Hamburger
En Çok Arananlar
    Popüler Haberler
      notification

      Bildirimler

      close

      Bildirimler

      close

      Gençler Harem Otogarı için tasarlayacak

      Gençler Harem Otogarı için tasarlayacak

      İstanbul Serbest Mimarlar Derneği’nin (İstanbulSMD) Mimarlık Öğrencilerine Açık Fikir Projesi Yarışması’nda bu yıl konu başlığı Harem Otogarı. Film ve romanlarda bir ‘kapı mekânı’ olarak hafızalara kazınan Harem, hayata yeniden nasıl dahil edilir? Mimarlık ve endüstriyel tasarım öğrencileri bu sorunun yanıtlarını arayacak, öne çıkan projelere para ödülünün yanı sıra kariyer kapıları açılacak.

      REKLAM
      REKLAM

      Sadri Alışık, Filiz Akın, Kartal Tibet, Türkan Şoray, Kemal Sunal, Şener Şen... Yeşilçam’ın 1970 ve 1980’li yıllarına imza atan yıldızları hep o kapının önünde kavuştu. Orada gözyaşlarıyla sevdiğine veda etti, el salladı. Harem Otogarı, biraz da bu filmler yüzünden o tarihlerde tüm Anadolu için İstanbul’un adeta simgesiydi. 1970’te açılmış ve yıllarca sinema yapımcılarına açık hava stüdyosu olmuştu, normaldi bu kadar kült bir kimliğe sahip olması.

      Harem Otogarı’nda bugün de şehirlerarası otobüs şirketlerinin yazıhaneleri var; günlük ortalama 10 bin kişilik trafiği var. Yıl boyunca günde ortalama 700 otobüs yolcu indirip bindiriyor. Yani halen işleyen bir trafiğe sahip ama 2010’lu yıllardan sonra şehrin genişlemesi, ulaşım imkânlarındaki alternatiflerin artması ile eski canlılığını kaybeden bir trafik bu. Haydarpaşa Garı’nın da kapanmasıyla etkisi iyice azalmış durumda. 2018’de öne çıkan ‘Harem Otogarı Pendik’e taşınıyor’ haberleri hâlâ gündemde olsa da henüz sonuçlanmadı. Dile kolay, 70.6 dönümlük arazi üzerine kurulu bu alan, Üsküdar’daki konumuyla da çok kıymetli. Peki orada gelecekte ne olacak, ya da gittiği yerde Harem Otogarı tarihine de selam duran bir kimlik ile nasıl yoluna devam edecek?

      ÖĞRENCİLERE SORULDU

      Bu sorular bir yarışmaya konu oldu. İstanbul Serbest Mimarlar Derneği (İstanbulSMD), 2005 yılından bu yana düzenlediği “S.O.S. İstanbul Mimarlık Öğrencilerine Açık Fikir Projesi Yarışması”nın bu yılki odağını Harem Otogarı olarak belirledi. Hem tarihe saygı, hem kente sahip çıkan gençler hem de üretimi, tasarımı teşvik etme... Bir taşla dallar dolusu kuş vurmak buna denir. Yarışma her yıl İstanbul’un sorunlu, ihmal edilmiş veya dönüşüm potansiyeli taşıyan alanlarına odaklanan tasarımları içeriyor. Bu yıl İstanbul Planlama Ajansı (İPA) desteğiyle “Harem Otogarının Geleceği” başlığıyla düzenlenmesi müthiş. Harem Otogarı’nın geleceğini odağına alarak, alanın kamusal yarar, ulaşım ilişkileri, tarihsel çevre, doğal eşikler ve mevcut kentsel doku ile bütüncül bir ilişki kurularak nasıl yeniden ele alınabileceğini tartışmaya açıyor.

      REKLAM
      REKLAM

      Projelerin son teslim tarihi 7 ise Aralık 2026 olarak açıklandı.

      Gençler Harem Otogarı için tasarlayacak

      GENİŞ BAKIŞ AÇISI İSTENİYOR

      Yarışma komitesinden yapılan açıklamaya göre yarışmacılardan Harem Otogarı’nı yalnızca bulunduğu alan üzerinden değil; semt, ilçe, Boğaziçi ve metropol ölçeğinde ele almaları bekleniyor. İstanbul’da yaşayanların ve kenti ziyaret edenlerin alana erişiminin planlanması ve çeşitlendirilmesinin yanı sıra alanın doğusunda bulunan yoğun konut dokusunun mevcut sakinliğinin ve bölgenin doğal özelliklerinin de gözetilmesi isteniyor. Şu kriter de önemli; “Yarışma kapsamında kamusal programların ve açık alan kullanımlarının ağırlıkta olduğu öneriler beklenirken, alandaki mevcut yapıların korunması, dönüştürülmesi veya kaldırılması yönündeki kararlar yarışmacılara bırakılıyor. Bununla birlikte geliştirilecek projelerin mevcut düşük yapı yoğunluğunu koruması ve açık alan kullanımını önceliklendirmesi bekleniyor.”

      REKLAM
      REKLAM

      Yarışmaya Türkiye ve KKTC’deki üniversitelerin mimarlık, iç mimarlık, şehir ve bölge planlama, peyzaj mimarlığı ve endüstriyel tasarım gibi bölümlerinde, yarışmanın ilan edildiği tarihte lisans öğrencisi olan katılımcılara açık olacak.

      Güçlü bir jüri kadrosu olan yarışmanın kazananlarına para ödülü belirlenmiş. Birinciye 125 bin, ikinciye 100 bin, üçüncüye 75 bin TL ödül verilecek. Ayrıa beş adet de ‘eşdeğer mansiyon’ ödülü konulmuş ki bu da 50’şer bin TL olarak belirlenmiş.

      TEDARİK ZİNCİRİNE GÜVENEN ÖNE ÇIKSIN 

      UN Global Compact Türkiye’nin MEXT işbirliğinde yürüttüğü bir program var. Türkiye İş Bankası desteğiyle hayata geçirilen Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Programı, şirketlerin tedarik zincirlerini sürdürülebilirlik açısından sorguluyor. Tedarik zincirindeki çevresel, sosyal ve yönetişim risklerini yönetmelerine ve tedarikçilerinin dönüşüm kapasitesini geliştirmelerine destek olmayı hedefliyor.

      REKLAM
      REKLAM

      Çünkü artık ‘ben kirletmiyorum’ ya da ‘insan haklarına saygılıyım’ demek yetmiyor. İş zincirinizdeki her halkanın da aynı renkte olması, verdiğiniz taahhütlere eşlik etmesi elzem. UN Global Compact verilerine göre şirketlerin çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇSY) etkilerinin yaklaşık üçte ikisi (yüzde 67) tedarikçileriyle bağlantılı. Dolayısıyla, her koyunun kendi bacağından asıldığı günleri bu gezegen geride bıraktı. ‘Sürdürülebilirlik’ ile ilgili sözler bütün operasyonları kapsadığında ciddiyet kazanıyor.

      Bu ihtiyaçtan hareketle UN Global Compact Türkiye, Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Programı’nı şirketlerin tedarik zincirlerindeki ölçümleri kolaylaştırmak adına geliştirdi. Programa dahil edilen tedarikçiler de sürdürülebilirlik olgunluk düzeylerini ölçerek gelişim alanlarını belirleyebilecek; çevresel, sosyal ve yönetişim konularındaki bilgi ve uygulama kapasitelerini artırabilecek. Program, tedarikçilerin ulusal ve uluslararası sürdürülebilirlik standartlarına uyumunu güçlendirmenin yanı sıra bire bir ihtiyaç analizi ve aksiyon planı geliştirme desteği de sunacak.

      REKLAM
      REKLAM

      UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Güliz Öztürk, bugün küresel ticaretin yaklaşık yüzde 80’inin tedarik zincirleri üzerinden gerçekleştiğine dikkat çekerek sürdürülebilirlik başlığının önemini vurguladı. Programa katılmak için başvurular 3 Kasım’a kadar devam edecek.

      Gençler Harem Otogarı için tasarlayacak

      DEV BİR EKONOMİ

      - Küresel ticaretin yüzde 80’i tedarik zinciri üzerinden gerçekleşiyor.

      - Dünya genelindeki işletmelerin yüzde 90’ını KOBİ’ler oluşturuyor.

      - Şirketlerin dolaylı emisyonlarını ifade eden Kapsam 3 emisyonları, şirketlerin karbon ayak izinin yüzde 70 ila 90’ını oluşturuyor.