En Çok Arananlar
Neşe KARANFİL - Ebru KARATOSUN
2027-2029 dönemini içeren dönemde ekonomiye yaklaşık 2.1 milyon ilave istihdam kazandırarak işgücü piyasasına daha fazla bireyin katılımını sağlamayı ve toplumsal refahı artırmayı amaçladıklarını belirten Cevdet Yılmaz “2026’da yüzde 28.4 olarak gerçekleşmesini öngördüğümüz enflasyonun; 2027 yılında yüzde 21’e, 2028 yılında yüzde 13.5’e ve 2029 yılında yüzde 9’a gerileyerek Program dönemi sonunda yeniden tek haneli seviyelere inmesini hedefliyoruz” dedi.
Bu yıl yüzde 3.3 olarak gerçekleşmesini bekledikleri büyümenin, kademeli olarak güçlenerek 2027 yılında yüzde 4.2’ye, 2028 yılında yüzde 4.6’ya ve 2029 yılında yüzde 5’e ulaşmasını öngördüklerini belirten Yılmaz’ın açıklamalarından satırbaşları şöyle:
SAVAŞ TAHMİNLERİ ETKİLEDİ
“Savaşla birlikte enerji ve emtia fiyatlarında ortaya çıkan arz yönlü baskılar ve başlıca ticaret ortaklarımızdaki zayıflama, doğal olarak 2026 yılı tahminlerimize de yansımıştır. 2026 yılı büyüme tahminimizi yüzde 3.3 olarak güncelledik. Sanayi büyümesi tahminimiz yüzde 2.3’e gerilerken yıl sonu enflasyon tahminimiz yüzde 28.4’e yükseldi. Tasarruf Tedbirleri Bilgi Sistemimiz ile 260 kamu idaresini yakından takip ediyoruz. 2026 yılı sonunda millî gelirimizin Cumhuriyet tarihimizde ilk kez 1.8 trilyon doları aşmasını, kişi başına millî gelirimizin de yine ilk kez 20 bin doları aşmasını öngörüyoruz. Türkiye’nin, 2026 yılında da yüksek gelirli ülkeler grubu eşiğini aşmasını bekliyoruz. Bu rakamlarla 2026 yılında nominal olarak 16; satın alma gücü paritesine göre ise 11’inci ekonomi konumunda olacağız.
‘İŞSİZLİK GERİLEYECEK’
2026 yılında yüzde 8.1 seviyesinde gerçekleşmesini beklediğimiz işsizlik oranını, 2027’de yüzde 8’e, 2028’de yüzde 7.8’e ve 2029’da yüzde 7.6’ya düşürmeyi hedefliyoruz. Program döneminde ekonomimize yaklaşık 2.1 milyon ilave istihdam kazandırarak işgücü piyasasına daha fazla bireyin katılımını sağlamayı ve toplumsal refahı artırmayı amaçlıyoruz. 2026’da yüzde 28.4 olarak gerçekleşmesini öngördüğümüz enflasyonun; 2027 yılında yüzde 21’e, 2028 yılında yüzde 13.5’e ve 2029 yılında yüzde 9’a gerileyerek Program dönemi sonunda yeniden tek haneli seviyelere inmesini hedefliyoruz.

GIDADA ARZ YÖNLÜ POLİTİKA VURGUSU
Finansmana erişimi kolaylaştıracak, yatırım, üretim ve ihracata yönelik seçici kredi imkânı sunacak, KOBİ’lerimizin teminat ve işletme sermayesi sorunlarını hafifleteceğiz. Vatandaşlarımızın günlük hayatında doğrudan hissettiği alanlardan biri olan gıda fiyatlarında ise arz yönlü politikaları daha güçlü biçimde devreye alacağız. Dijital Türk lirasının kullanıma sunulması ve yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalarımızı sürdürürken ödeme sistemlerinin ve finansal teknoloji ekosisteminin güvenli ve yenilikçi biçimde gelişmesini destekleyeceğiz.
STRATEJİK BİR ÇEKİM MERKEZİ
AB ile ilişkilerimizin derinleştirilmesinin yanı sıra Uzak Ülkeler Stratejisi, özellikle Afrika coğrafyasına yönelik stratejik açılım, Orta Asya ve Türk dünyasıyla ürün ve pazar çeşitliliğimizi artıracağız. Türkiye artık sadece farklı coğrafyaları bağlayan bir köprü ülke değil; Avrupa, Asya, Ortadoğu ve Afrika arasında ticaretin, üretimin ve lojistiğin yön değiştirdiği stratejik bir kavşak ve etrafında refah havzaları oluşturan stratejik bir çekim merkezi olacaktır.
