomotiv pazarında fiyat mekanizmasını belirleyen iki ana anahtar var: Döviz kuru ve küresel üretim/tedarik maliyetleri. Kur tarafındaki yukarı yönlü trend ve Euro/Dolar paritesindeki hareketler korunduğu sürece, nominal araç fiyatlarında kalıcı ve büyük indirimler beklemek hayalcilik olur” ifadelerini kullandı.

      Ancak sonbahar döneminde markaların ve distribütörlerin stok eritme hareketlerine sahne olacağını da hatırlayan Karakaş, “Fiyat listelerinde açık bir indirim görmesek bile; sıfır faizli kredi kampanyaları, takas destekleri, aksesuar/bakım hediyeleri ve indirimli filolar üzerinden gizli/örtülü indirimlerin arttığı bir rekabet ortamı göreceğiz. Tüketici için ‘bekleme’ stratejisi fiyat düşüşü için değil, bu kampanya avantajlarını yakalamak adına makul olabilir. Ancak kur baskısı göz önüne alındığında, sonbahar sonrasında yeni zam riskinin her zaman masada olduğunu unutmamak gerekir” dedi.

      1-1,5 milyon TL’lik otomobil için çarpıcı hesap: Araç fiyatlarında kritik dönem Tercihler değişti, bu neyin habercisi

      1,5 MİLYON TL’LİK BİR ARAÇTA NASIL BİR FİYAT DEĞİŞİMİ BEKLENİYOR?

      REKLAM
      REKLAM

      Peki, önümüzdeki dönemde fiyatlarda gerileme veya artış olursa bu oranlar ne seviyede gerçekleşir? Örneğin 1,5 milyon TL’lik çok satan bir model üzerinden nasıl bir değişim yaşanır?

      “Gerileme senaryosunda (kampanyalı satışlar), doğrudan etiket fiyatında yüzde 10-15’lik bir düşüş beklemek imkansıza yakın. Ancak stok revizyonu ve markaların finansman destekleriyle (örneğin 300 bin TL’ye 12 ay yüzde 0 faiz gibi) tüketicinin cebine yansıyan toplam maliyet avantajı yüzde 3 ila yüzde 5 bandında bir esneme yaratabilir” diyen Muhammed Ali Karakaş şöyle devam etti:

      “Yani 1,5 milyon TL’lik bir aracın sunduğu nakit ve kampanya avantajı karşılığı yaklaşık 1,42-1,45 milyon TL seviyelerine denk gelen bir alım fırsatı doğurabilir. Artış senaryosu (kur ve maliyet baskısı) ise kurdaki kademeli yükseliş ve model yılı geçişleri dikkate alındığında, sonbahar ve yıl sonuna doğru fiyatlarda yüzde 5 ila yüzde 10 arasında bir artış potansiyeli yüksek. Bu durumda aynı araç 1,5 milyon TL’den 1,57-1,65 milyon TL bandına tırmanabilir. Özetle, araç alma niyeti ve imkânı olan tüketicinin radikal düşüşler bekleyerek nakitte kalması, kur kaynaklı zam dalgasına yakalanma riskini beraberinde getirebilir.”

      TÜKETİCİNİN ANA TERCİHİ FARKLI BİR ALAN KAYDI! EN ÇOK BU ARAÇLAR SATIYOR

      REKLAM
      REKLAM

      Türkiye’de şu anda en çok talep gören SUV, hibrit ve uygun fiyatlı modellerde fiyatlar ne seviyede?

      “Pazarda talebin merkezinde açık ara SUV modeller ve yakıt ekonomisiyle öne çıkan hibrit çözümler yer alıyor” diyen Muhammed Ali Karakaş fiyatlara dair şu bilgilerin altını çizdi:

      Giriş ve uygun fiyatlı segment (850.000 TL – 1.200.000 TL): Pazarın en hızlı dönen ve erişilebilir kategorisinde Fiat Egea, Renault Clio ve Hyundai i20 öne çıkıyor. B-segment Hatchback ve Sedanlar pazarın tabanını oluşturuyor.

      Kompakt SUV ve C-SUV segmenti (1.400.000 TL-2.100.000 TL): Tüketicinin ana tercihi bu alana kaymış durumda. Türkiye’de üretilen Togg T10X, Chery Tiggo serisi, Hyundai Tucson, Nissan Qashqai ve Peugeot 3008/2008 bu segmentin en çok satan temsilcileri.

      Hibrit ve elektrikli modeller (1.350.000 TL-2.300.000 TL): Toyota Corolla Hybrid ve C-HR gibi köklü oyuncuların yanında, Togg T10X ve pazara giren Çin menşeili tam elektrikli/plug-in hibrit SUV modelleri fiyat-performans dengeleriyle yoğun ilgi görüyor.

      1-1,5 milyon TL’lik otomobil için çarpıcı hesap: Araç fiyatlarında kritik dönem Tercihler değişti, bu neyin habercisi

      BENZİN TAHTINI KORUYOR AMA DEVİR DEĞİŞİYOR

      REKLAM
      REKLAM

      Benzinli araçlar ilk sırada kalsa da hibrit ve elektrikli araçların payının yüzde 50’yi aşması ne anlama geliyor? Dönüşüm hızlandı mı?

      Bu soruma “Kesinlikle. Bu tablo, Türkiye otomotiv pazarında tarihi ve geri dönülemez bir dönüşümün eşiğinde olduğumuzun somut kanıtı” cevabını veren Muhammed Ali Karakaş, “Elektrikli ve hibrit araçların payının yüzde 50 barajını aşması geçici bir trend değil, tüketici davranışlarındaki köklü bir zihniyet değişimi. Bu hızlı geçişin arkasında üç ana madde var” dedi ve ekledi:

      Yakıt ekonomisi ve işletme maliyeti: İçten yanmalı motorlu araçların artan yakıt ve bakım maliyetleri, tüketiciyi doğrudan hibrit ve elektrikli seçeneklere yöneltiyor.

      Yerli üretim ve yerel dinamikler: Togg’un pazara girmesi ve şarj altyapısının Türkiye genelinde yaygınlaşması, elektrikli araçlara olan güveni ve kabulü hızlandırdı.

      Küresel üretim stratejileri ve Çin etkisi: Otomotiv üreticilerinin dizel üretkenliğini kademeli olarak bitirmesi ve rekabetçi fiyatlı hibrit/elektrikli modellerin pazara girmesi dönüşümü kaçınılmaz kılıyor. Türkiye pazarı artık geleneksel içten yanmalı motor çağını kapatıp, hibritin köprü vazifesi gördüğü tam elektrikli mobilite dönemine beklenenden çok daha hızlı bir şekilde adapte oluyor.