Merkez Bankası 2020 yılı enflasyon beklentisini açıkladı

30.01.2020 - 10:40 | Son Güncelleme :
Merkez Bankası 2020 yılı enflasyon beklentisini açıkladı | Ekonomi Haberleri

Merkez Bankası Başkanı Uysal, "Enflasyonun, yüzde 70 olasılıkla 2020 yılı sonunda yüzde 6,2-10,2 aralığında -orta noktası yüzde 8,2- gerçekleşeceğini öngörüyoruz" dedi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Murat Uysal, Enflasyon Raporu 2020-I Bilgilendirme Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, enflasyonu düşürmeye odaklı, sıkı bir para politikası duruşu ve güçlü politika koordinasyonu altında, enflasyonun kademeli olarak hedeflere yakınsayacağının öngörüldüğünü söyledi.

Bu çerçevede, enflasyonun 2020 yıl sonunda yüzde 8,2 olarak gerçekleşeceği, 2021 yıl sonunda yüzde 5,4’e geriledikten sonra orta vadede yüzde 5 düzeyinde istikrar kazanacağının tahmin edildiğini dile getiren Uysal, "Enflasyonun, yüzde 70 olasılıkla, 2020 yılı sonunda yüzde 6,2 ile yüzde 10,2 aralığında (orta noktası yüzde 8,2), 2021 yılı sonunda ise yüzde 3 ile yüzde 7,8 aralığında (orta noktası yüzde 5,4) gerçekleşeceği öngörülmektedir." değerlendirmesinde bulundu.

Uysal, enflasyonun, ekim raporunu takip eden dönemde tahminlerle uyumlu gerçekleştiğini belirterek, şunları kaydetti: "Enflasyondaki düşüşün sürekliliğini sağlamaya odaklı parasal duruşun ve makro politika koordinasyonunun sürdürüleceği bir çerçeve altında 2020 ve 2021 yıl sonu enflasyon tahminlerinde değişiklik yapmadık. Yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 8,2 olarak koruduk.

##$HABER_1459905$##

Akaryakıt ürünlerindeki eşel mobil uygulamasının da katkısıyla petrol fiyatlarına ilişkin varsayımlardaki yukarı yönlü güncellemenin yıl sonu enflasyon tahminine etkisinin 0,1 puan ile sınırlı kalacağını öngörüyoruz. Bir önceki rapor tahminlerine göre bir miktar daha yukarıda seyretmesi beklenen çıktı açığındaki güncelleme tüketici enflasyonu tahminini 0,1 puan, birim iş gücü maliyetlerindeki artış ise 0,2 puan yükseltiyor. Diğer taraftan, 2019 yılının son çeyreğine ilişkin gerçekleşmenin ve yıl genelinde enflasyon ana eğiliminde beklenen iyileşmenin yıl sonu enflasyon tahminini düşürücü etkisini 0,2 puan olarak hesaplıyoruz. Ayrıca, son dönemde gerçekleştirilen bazı vergi ayarlamalarının yıl sonu enflasyonuna 0,2 puan aşağı yönlü etki yapacağını tahmin ediyoruz."

Uysal, temkinli parasal duruş ve bekleyişlerdeki iyileşmenin sürmesiyle enflasyondaki düşüş eğiliminin devam edeceğini öngördüklerine dikkati çekerek, "Paylaştığımız bu tahminleri, küresel finansal koşulların ılımlı seyredeceği ve son dönemde ülke risk priminde görülen kademeli iyileşmenin önümüzdeki dönemde devam edeceği bir çerçevede elde ettik. Finansal koşullardaki iyileşme ekonomideki toparlanmayı desteklemekte. Bu çerçevede, toplam talep koşullarının enflasyonist olmayacağı bir görünüm öngörüyoruz." diye konuştu.

2020 PARA POLİTİKASI

2020 para politikasına ilişkin de değerlendirmede bulunan Uysal, şu ifadeleri kullandı: "Ana eğilime yönelik takip ettiğimiz çok sayıda gösterge, enflasyonda hedeflenen düşüş patikası ile uyumlu seyre işaret ediyor. Enflasyonun bir süre için mevcut seviyelerde yatay seyrettikten sonra enflasyon beklentilerinde genele yayılan iyileşmenin sürmesi ve temkinli parasal duruşun da etkisiyle yıl sonu tahminimize doğru kademeli olarak gerileyeceğini değerlendiriyoruz. Enflasyon görümündeki iyileşmeyle oluşan manevra alanını temmuz ayından itibaren güçlü faiz indirimleri yaparak kullandık. Bunun ve zorunlu karşılık düzenlemeleri gibi diğer destekleyici politikaların finansal koşullar ve iktisadi faaliyet üzerindeki yansımalarını görmeye başladık. Geldiğimiz noktada, mevcut politika duruşumuzun hedeflenen dezenflasyon patikasıyla uyumlu olduğunu değerlendiriyoruz. Ocak ayı Para Politikası Kurulu karar metninde de ifade ettiğimiz gibi, enflasyondaki düşüşün hedeflenen patika ile uyumlu şekilde gerçekleşmesi için para politikasındaki temkinli duruşun sürdürülmesi gerekiyor. Dolayısıyla, önümüzdeki dönemde atabileceğimiz politika adımlarını ve parasal duruşu, ana eğilime dair göstergeleri dikkate alarak, enflasyondaki düşüşün sürekliliğini sağlayacak şekilde belirleyeceğiz."

“KÜRESEL ENFLASYONA İLİŞKİN RİSKLERİ DEĞERLENDİRİYORUZ”

Uysal, Enflasyon Raporu 2020-I Bilgilendirme Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, küresel büyüme görünümünün, ABD ve Çin arasındaki ticaret anlaşması, Brexit sürecine ilişkin belirsizliklerin azalması ve para politikalarının destekleyici duruşuyla olumlu etkilendiğini söyledi.

Küresel risklere de dikkati çeken Uysal, "Jeopolitik riskler, kuraklık ve son günlerde Çin'de baş gösteren salgın hastalığa ilişkin artan endişeler küresel büyüme üzerinde aşağı yönlü riskler olarak öne çıkıyor. Küresel enflasyona ilişkin riskleri de dengeli olarak değerlendiriyoruz." diye konuştu.

Küresel enflasyondaki zayıf seyrin gelişmiş ülke merkez bankalarının para politikalarını genişleyici yönde sürdüreceklerine dair beklentileri güçlendirdiğine işaret eden Uysal, gelişmekte olan ülkelere yönelen portföy akımlarında bir miktar toparlanma gözlendiği bildirdi.

Uysal, makroekonomik göstergelerdeki iyileşme ve küresel gelişmelerin katkısıyla Türkiye'nin risk priminin bir önceki rapor dönemine göre belirgin ölçüde gerilediğini vurgulayarak, "Enflasyon beklentilerindeki ve ülke risk primindeki iyileşme uzun vadeli faizlerin düşmesini sağladı. Böylelikle, kredi faiz oranlarındaki gerileme ve iç talepteki toparlanmayla kredi büyümesi hız kazandı." ifadelerini kullandı.

Eylül-Ekim 2019 döneminde enflasyonun tek haneye gerilediğini, yılın son iki ayında ise düşük bazın da etkisiyle arttığını hatırlatan Uysal, yılın yüzde 11,84 ile öngörülen seviyenin altında enflasyonla tamamlandığını kaydetti.

Uysal, geçen yıl son çeyreğe ilişkin verilerin, büyümenin iç talep kaynaklı güç kazandığını ve sektörel yayılımındaki iyileşmenin devam ettiğini gösterdiğini belirterek, net ihracatın büyümeye katkısının azaldığını ve gelecek dönemde cari işlemler dengesinin ılımlı seyir izleyeceğinin tahmin edildiğini dile getirdi.

"KÜRESEL RİSKLERİ YAKINDAN TAKİP EDİYORUZ"

Küresel ekonomiye ilişkin belirsizliklerin sermaye akımları, dış ticaret ve emtia fiyatları kanalıyla makroekonomik göstergeler üzerinde oluşturduğu riskleri yakından izlediklerini vurgulayan Uysal, şöyle konuştu: "Enflasyonun ana eğilimine dair göstergeleri dikkate alarak belirlediğimiz parasal duruş çerçevesinde bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 11,25 olarak belirledik. Geçen yıl sergilediğimiz sıkı para politikası duruşuyla enflasyon beklentilerinde belirgin bir iyileşme sağladık. Buna ek olarak iktisadi faaliyetteki toparlanma ve küresel gelişmelerin katkısıyla gerileyen ülke risk primi, uzun vadeli faizlerin düşmesinde belirleyici oldu. Türk lirasının kısa vadeli oynaklığı diğer gelişmekte olan ülkeler ortalamasına geriledi."

Uysal, yurt içi fonlama koşullarının gevşemesiyle kredi faizlerinin belirgin ölçüde düştüğüne ve kredi kanalının büyümeye desteğinin arttığına dikkati çekerek, zorunlu karşılıklara ilişkin düzenlemelerin de kredilerdeki canlanmaya katkıda bulunduğunu söyledi.

"DÖVİZ ETKİSİNİN ZAYIFLAMASI ENFLASYONUN GERİLEMESİNDE ETKİLİ OLDU"

Tüketici enflasyonundaki gerilemede döviz kuru etkilerinin zayıflamasının belirleyici olduğunu ifade eden Uysal, "Ilımlı talep koşullarıyla işlenmemiş gıda ve ithalat fiyat gelişmeleri de enflasyondaki düşüşe destek verdi." değerlendirmesinde bulundu.

Uysal, 2019'un son çeyreğinde jeopolitik gelişmelerle döviz kuru ve petrol fiyatlarındaki artışın tüketici enflasyonunu yükselttiğine işaret ederek, bunun baz etkisinin güçlü olduğu temel mal ve enerji gruplarında daha belirgin gözlendiğini dile getirdi.

Geçen yılın son çeyreğinden itibaren iktisadi faaliyetin güç kazandığını hatırlatan Uysal, şu ifadeleri kullandı: "Bu dönemde risk primi, döviz kuru oynaklığı ve belirsizliklerdeki azalmayla birlikte finansal koşullardaki iyileşme yurt içi talebi belirgin ölçüde destekledi. İmalat sanayisi firmalarının yatırım eğilimlerinde iyileşme görülürken, iş gücü piyasasında da toparlanma sinyalleri gözlendi."

Küresel büyüme görünümündeki zayıflamanın dış talebi yavaşlattığına değinen Uysal, buna rağmen rekabet gücü kazanımları, pazar çeşitlendirme esnekliği ve turizmdeki güçlü seyrin mal ve hizmet ihracatındaki artışı desteklediğini kaydetti. Uysal, yurt içi talebe bağlı olarak ithalattaki toparlanmanın, net ihracatın büyümeye katkısını azalttığını aktardı.

Finansal koşullardaki iyileşmeyle birlikte 2020'de iktisadi faaliyetin potansiyel düzeyine yakınsamaya devam etmesini beklediklerini anlatan Uysal, şu değerlendirmede bulundu:
"Öngörülen toparlanma eğilimi altında toplam talep koşullarının enflasyonist olmayacağını tahmin ediyoruz. Yatırım ve istihdam eğilimlerindeki iyileşmeyle yurt içi talebin kademeli olarak güçlenmeye devam etmesini bekliyoruz. 2019'da iyileşme kaydeden cari işlemler dengesinin önümüzdeki dönemde ılımlı bir seyir izleyeceğini öngörüyoruz."

"2020 GIDA ENFLASYON TAHMİNİMİZ YÜZDE 11"

Uysal, küresel gelişmeler dikkate alınarak, geçen yılki Ekim Enflasyon Raporu'nda yer alan ham petrol fiyatları varsayımını 2020 yılı için ortalama 57,7 dolardan 60 dolara yükselttiklerini ifade etti.

Dolar cinsinden ithalat fiyatı artış oranının da yukarı yönlü güncellendiğini bildiren Ünsal, 2020 için gıda enflasyonu varsayımının yüzde 11 olarak korunduğu bilgisini verdi.

Uysal, tahminleri üretirken, makroekonomik politikaların orta vadeli bir perspektifle enflasyonu düşürmeye odaklı olarak belirlendiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti: "Yeni Ekonomi Programı çerçevesinde maliye politikasının ekonomideki dengelenme sürecine katkı verecek şekilde oluşturulmaya devam edeceğini ve kamu kontrolündeki fiyat ve ücret ayarlamalarının büyük ölçüde enflasyondaki düşüş sürecini destekleyecek şekilde belirleneceğini varsaydık. Enflasyondaki düşüşün devamını önceliklendiren güçlü politika koordinasyonu, risk primi ve belirsizlik algılamalarındaki iyileşmenin devam etmesi açısından kritik önem taşıyor."

Merkez Bankası Başkanı Uysal, Enflasyon Raporu 2020-I Bilgilendirme Toplantısı'nda ekonomistlerin ve gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Yeni tip koronavirüs salgınının piyasalar üzerindeki etkisinin sorulması üzerine Uysal, "Dünyanın en önemli ekonomilerinden Çin üzerinde bu durum yayılmaya ve büyümeye devam ederse, tabii ki büyüme rakamları üzerinde ciddi etkisi beklenir. Ticaret ve emtia fiyatları üzerinde etkileri olabilir. İlk olarak piyasalarda riskten kaçış ve risk algılamasının artması yönünde etki yarattı bununla birlikte de petrol fiyatlarında aşağı yönlü baskıya neden oldu. Bu durumun nereye evrileceğiyle ilgili ciddi belirsizlikler var. Olayın başlangıcından bu yana geçmişte yaşanan benzer durumlarda küresel ekonomi nasıl etkilenmiş takip ettik. Gerektiğinde elimizdeki tüm araçlarla adım atma imkanımız var." diye konuştu.

Uysal, söz konusu gelişmenin Türkiye'ye etkilerinin petrol fiyatları baskılanmaya devam ederse pozitif gözüktüğünü ama ticaret ve sermaye bakımından negatif durumla da karşılaşılabileceğini kaydetti.

"BU YIL İÇİN GIDA ENFLASYONU TAHMİNİMİZİ YÜZDE 11 SEVİYESİNDE KORUDUK"

Gıda fiyatlarındaki enflasyon beklentisine yönelik soruya Uysal, "Tarım ve Kredi Kooperatiflerinin bir mağazalaşma eğilimleri var. Bunun işlenmiş gıda fiyatları üzerinde pozitif bir etkisi görünebilir ama henüz somutlaşmış bir veri elimizde yok. Geçtiğimiz yılın genelinde işlenmemiş gıda fiyatlarında pozitif gelişme yaşanmıştı. Sadece son çeyrekte durum farklıydı. Fakat biz o hareketlenmenin geçici olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla da bu yıl için gıda enflasyonu tahminimizi yüzde 11 seviyesinde koruduk." ifadelerini kullandı.

Uysal, gıdadaki fire oranlarına ilişkin veri ve çalışmalarının bulunduğunu belirterek, "Yüzde 20'lere 30'lara varan fire oranları konuşuluyordu ancak son 2-3 yılda bu konuda ciddi önlemler alındı. Soğuk zincir ve gıda ürünlerinin taşınması noktasında önemli tedbirler alındı. Buradaki fire oranlarının da daha düşük seviyeye gelmesini bekliyoruz." dedi.

Reel getirinin koşullara göre değişebilen oldukça dinamik bir kavram olduğunu vurgulayan Uysal, "Geçen yıl boyunca gerçekleşen reel faiz oldukça yüksek oldu. Gelişmiş ülkelerdeki nötr faiz oranlarının da aşağıya geldiğini görüyoruz. Enflasyon görünümü ve yıl sonu beklentilerimize baktığımızda reel getiride pozitif taraftayız. Türk lirası son dönemde yaşanan gelişmelerden sonra dış şoklara karşı daha dirençli hale geldi." diye konuştu.

Uysal, reel sektör borçlarına da değinerek, "Döviz borçluluğunun azaldığını ve dış dengede iyileşme olduğunu görüyoruz. Cari dengede belirgin bir iyileşme oldu ve reel kurun da düşük seviyesi dikkate alındığında bu gayet normal. Dolarizasyondaki mevcut seviye yüksek olmakla birlikte 2019 Mayıs'ına göre toplam döviz mevduatlarının gördüğümüz en yüksek yüzde 56'lar seviyesinden yüzde 51'lere geldiğini görüyoruz. Tüm gelişmelere rağmen mevcut seviyelerin de yüksek olduğunu söylemek lazım" değerlendirmesinde bulundu.

TCMB Başkanı Uysal, enflasyondaki düşüşün devamı, beklentilerdeki iyileşmeyle ve risk primlerindeki düşüşle dolarizasyondaki azalışın zamana yayılarak gerçekleşmesini beklediklerini aktardı.

"REZERVLERİMİZİ ARTIRMA STRATEJİMİZ DEVAM EDİYOR"

Murat Uysal, avro tahvillerde yabancı yatırımcının payının düşük olmasına ilişkin soru üzerine, "Bu bizde bir kırılganlık yaratmadı. Tam tersi, portföy girişlerine bir alanımız olduğuna işaret ediyor. Son dönemde risk primindeki iyileşmeyi görüyoruz. Avro tahvillerin getirilerinde ciddi bir aşağı geliş gördük. Aslında bu Türkiye'de risk priminin aşağıya geldiğini gösteriyor." ifadelerini kullandı.

Merkez Bankası rezervlerinin durumunun sorulması üzerine de Uysal, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Merkez Bankası olarak rezervlerimizi piyasa koşulları el verdiği ölçüde artırma stratejimiz devam ediyor. Mevcut duruma baktığımızda rezervlerimiz 104-105 milyar dolar seviyesinde seyrediyor. Şu an rahat hissettiğimiz bir konumdayız ama bu bizim için yeterli değil. Rezervlerimizi artırma adımlarımız devam edecek. Kamu bankalarının işlemlerine baktığımızda, diğer bankalarda olduğu gibi BDDK'nin belirlediği pozisyon limitleri çerçevesinde işlemlerini yapıyor. Bunu bir döviz pozisyon yönetimi kapsamında yapıyorlar. Zaman zaman kamu bankalarının pozisyon almalarında ciddi değişimler görüyoruz. Sadece kamu bankalarında değil, özel bankalarda da görüyoruz. Kamu bankaları bazı dönemlerde daha aktif gözüküyorlar. Bu durum 2020 yılı içinde de devam edebilir. Tamamen kendi döviz pozisyon yönetimi kapsamındadır. Döviz kuru istikrarı, iktisadi temellerden belirgin bir sapma olmaması, aşırı oynaklık yaşanmaması ve aşırı oynaklığa izin verilmemesi bizim için önemlidir. Aksi takdirde bunun enflasyon üzerinde kalıcı etkileri olabilir. Diğer taraftan finansal istikrarı tehdit edebilir. Biz bunları gözetiyoruz. Gerektiğinde Merkez Bankası elindeki araçları kullanabilir. Rezervler ve likidite yönetimi konusunda diğer merkez bankalarının uygulamalarını dikkate aldığımızda yeterince şeffaf ve bilgilendirici olduğumuzu söyleyebilirim."

"YIL SONU ENFLASYON HEDEFİMİZE ODAKLANMIŞ DURUMDAYIZ"

Merkez Bankasının bağımsızlığı ve faiz kararlarının alınması süreçlerine ilişkin soru üzerine Uysal, geçen yılın temmuz ayından bu yana yaptıkları iletişimde, para politikası duruşunu, enflasyondaki görünümü ve veri odaklı bir yaklaşımı esas alarak hareket ettiklerini bildirdi.

2019 yılı içindeki uygulamalarının da bunu gösterdiğini vurgulayan Uysal, "2020 yılındaki adımlarımızın zamanı ve boyutu da aynı şekilde gelen verilere ve enflasyon görünümündeki gelişmelere göre belirlenecektir. Kararlarımızı verilere ve enflasyondaki gelişmelere göre alıyoruz. Yıl sonu enflasyon hedefimize odaklanmış durumdayız. Bunu gerçekleştirmek için elimizdeki tüm araçları kullanacağız." diye konuştu.

VERGİ AYARLAMALARI

Son dönemde yapılan vergi ayarlamalarına yönelik soru üzerine Uysal, şöyle konuştu:

"Alkol ve tütün ürünlerindeki otomatik vergi ayarlanmasının ertelenmesi, mobilya ürünlerinde bir miktar KDV düşüşü ve akaryakıt ürünlerindeki eşel mobil uygulaması enflasyon görünümünü olumlu yönde etkiledi. Yeni Ekonomik Program ile uyumlu biçimde bunlar gerçekleşti. 2020 tahminlerimiz mali ve para politikası koordinasyonunun güçlü şekilde devam etmesidir. Önceki yıllarla kıyaslanınca enflasyon üzerinde 2019'da bir miktar daha yüksek etki vardı ama 2020 için enflasyon tahminlerimizin sıralı da olsa bir miktar daha aşağıya yönlü gerçekleşmesini bekliyoruz."

