En Çok Arananlar
EKONOMİ SERVİSİ
Geçen hafta ABD’den gelen verilerin olumlu etkileri bu hafta da sürse de İran savaşına yönelik belirsizlikler varlık fiyatlarını dalgalandırmaya devam etti. Dün itibarıyla yeni haftaya, İran ile Umman arasındaki anlaşma çerçevesinde ‘Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına yönelik görüşmelerde son aşamaya gelindiği’ açıklamalarıyla başlandı. Ancak, anlaşmada ABD’ye yönelik şartların sertleştiğine ilişkin haberler risk algısının yeniden bozulmasına neden oldu. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi’nin Hürmüz’ün yeniden açılması için iki şart sunması ise piyasalardaki oynaklığın sürmesine yol açtı. ABD yönetimi ise İran’a karşı yeni bir askeri operasyonu şimdilik arka plana iterek savaş kaynaklı ekonomik baskının sonuç vermesini bekliyor. ABD Başkanı Donald Trump, ‘İran’la sadece yarı müzakere halinde olduklarını’ belirterek, “İran’ı, yüksek enflasyonu ve parasızlığını sadece izliyoruz” dedi. İran’ın ‘askerlerinin maaşlarını ödeyecek parası olmadığını’ söyleyen Trump’a göre, ABD’nin deniz ablukası, İran rejiminin ekonomik krizini daha da kötüleştirmiş durumda. Ortadoğu’da sadece umut edilen bir unsur olarak kalan barış ve Hürmüz’ün açılıp açılmayacağına yönelik belirsizlikler ise petrol fiyatları üzerinden dünya ekonomisini ve küresel piyasaları dalgalandırmaya devam ediyor:
* PETROL 85.8 DOLARI AŞTI: Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiği geçen hafta toparlanma eğilimi gösterse de savaş öncesi seviyelerin belirgin şekilde altında seyretmeye devam ediyor. Bu da petrol arzına ilişkin endişelerin sürmesine neden oluyor. Bu gelişmelerle ekim vadeli petrolün varil fiyatı dün sabah yüzde 0.4 artışla 83.9 dolara yükseldi. Gün içinde de yükseliş eğilimini sürdüren Brent petrol, 85.85 dolara kadar yükseldi.
* ALTINDA KÂR SATIŞI VE HÜRMÜZ GÖLGESİ: Petrol fiyatlarının küresel enflasyonu hızlandırma ihtimali ise faizlerin bir miktar daha yüksek kalacağına yönelik beklentileri tetikliyor. Bu da faiz getirisi olmayan altını, 28 Şubat’ta başlayan İran savaşından bu yana aşağı yönlü baskılamaya devam ediyor. Ancak bu görünüm, geçen hafta ABD’den gelen istihdam verileriyle tersine döndü. Dünya genelinde önde gelen merkez bankalarının şahin politikalarını sürdürebileceği endişesi, ABD’de beklenmedik şekilde azalan tarım dışı istihdam verisiyle bir miktar azaldı. ABD Merkez Bankası’nın (Fed) piyasa tarafından fiyatlanan ölçüde faiz artırmayacağı; hatta enflasyon verilerinde yavaşlama görülmesi halinde para politikasında daha güvercin bir duruşa yönelebileceği beklentileri, piyasaları pozitif etkiledi. Gelinen noktada, Fed’in gelecek ayki toplantısında politika duruşunu değiştirmeyeceği ihtimali yüzde 53’e yükseldi. ABD’de beklentilerin altında kalan istihdam verileri ve gerileyen tahvil faizlerinin desteğiyle altın ve gümüşün ons fiyatı, geçen hafta ‘son 28 haftanın en güçlü haftalık performansını’ gösterdi. Ancak bu görünümü hem kâr satışları hem de yeniden Hürmüz Boğazı’na yönelik belirsizlikler gölge düşürdü. Ons altın bu haftaya geçen haftaki alıcılı seyrine karşın negatif başladı. Sabah saatlerinde ilk etapta yüzde 0.1 düşüşle 4 bin 336 dolara gerileyen ons altın, gün içinde bir yükselen bir düşen oynak seyrine devam etti. Yurtiçinde gram altın ise yüzde 0.04 düşüşle 6 bin 600 TL’nin üzerindeki seviyesini korudu.
* GÖZLER ABD ENFLASYONUNDA: ABD ve İran’ın Hürmüz Boğazı konusunda kalıcı bir anlaşmaya varıp varmayacağı konusunun netleşmesini bekleyen yatırımcıların yeni odak noktası, bu hafta çarşamba günü açıklanacak ABD’nin temmuz ayı enflasyonu. ABD’de Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), haziranda aylık bazda yüzde 0.4 azalırken, yıllık bazda yüzde 3.5 ile beklentilerin altında artmıştı. Açıklanacak yeni veriler, Fed’in para politikasını belirleyeceği için başta altın fiyatları olmak üzere varlık fiyatlarının seyrine de etki edecek.
TEMMUZDA EN ÇOK MEVDUAT FAİZİ KAZANDIRDI
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2026 Temmuz’a ilişkin açıkladığı ‘Finansal Yatırım Araçlarının Reel Getiri Oranları’ verisi, geçen ay yurtiçinde en yüksek getiriyi mevduat faizinin sunduğunu ortaya koydu. Buna göre, temmuzda aylık en yüksek reel getiri, yurtiçi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 1.55, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 1.29 oranlarıyla mevduat faizinde (brüt) görüldü. Mevduat faizi (brüt) üç aylık değerlendirmede de TÜFE ile indirgendiğinde yüzde 4.7 ile yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı olarak hesaplandı. Aynı dönemde külçe altın ise TÜFE ile indirgendiğinde yüzde 13.61 ile yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu. Altı aylık değerlendirmeye göre ise mevduat faizi (brüt), TÜFE ile indirgendiğinde yüzde 1.99 ile yatırımcısına yine en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı olarak öne çıktı. Bu dönemde külçe altın ise yüzde 20.22 oranında yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu.
Finansal yatırım araçları yıllık olarak değerlendirildiğinde ise külçe altın, yüzde 8.05 oranında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağladı.