En Çok Arananlar
Gülistan ALAGÖZ
Türkiye kozmetik pazarının büyüklüğü 3.7 milyar dolara ulaştı. Her yıl yüzde 8 ila 10 büyüyen sektörde iç pazar miktarı 2 milyar dolar. Küresel güzellik pazarı ise yıllık yaklaşık yüzde 3.5-4.5 büyüme göstererek 290 milyar Euro seviyesine geldi. Rakamlar sektörün potansiyelini gösterse de tüketiciden gelen talepler oyunculara ‘kurallar değişti’ mesajını veriyor. Bilinçlenen tüketiciler sadece güzellik değil sağlıklı ve temiz içerik arıyor. 290 milyar Euro’luk dünya pazarında, temiz ve organik kozmetik segmentinin yıllık büyüme hızının geleneksel kozmetiğin büyüme hızını ikiye katlaması da yaşanan değişimin en somut göstergesi.
Türkiye’de de tablo farklı değil. Değişen beklentiler hem mevcut firmaların yol haritasını şekillendiriyor hem de yeni girişimlere kapı aralıyor. Bu girişimlerden biri de ‘ya da Multicosmetics’. 25 yıllık eczacı ve Uluslararası Homeopati Hekimleri Birliği (LMHI) Türkiye Başkanı Tuba Çalık tarafından kurulan girişimin üretim politikası da gelecek hedefleri de iddialı.
‘NEDEN OLMASIN’ DEDİ
Girişimcilik hikâyesinin ya da Multicosmetics öncesinde başladığını söyleyerek söze başladı Tuba Çalık. 2010’da Türkiye ve Amerika’da beyin cerrahisi alanında ortak patent alan bir tıbbi cihaz geliştirme ekibinde yer aldığını, bu süreçte, bir fikri ürüne dönüştürmenin arkasındaki bütün yapıyı deneyimlediğini anlattı. “Ya da’nın doğuşunu asıl tetikleyen ise yıllar içinde eczanede yaptığım gözlemler oldu” diyen Çalık, markanın doğuşunu şöyle özetledi:
“Uzun yıllar birçok dermokozmetik markanın bayiliğini yaptım. Raflarda ağırlıklı olarak Fransız ve Alman markalarını görüyordum. Oysa Türkiye’de güçlü ürünler geliştirebilecek bilgi birikimi, insan kaynağı ve Ar-Ge kapasitesi vardı. Diğer taraftan ürün içeriklerini eczacılık ve toksikoloji perspektifiyle değerlendirdiğimde bazı formülasyonların çok daha özenli geliştirilebileceğini düşünüyordum. Bir bebek ürününde neden parfüm olmak zorunda, hassas veya egzamalı bir çocuğun ürününde neden başka bir alternatif yok gibi sorular soruyordum. Bir noktadan sonra ‘neden’ diye sormayı bırakıp ‘neden olmasın?’ demeye başladım. Markamızın ‘ya da’ ismi de tam olarak bu düşünceden doğdu.”