‘GÜVENLİK OLMAZSA OLMAZ’
Savunma sanayiinde kendi teknolojisini geliştiren ve yüksek katma değer üreten bir Türkiye hedefliyoruz. Bu kapsamda savunma harcamalarını yüzde 229 artırıyoruz. Güvenliğin olmadığı bir yerde ne kalkınma olur ne demokrasi olur. Güvenlik çok sağlam tutmamız gereken bir alan, biz de bu çerçevede bütçemizi şekillendiriyoruz.
KİRALIK SOSYAL KONUT YAYILACAK
Özellikle dar ve orta gelirli vatandaşlarımızın konuta erişiminin kolaylaştırılması için sosyal konut yatırımlarını yüzde 150 artırıyoruz. Program çerçevesinde İstanbul’da başlattığımız kiralık sosyal konut projelerimizi ülke sathına yaymayı hedefliyoruz.
‘ZAMANINDA SEÇİME’ GÖRE HAZIRLIK
Biz bu programı seçimlerin zamanında olacağını düşünerek hazırladık. 2028 baharı veya yazına doğru bir şey var biliyorsunuz. Orada bir spekülatif varsayım içinde olmadık. Seçimi biraz daha öne alacaksa o Meclis’in takdirindedir, bizim şimdiden bir varsayım yapmamız doğru olmaz diye düşündük.”
NAKİT AKIŞI BOZULANA YAPILANDIRMA
OVP’ye göre 2026 yılında büyümenin yüzde 3.3 olacağı tahmin edilirken, 2027 yılında yüzde 4.2, 2028 yılında yüzde 4.6 ve 2029 yılında da yüzde 5 olacağı tahmin edildi. Sürdürülebilir büyüme çerçevesinde imalat sanayini güçlendirme programları uygulanacağı kaydedildi. OVP’de şu planlar yer aldı:
Nakit akışı bozulan ancak üretim ve ihracat kapasitesini koruyan firmalar için vergi, SGK primi ve diğer kamu kaynaklı yükümlülüklerde belirli kriterlere bağlı geçici yeniden yapılandırma ve taksitlendirme imkanları geliştirilecek.
KOBİ’lerin vadeli satışlardan kaynaklanan tahsilat risklerinin azaltılması ve işletme sermayesi ihtiyaçlarının desteklenmesi amacıyla Devlet Destekli Alacak Sigortası uygulamasının etkinliği artırılacak.
Firmaların işletme sermayesi ihtiyacının karşılanması amacıyla yalnızca üretim ve ihracat faaliyetlerine yönelik kullanılmak üzere tedarik ihtiyaçlarına ve belgeye dayalı finansman programları uygulanacak.
KİŞİ BAŞI GELİR 20 BİN DOLARI AŞACAK
OVP’ye göre, 2026 yılında kişi başı gelir 20 bin 523 dolar olarak tahmin edildi. 2027 yılında kişi başına gelirin 22 bin 285 dolar, 2028 yılında 23 bin 419 dolar ve 2029 yılında da 24 bin 842 dolar olması bekleniyor. Milli gelir ise 2026 yılında 1 trilyon 821 milyar dolar, 2027 yılında
1 trilyon 984 milyar, 2028 yılında 2 trilyon 91 milyar dolar ve 2029 yılında da 2 trilyon 225 milyar dolar olarak tahmin edildi.
RAKAMLARLA OVP

GÜVENCELİ ESNEKLİK YAYGINLAŞTIRILACAK
OVP’de fiyat istikrarı, istihdam ve kayıtdışı mücadele çerçevesinde atılacak adımlar şöyle sıralandı:
Yeni nesil çalışma modellerine ilişkin mevzuat düzenlelerinin etkin uygulanması sağlanacak, ikincil mevzuat çalışmaları tamamlanarak güvenceli esneklik yaygınlaştırılacak.
Çocuk bakım yükümlülüğü bulunan çalışanlar için işletmelerin kısmi ya da tamamen uzaktan istihdam olanakları sunmaları desteklenecek.
Bireysel Emeklilik Sistemi’ndeki (BES) standart emeklilik yatırım fonları, katılımcıların birikimleri için daha fazla katma değer üretecek şekilde yeniden tasarlanacak.
Otomatik Katılım Sistemi’nde (OKS) fon çeşitliliği katılımcıların farklı risk algısı ve tercihlerini dikkate alacak şekilde artırılacak.
Yönetilen yönlendirilen fiyatların enflasyon tahmin ve hedefleriyle uyumu artılacak.
Tarımsal ürünlerin alım fiyatları, kamu maliyesine etkileri piyasa dinamikleri ve Program hedefleri dikkate alınarak geçmiş enflasyona endeksleme davranışının azaltılmasına yardımcı olacak şekilde belirlenecek.
Gayrimenkulların gerçek değerleri üzerinden işlem yapılmasını sağlayacak projelere devam edilecek.
EKONOMİK GÜVENLİLİK VE DAYANIKLILIK
OVP’de ekonomik güvenlilik ve dayanıklılık bir başlık olarak yer aldı. Enerji ve doğal kaynaklarda arz güvenliğinin güçlendirilmesi, gıda arz güvenliği ve tarımsal dayanıklılığın artırılması, kritik teknolojilerde yerli kapasitenin ve stratejik sektörlerin geliştirilmesi ve ailenin güçlendirilmesi, toplumsal ve fiziki dayanıklılığın artırılmaı başlıkları altında neler yapılacağı sıralandı. Bu hedefler için yapılacaklar şöyle sıralandı:
Dar gelirlilere, engellilere ve yeni evlenecek gençlere yönelik sosyal konut yapımı hızlandırılacak, kira artışını sınırlandırmak ve barınma ihtiyacını karşılamak amacıyla kiralık sosyal konut imkanı yaygınlaştırılacak.
Doğal afetlerde erken uyarı sistemleri ile bu anlandaki sensör, malzeme ve yazılım teknolojileri yerli ve milli imkanlara geliştirilecek.
Kimlik, pasasaport ve endüstriyel uygulamalarda kullanılan yarı iletken çiplerin yurt içinde üretilmesini sağlayacak modern çip üretim tesisleri kurulacak.
ŞİMŞEK: KİRALIK ARAÇ SAYISINI YÜZDE 21 AZALTTIK
HAZİNE ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, kamuda tasarruf tedbirleri kapsamında alınan önlemlere dikkati çekerek, “Tasarruf Genelgesi’nin yayımlanmasının ardından, sözleşmesi sona eren kiralık taşıtların yenileme sürecinde kiralık araç sayısını yüzde 21 azalttık” dedi. Kamu taşıtları, kamu binaları, haberleşme giderleri, seyahat giderleri, enerji, su, kırtasiye, demirbaşlar gibi alanlarda yapılan tasarruflara değinen Şimşek, “Tasarruf Genelgesi’nden önceki 10 yılda bu kalemlerin bütçe harcamaları içindeki payı yüzde 4.6’ydı. Bugün bu kalemlerin bütçe içindeki payı 2025 sonu itibarıyla yüzde 2.9. Muhtemelen 2026’da da çok fazla değişmeyecek. Cari fiyatlarla baktığınız zaman bu tasarruf 484 milyar liraya tekabül ediyor. Bu da aslında 6 bakanlığın bütçesinden daha büyük bir tasarrufa karşılık geliyor” diye konuştu.
BÜYÜK ŞİRKETLERE DENETİM
Şimşek, kayıtdışılıkla mücadele ederken gönüllü uyumu önceliklendirdiklerini ve vergiye uyumda sorun yaşayan kesimleri cezalandırma gibi bir yaklaşımları olmadığını dile getirdi. Tespitlerin yapılmasının ardından, denetlemeden önce düzeltme için mükellefler ve temsilcilerle tespitlerin paylaşıldığını bildiren Şimşek, sözlerine şöyle devam etti:
“Peki denetim nerede yoğunlaşıyor? Sahada algı farklı ama her 100 büyük şirketin 31’ini denetliyoruz. Yani büyük şirketlerde denetim oranı 2026 yılı için yüzde 31.3. Mesela 2024’te bu yüzde 11 civarıydı. Dolayısıyla büyük şirketlerde üçe katlamışız denetim oranını. Orta ölçekli şirketlerde yüzde 3.6’dan yüzde 7.3’e artırmışız. Toplumda küçük işletmelerde uğraşılıyor gibi bir algı var, öyle bir şey yok. Küçük ölçekli şirketlerde denetim oranı 2024’te yüzde 2.1 iken, bu sene yüzde 1.1’e geriledi. Dolayısıyla gönüllü uyum esas, rehberlik esas ama burada tabii ki büyüklere bir yoğunlaşma var.”
ATALETİ DÜŞÜK ÖLÇTÜK
Şimşek, programların performansının küresel ve içerideki konjonktürle ilişkili olduğuna dikkati çekerek, son birkaç yılda gerek bölgede, gerekse küresel ekonomide çoklu şoklar yaşandığını söyledi. Zor bir coğrafyada, risklerin yüksek olduğu bir dönemden geçildiğini belirten Şimşek, “Enflasyon kontrolden çıkabilirdi, çıkmadı. Evet, arzuladığımız noktada değiliz. Muhtemelen ataleti düşük ölçtük” diye konuştu.
ŞİMŞEK: KİRALIK ARAÇ SAYISINI YÜZDE 21 AZALTTIK
HAZİNE ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, kamuda tasarruf tedbirleri kapsamında alınan önlemlere dikkati çekerek, “Tasarruf Genelgesi’nin yayımlanmasının ardından, sözleşmesi sona eren kiralık taşıtların yenileme sürecinde kiralık araç sayısını yüzde 21 azalttık” dedi. Kamu taşıtları, kamu binaları, haberleşme giderleri, seyahat giderleri, enerji, su, kırtasiye, demirbaşlar gibi alanlarda yapılan tasarruflara değinen Şimşek, “Tasarruf Genelgesi’nden önceki 10 yılda bu kalemlerin bütçe harcamaları içindeki payı yüzde 4.6’ydı. Bugün bu kalemlerin bütçe içindeki payı 2025 sonu itibarıyla yüzde 2.9. Muhtemelen 2026’da da çok fazla değişmeyecek. Cari fiyatlarla baktığınız zaman bu tasarruf 484 milyar liraya tekabül ediyor. Bu da aslında 6 bakanlığın bütçesinden daha büyük bir tasarrufa karşılık geliyor” diye konuştu.
BÜYÜK ŞİRKETLERE DENETİM
Şimşek, kayıtdışılıkla mücadele ederken gönüllü uyumu önceliklendirdiklerini ve vergiye uyumda sorun yaşayan kesimleri cezalandırma gibi bir yaklaşımları olmadığını dile getirdi. Tespitlerin yapılmasının ardından, denetlemeden önce düzeltme için mükellefler ve temsilcilerle tespitlerin paylaşıldığını bildiren Şimşek, sözlerine şöyle devam etti:
“Peki denetim nerede yoğunlaşıyor? Sahada algı farklı ama her 100 büyük şirketin 31’ini denetliyoruz. Yani büyük şirketlerde denetim oranı 2026 yılı için yüzde 31.3. Mesela 2024’te bu yüzde 11 civarıydı. Dolayısıyla büyük şirketlerde üçe katlamışız denetim oranını. Orta ölçekli şirketlerde yüzde 3.6’dan yüzde 7.3’e artırmışız. Toplumda küçük işletmelerde uğraşılıyor gibi bir algı var, öyle bir şey yok. Küçük ölçekli şirketlerde denetim oranı 2024’te yüzde 2.1 iken, bu sene yüzde 1.1’e geriledi. Dolayısıyla gönüllü uyum esas, rehberlik esas ama burada tabii ki büyüklere bir yoğunlaşma var.”
ATALETİ DÜŞÜK ÖLÇTÜK
Şimşek, programların performansının küresel ve içerideki konjonktürle ilişkili olduğuna dikkati çekerek, son birkaç yılda gerek bölgede, gerekse küresel ekonomide çoklu şoklar yaşandığını söyledi. Zor bir coğrafyada, risklerin yüksek olduğu bir dönemden geçildiğini belirten Şimşek, “Enflasyon kontrolden çıkabilirdi, çıkmadı. Evet, arzuladığımız noktada değiliz. Muhtemelen ataleti düşük ölçtük” diye konuştu.
TCMB BAŞKANI KARAHAN: SAVAŞIN ETKİSİ 7 PUAN
TÜRKİYE Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, yıl sonu enflasyon tahminindeki revizyona ilişkin, “Ciddi bir revizyon ama enflasyon görünümünde karamsarlığa sebep olacak bir revizyon olarak da değerlendirmiyoruz” dedi. Karahan, son yıllarda arz şoklarının çok daha sık ve yüksek boyutlarda görüldüğü bir küresel ekonomiden bahsettiklerini belirterek, “Pandemiyle başladı, daha sonra tedarik zincirlerinde yaşanan dönem dönem sıkıntılar, ticaret savaşları ve bu yıl da gerçekleşen fiziksel savaşlar, bunların enflasyon dinamiğine ciddi etkisi oluyor. Nitekim bu yıl da bu etkinin 7 puana yakın olduğunu hesaplıyoruz” diye konuştu. Söz konusu 7 puanlık etkinin içinde çeşitli kalemlerin olduğunu dile getiren Karahan, artan enerji maliyetleri, ulaştırma hizmetleri, gıda ve birçok ürüne yansıyan etkilerin bulunduğunu bildirdi. Karahan, savaşın getirdiği dinamiklerle, gübre başta olmak üzere tarıma girdi teşkil eden kalemlerde yukarı yönlü fiyat baskıları ve bunun enflasyon sepetinde yol açtığı etkilerin yaşandığına dikkati çekerek, “Dayanıklı tüketim mallarında, petrokimyaya bağlı ürünlerde yukarı yönlü baskılar gördük. Bütün bunları değerlendirdiğimizde 7 puana yaklaşan bir etki görüyoruz” diye konuştu.