En Çok Arananlar
Yasemin SALİH
BAZI eylemler için ‘dile kolay’ denir, uygulamada zorluğu anlatırken. Sürdürülebilirlik ise hem dilde hem de eylemde dünyaya zor geldi. Sadece bizde değil, tüm dünyada İngilizce ‘sustainability’ derken zorlandı herkes. Kelime bugünkü modern anlamında, 1987’de yayımlanan Brundtland Raporu (Ortak Geleceğimiz) sonrasında tüm dünyada hızla yaygınlaştı. 2000’lerden sonra da faaliyetlerinin bir köşesinde ‘sustainability’ kelimesi geçirmeyen kalmadı.
KELİMENİN GELECEĞİ İÇİN ÇALIŞTILAR
Bu hafta önüme şahane bir haber düştü. ‘Sürdürülebilirlik’ kelimesinin sözlük anlamı genişlemiş. Hiç merak edip baktınız mı? Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlük’te ‘sürdürülebilirlik’ yazdığınızda karşınıza şu tanım çıkıyordu: ‘Sürdürülebilir olma durumu.’ Tamam, güzel. Peki ‘sürdürülebilir’ yazınca ne çıkıyor diye bakınca şu tanım var: ‘Aynı düzeyde veya biçimde devam ettirilebilen’.
GENÇLERİN İHTİYAÇLARI ve sorumluluk
Oysa ‘sürdürülebilirlik’e çok daha felsefik anlamlar yükledik. Yeni sözlük anlamının yeterli olmadığını uzun süredir birçok uzmandan duyuyordum. Sonunda birileri bu işe el attı ve tanım değişti. Sürdürülebilir Kalkınma Derneği-SKD Türkiye, Sabancı Üniversitesi’nin de desteğini alarak uzun süren bir çalışmaya imza attı. “Sürdürülebilirlik”in yeni tanımı TDK Genel Türkçe Sözlük’e girdi. Tam da Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yaptığı bir dönemde bu hamle, çok yerinde oldu.
Yeni tanımda, “Gelecek nesillerin kendi ihtiyaçlarını karşılama imkânlarına zarar vermeden bugünün ihtiyaçlarını karşılamayı içeren yaklaşım” anlatımı var. Ekonomi alanına özgü üçüncü bir tanım daha dikkat çekiyor, o da şöyle; “Herhangi bir sistemin işleyişi ve gelişimi çerçevesinde bugünün ihtiyaçlarını karşılarken gelecek kuşakların kendi ihtiyaçlarını karşılama imkânlarını tehlikeye atmadan değer ve dayanıklılık yaratma gerekliliğini içeren toplumsal, ekonomik, çevresel ve yönetişimsel sorumluluk ilkesi.” Yani işin içine ekonomi ve sorumluluk kavramları da giriyor. Ne dersiniz, bugünkü kullanıma yakın değil mi? Bana sorarsanız ‘sürdürülebilirlik’, dil tarihinin en hızlı ‘eskitilen’ kelimelerinden. İçerdiği felsefik yaklaşım ve yüklediği sorumluluk hafifledi adeta.
DAHA DİKKATLİ KULLANMAK GEREK
SKD Türkiye ve Sabancı Üniversitesi’nin bu çabası, TDK’nın sürece değer veren yaklaşımı çok değerli. Adeta kelimenin sürdürülebilirliğine hizmet etmişler. ‘Değişim dilde başlar’ diyoruz ya, dildeki bu önemli adım sorumluluğu artırıyor. Bu yüzden SKD Türkiye’nin yürüttüğü “Sürdürülebilirlik Tanım Seferberliği” projeleri de etkiler diye umuyorum.
252 GENÇ YETENEK KARİYERİNE BAŞLADI
Genç yeteneklerin istihdamı sadece bir yeni nesle sorumluluk yatırımı değil, şirketlerin de sürdürülebilirliği için atabilecekleri en iyi adım. Turkcell’in üniversite öğrencileri ve yeni mezunlara yönelik gelenekselleşen işe alım programı GNÇYTNK, bu ‘win-win’ yaklaşımının iyi örneklerinden. Bu yılki ayağı tamamlanan programa, Türkiye’deki 208 üniversitenin tamamından 58 bin 36 kişi başvurdu. Seçilen 252 genç, GNÇYTNK Full Time ve GNÇYTNK Part Time programlarına kabul edildi. Turkcell ekosistemindeki genç yetenek sayısı da bin 836’ya ulaştı.
Yeni alımlara ilişkin konuşan Turkcell İnsan ve İş Desteklerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Erkan Durdu, “GNÇYTNK ile gençlere bir iş fırsatı sunmanın ötesinde, potansiyellerini keşfedebilecekleri, yetkinliklerini geliştirebilecekleri ve fikirlerini hayata geçirebilecekleri bir alan açıyoruz. Gençlerin hayallerini desteklemeyi, ülkemizin dijital geleceğine yaptığımız yatırımın önemli bir parçası olarak görüyoruz” dedi.

VERİ ODAKLI GELECEĞE HAZIR MIYIZ?
Türkiye’nin ve dünyanın gündeminde ‘veri’ yönetimi var. Peki bizler, özellikle de gençler veri odaklı geleceğe hazır mıyız? Hazırlıklar var. Bu konuda kolları sıvayan sivil toplum kuruluşlarından biri de Ahmet Çalık Vakfı. Vakfın İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) işbirliğiyle hayata geçirdiği İleri Veri Analitiği Eğitim Programı ile bugüne kadar 110 gencin veri odaklı geleceğe hazırlanması hedeflendi. Mühendislik fakültelerinin son sınıf öğrencileri ile yeni mezunlara yönelik ücretsiz ve çevrimiçi olarak İTÜ Sürekli Eğitim Merkezi (İTÜSEM) koordinasyonunda gerçekleştirilen program, katılımcılara gerçek veri setleri üzerinde uygulamalı deneyim kazandırarak, veriyi stratejik bilgiye dönüştürme yetkinliği sunuyor. Programın gençleri iş dünyasına hazırlama hedefiyle tasarlandığını söyleyen Ahmet Çalık Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Mahmut Can Çalık, “Gençlere kazandırdığımız her yetkinlik, aslında ülkemizin geleceğine yaptığımız bir yatırımdır. Dijital dönüşümün hız kazandığı bir dönemde, veriyi anlayan, analiz eden ve doğru yorumlayan gençlerin yetişmesini çok önemsiyoruz. Programımıza gösterilen ilgi ve bugüne kadar ulaştığımız 140 genç, doğru bir ihtiyaca dokunduğumuzu gösteriyor” yorumunu yaptı.
