En Çok Arananlar
Gülistan ALAGÖZ
Zorlu şartlarda ayakta kalmaya ve büyümeye çalışan KOBİ’ler için önemli bir başlık da mevzuat değişiklikleri. Takip edilmeyen, gözden kaçan düzenlemeler hem para cezalarına hem de iş kaybına neden oluyor. İşletmeler için kritik önem taşıyan mevzuat değişikliği takibini, Türkiye’nin mevzuat yayımcılığındaki öncü kuruluşlarından Lebib Yalkın’ın Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Mert Yalkın ile konuştuk.
“Sadece bu yılın ilk 6 ayında Resmi Gazete’de yayımlanan kanun, Cumhurbaşkanlığı kararı, yönetmelik, tebliğ ve genelgeleri birlikte değerlendirdiğimizde, işletmeleri etkileyen değişikliklerin sayısının yüzlerle ifade edildiğini görüyoruz” diyen Yalkın, “Sık değişen mevzuat, şirketleri bütçelerini, stratejik planlarını ve iş yapış biçimlerini sürekli güncel tutmaya zorluyor. Bizim gözlemimiz, uyum sağlayabilen şirketlerin süreci daha kontrollü yönettiği; uyum sağlayamayanların ise cezai yaptırımlar ve operasyonel krizlerle karşı karşıya kaldığı yönünde. En temel zorluklar; düzenlemeleri sürekli takip etme güçlüğü, değişikliklerin etkisini doğru yorumlayacak uzman eksikliği, süreçlerin sık güncellenmesi ihtiyacı ve artan denetim riski olarak öne çıkıyor. Bu durum, küçük işletmeden büyük kuruluşa kadar tüm ölçekleri etkiliyor” ifadelerini kullandı.
NEDEN TAKİP EDİLMELİ?
Peki mevzuatları gözden kaçırmak neden bu kadar riskli? Mert Yalkın şöyle yanıtladı: “Geç uyumun maliyeti oldukça boyutlu. Vergi, SGK, veri koruma, çevre ve iş sağlığı-güvenliği alanlarında idari para cezaları ortaya çıkabiliyor. Buna ek olarak operasyonel süreçlerde kesintiler, süreçlerin yeniden yapılandırılması, ihale ve sözleşme şartlarının karşılanamaması nedeniyle müşteri ve tedarikçi kayıpları, itibar kaybı ve telafi amaçlı danışmanlık giderleri de ekleniyor. Çoğu durumda bu maliyetler, zamanında yapılan bir uyum çalışmasının çok üzerine çıkabiliyor.”
İŞTE YOL HARİTASI
Yalkın, şirketlerin mevzuat değişikliklerine uyum sağlamak için nasıl bir yol haritası izlemesi gerektiğini şöyle anlattı:
1. Düzenli ve merkezi bir takip sistemi kurulmalı: Yalnızca Resmî Gazete değil; kurum duyuruları, ikincil mevzuat ve yargı içtihatları da birlikte izlenmeli. Bu adım kritik çünkü düzenlemeler tek bir kaynakta toplanmıyor; takibin dağınık yürütüldüğü şirketlerde bir tebliğ ya da yönetmelik değişikliği çoğu zaman ancak yürürlüğe girdikten veya bir denetim sırasında fark ediliyor ve bu noktada uyum için gereken süre çoktan kaybolmuş oluyor.
2. Dijital takip araçlarından faydalanılmalı: Mevzuatın hacmi ve değişim hızı, manuel takibin sürdürülebilir olmaktan çıktığı bir noktaya ulaştı. Takibin tek bir uzmanın inisiyatifine bırakıldığı şirketlerde, o kişinin izinli ya da yoğun olduğu dönemlerde süreç tümüyle kesintiye uğrayabiliyor. Dijital araçlar bu kişiye bağımlılığı ortadan kaldırarak takibi kurumsal ve kesintisiz bir sürece dönüştürüyor.
3. Değişikliklerin etkisi alan bazında analiz edilmeli: Bir düzenlemenin vergi, insan kaynakları, operasyon ve bilgi teknolojileri gibi farklı alanlara etkisi ayrı ayrı değerlendirilmeli. Çünkü çoğu zaman asıl sorun değişikliğin fark edilmemesi değil, “Bu beni nasıl etkiliyor?” sorusunun yanıtsız kalması. Etki analizi yapılmadığında, zamanında görülen bir değişiklik bile yanlış uygulanabiliyor.
4. Süreçler, sözleşmeler ve iç dokümanlar güncellenmeli: Bir mevzuat değişikliği tespit edilse bile, ilgili iş süreçlerine, sözleşme şartlarına ve iç prosedürlere yansıtılmadığı sürece uyum kâğıt üzerinde kalıyor. Özellikle ihale ve tedarik sözleşmelerinde güncellenmeyen bir şart, sonradan müşteri veya tedarikçi kaybına ya da sözleşmesel uyuşmazlıklara yol açabiliyor.
5. Çalışanlara yönelik eğitimlerle farkındalık artırılmalı: En doğru kurgulanan süreç bile, onu uygulayacak ekip değişikliğin farkında değilse eksik kalıyor. Uyumun sürdürülebilir olması; yalnızca bir mevzuat biriminin değil, sahadaki çalışanların da güncel kurallara hâkim olmasına bağlı. Bu sürecin doğru yönetilememesi halinde idari para cezaları, vergi ve SGK uyuşmazlıkları, müşteri kaybı ve rekabet gücünde azalma gibi ciddi riskler ortaya çıkabiliyor.
İŞLETMELERE ANLIK TAKİP FIRSATI SUNUYOR
Dijital mevzuat takip çözümlerinin, manuel takip yükünü önemli ölçüde azalttığını belirten Mert Yalkın, “Bizim geliştirdiğimiz ‘Mevbank Neo’ gibi platformlarda değişiklikler anlık olarak izlenebiliyor, ilgili düzenlemeler konu bazında ayrıştırılabiliyor ve eski–yeni metin karşılaştırmaları yapılabiliyor. Ayrıca günlük bildirimler, uzman yorumları, ikincil mevzuat ve içtihat takibi tek bir merkezde toplanıyor. Bu sayede şirketler değişiklikleri daha hızlı fark ediyor, uyum süreçlerini kısaltıyor ve operasyonel risklerini önemli ölçüde azaltabiliyor” diye konuştu. Mevbank Neo’ya 10 binden fazla kullanıcının eriştiğini söyleyen Yalkın, “Önümüzdeki dönemde temel hedefimiz, mevzuat takibini yapay zekâ destekli yeteneklerle daha da güçlendirmek” dedi.