SALT GÜZELLİK DEĞİL
Çalık, “Rekabet yoğun sektörde sizi farklı kılan nedir?” sorumuza net bir yanıt verdi: “Temel farkımız, kozmetiğe yalnızca güzellik perspektifinden değil; bilim, güvenlik ve gerçek tüketici ihtiyacı ekseninde yaklaşmamız. ‘Önce Zarar Verme’ yaklaşımımız doğrultusunda üç kriterli bir güvenlik çerçevesi uyguluyoruz. Endokrin bozucu özellik taşıyabilecek ve mikroplastik gibi çevresel ve sağlık açısından tartışmalı hammaddeleri formüllerimizde kullanmamaya, özellikle hassas kullanıcı gruplarında parfüm kullanımını ayrıca değerlendirmeye önem veriyoruz. Bizi ayrıştıran bir diğer unsur ise eczane kökenli olmamız. Eczane bizim için yalnızca bir satış kanalı değil; tüketicinin gerçek ihtiyaçlarını, beklentilerini ve sorunları gözlemleyebildiğimiz önemli bir temas noktası. Buradan elde ettiğimiz içgörüyü, İstinye Teknopark’ta faaliyet gösteren Ar-Ge şirketimiz T22 bünyesindeki ürün geliştirme çalışmalarımıza taşıyoruz.”
1000 ECZANEYE ULAŞTI
2022 yılında 1 milyon dolarlık öz sermayeyle yola çıktıklarını ve Temmuz 2024’te ilk ürün serisini kullanıcılarla buluşturduklarını belirten Çalık, “Bugün Türkiye genelinde 1000 eczaneye ulaşmış durumdayız. Ar-Ge tarafında 8 kişilik, satış ve pazarlama tarafında ise 34 kişilik bir ekiple ilerliyoruz. Portföyümüzde 28 ürünümüz bulunuyor ve hedefimiz bunu 52’ye çıkarmak” dedi. Haziran 2026’da Yemeksepeti’nin Kurucusu Nevzat Aydın’dan SAFE modeliyle yatırım aldıklarını hatırlatan Çalık, “Bu yatırım, şirketimizin ölçeklenme dönemine geçişinde önemli bir kilometre taşı oldu. Önümüzdeki dönemde odağımız, sermaye arayışından çok mevcut yapımızı doğru şekilde ölçeklemek” dedi.
İHRACAT YETMEZ HEDEF DÜNYA MARKASI YARATMAK
Türkiye’de kısa ve orta vadeli hedeflerinin 3 bin eczaneye ulaşmak olduğunu söyleyen Çalık, “Ancak bunu yalnızca yaygınlaşma olarak görmüyoruz. Eczanelerimizle uzun vadeli bir iş ortaklığı modeli oluşturmak istiyoruz” dedi. Marka, yurtdışında ise 2027’yi önemli bir eşik olarak görüyor. “Öncelikli pazarlarımız temiz kozmetik konusunda yol almış ülkeler ABD, İngiltere ve BAE” diyen Çalık, “ABD’de ya da Multicosmetics LLC şirketimiz üzerinden ilerliyoruz. İlk aşamada Amazon ve Walmart gibi güçlü e-ticaret kanallarını, ardından fiziksel perakende ve wellness kanallarını hedefliyoruz. İngiltere’de Boots, Holland & Barrett ve Planet Organic gibi zincirlerle; BAE’de ise distribütörler ve online kanallar üzerinden ilerliyoruz. Uzun vadeli hedefimiz yalnızca ihracat yapan bir Türk şirketi olmak değil; Türkiye’den doğmuş global bir kozmetik markası yaratmak” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin kozmetikte yalnızca üretici değil, marka ve teknoloji geliştiren bir ülke olması gerektiğine vurgu yapan Tuba Çalık, “Bu nedenle KÜAD çatısı altında yürütülen ‘Türk Kozmetiği’ programını da çok önemsiyorum. Sektörün uluslararası görünürlüğünü artıracak, ihracatı destekleyecek ve Türkiye’nin kozmetikteki üretim ve Ar-Ge potansiyelini dünyaya anlatacak ortak bir ekosistem oluşturulması gerektiğini düşünüyorum” dedi.
KADIN GİRİŞİMCİLERİ GÜÇLENDİREN PROGRAM
EY Türkiye’nin kadın girişimcilerin işlerini büyütmelerine ve uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konuma ulaşmalarına destek olmak amacıyla yürüttüğü EY Girişimci Kadın Liderler Programı 2026 dönemi başvuruları açıldı. İşlerini büyütme ve küresel ölçekte yeni fırsatlara ulaşma hedefi taşıyan kadın girişimciler, 15 Kasım 2026 tarihine kadar EY Türkiye web sitesi üzerinden programa başvurabilecek.
Tamamen ücretsiz olan bu program kapsamında bağımsız jüri üyeleri tarafından seçilecek kadın girişimciler; eğitim, birebir mentörlük, iş geliştirme ve networking olanaklarının yanı sıra EY’ın geniş kaynaklarına ve uluslararası girişimci ağına erişim imkânı elde edecek. Programa seçilen kadın girişimciler, deneyimli iş liderleri ve başarılı girişimcilerle bir araya gelerek şirketlerinin büyüme potansiyelini geliştirme, yeni işbirlikleri oluşturma ve uluslararası pazarlarda rekabet güçlerini artırma imkânı elde edecek. Programa katılmak isteyen kadın girişimcilerin, şirkette en az yüzde 25 hisse sahibi olması, şirketin Türkiye merkezli olması, en az 3 yıldır faaliyet göstermesi ve son iki yıl içerisinde yıllık 20 milyon TL’nin üzerinde ciro elde etmiş olması şartı aranıyor.

TAŞINABİLİR YENİ NESİL KASA HİZMETİ DEVREDE
TÜRKİYE’de giderek artan özel kiralık kasa ihtiyacı yeni bir girişime ilham verdi. Değerli eşyaların güvenli şekilde saklanmasına yönelik yenilikçi bir çözüm geliştiren ‘Safe My Box’, geleneksel kasa hizmetlerine yeni bir boyut kazandırıyor. Kullanıcıların sahip oldukları kasaları yüksek güvenlik standartlarıyla koruma altına alırken, ihtiyaç halinde gerçekleştirilen güvenli taşıma operasyonuyla da kasaları talep edilen noktaya ulaştırıyor.

Safe My Box Yönetim Kurulu Başkanı Yesugay Aksakal, yeni nesil kasa hizmetinin ortaya çıkış sürecini şu sözlerle anlattı: “Türkiye’de önemli bir ihtiyaç ve talep gördük. İnsanlar değerli eşyalarını güvenli alanlarda saklamak istiyor ancak mevcut çözümlerde hem lokasyon hem de erişim açısından çeşitli zorluklar yaşanabiliyor. Biz bu noktada kullanıcılarımızın kendi özel kasalarını güvenli şekilde muhafaza ediyor, ihtiyaç duyduklarında ise güçlü güvenlik araçlarımızla istedikleri noktaya ulaştırıyoruz.” Maslak 1453’te faaliyet gösteren Safe My Box, uzun vadede uluslararası ölçekte referans gösterilen bir güvenlik markası olmayı hedefliyor.