Uysal, enflasyon görünümündeki iyileşme, döviz kurundaki istikrarlı seyir, ithalat ve işlenmemiş gıda fiyatlarının 2019 yılında manevra alanı oluşturduğuna işaret ederek, "Şu an finansal koşullar kredileri ve iktisadi faaliyetleri destekleyici konumda. Politika duruşumuz da hedeflenen dezenflasyon politikasıyla uyumlu. Bundan sonraki adımlarımız tabii ki verilere ve enflasyon görünümündeki gelişmelere dayalı olacak. Temkinli duruşumuzu koruyoruz. Yıl sonu enflasyon görünümüne odaklı bir şekilde bundan sonraki adımlar ve para politikası duruşu belirlenecek." değerlendirmesinde bulundu.

"MERKEZ BANKASININ KAR HEDEFİ YOK"

Swap işlemleri kanalıyla farklı becerilere sahip olduklarına dikkati çeken Uysal, şunları söyledi:

"Döviz-Türk lirası, altın-Türk lirası, döviz-altın swap işlemleri ve döviz altın ihalelerimiz var. Bunlar günlük veri yayınlama kanalıyla piyasaya açık şekilde ilan ediliyor. Borsa İstanbul üzerinden gerçekleştirdiğimiz swaplar var, ortalama vadesi 2 hafta. Buradaki yaptığımız işlemlerin vade, maliyet ve getirilerinin para politikaları seviyemizde uyumlu bir şekilde gerçekleştiğini söylemiştik. Son durum itibarıyla uluslararası rezervler ve dövize baktığımızda, diğer merkez bankalarıyla yaptığımız swap işlemlerini hariç tutarsak o tabloda görünen ihale yoluyla yaptığımız swap işlemleri ve Borsa İstanbul üzerinden yaptığımız işlemler görünüyor."

Murat Uysal, değerleme hesabının işleyişine ilişkin de "Merkez Bankasının aktifindeki hatta pasifindeki döviz cinsi varlıklar veya efektifler ya da altın cinsi farklıkların değerlemesinden piyasadaki fiyat değişiminden kaynaklanan değişimler gerçekleşiyor. Bu hesap içinde aslında biz döviz rezervi tutuyoruz, bunun kompozisyonu farklı döviz cinslerinden veya değerli metal altın cinslerinden. Buradaki fiyat değişimleri değerleme hesabında dinamik şekilde değişimlere neden oluyor." dedi.

Merkez Bankasının herhangi bir kar hedefinin bulunmadığını belirten Uysal, şunları kaydetti: "Değerleme hesabından yapılan piyasa işlemleri rezerv yönetimine yönelik işlemler. Bizim normal piyasalarda yaptığımız swap işlemleri ve diğer işlemler ile bunlardan oluşan gerçekleşmelerden bir sonuç ortaya çıkıyor. Yoksa hedeflenen bir şekilde değil. Değerleme hesabının akışıyla ilgili olağanüstü durum yok."


Etiketler

Bu haberi okuyanlar bunları da okudu
 
  • BIST
  • DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
1.376 Değişim: 0,00% Hacim : 15.984 Mio.TL Son veri saati : 17:59
Düşük 1.375 12.04.2021 Yüksek 1.398
Açılış: 1.393
8,1518 Değişim: 0,03%
Düşük 8,1378 13.04.2021 Yüksek 8,1726
Açılış: 8,1495
9,6991 Değişim: -0,18%
Düşük 9,6811 13.04.2021 Yüksek 9,7349
Açılış: 9,7167
453,18 Değişim: -0,19%
Düşük 452,38 13.04.2021 Yüksek 455,52
Açılış: 454,05
bigpara

Copyright © 2021 Tüm hakları saklıdır.
Hürriyet Gazetecilik Matbaacılık A.Ş.

YASAL UYARI:
Piyasa verileri Foreks Bilgi İletişim Hizmetleri A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. Üye girişi yapılan Canlı Borsa sayfaları haricinde Hisse senedi verileri 15 dk gecikmelidir. Tahvil-Bono-Repo özet verileri her durumda 15 dk gecikmelidir.

Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bununla beraber gerek site üzerindeki, gerekse site için kullanılan kaynaklardaki hata ve eksikliklerden ve sitedeki bilgilerin kullanılması sonucunda yatırımcıların uğrayabilecekleri doğrudan ve/veya dolaylı zararlardan, kar yoksunluğundan, manevi zararlardan ve üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararlardan dolayı Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez.

BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz.