Hamburger
En Çok Arananlar
    Popüler Haberler
      notification

      Bildirimler

      close

      Bildirimler

      close

      Fed’de dengeler değişiyor: Asıl plan ortaya çıktı! Ezber bozan hamle, piyasalar neye hazırlanıyor?

      Fed’de dengeler değişiyor: Asıl plan ortaya çıktı Ezber bozan hamle, piyasalar neye hazırlanıyor

      ABD Merkez Bankası’nda Kevin Warsh dönemi, yalnızca faiz kararlarıyla sınırlı kalmayacak bir değişimin sinyalini veriyor. Piyasaların dikkatle izlediği yeni dönemde Warsh’ın attığı adımlar, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) yıllardır süregelen çalışma biçimini de tartışmaya açıyor. Peki yeni başkanın planında neler var ve bu değişim küresel piyasalar için ne anlama geliyor? İşte detaylar…

      REKLAM
      REKLAM

      Kevin Warsh’ın Fed başkanlığı, yalnızca faiz oranlarının hangi seviyede tutulacağına ilişkin bir tartışmadan ibaret değil. Mayıs ayında görevi devralan Warsh, aynı zamanda dünyanın en önemli merkez bankalarından birinin çalışma biçimini değiştirmeyi hedefleyen kapsamlı bir dönüşüm planının sinyallerini veriyor.

      Fed’in resmî kayıtlarına göre Warsh, 22 Mayıs’ta başkanlık görevini devraldı ve 2030’a kadar dört yıllık dönem için kurumun başına geçti. Ancak bu dönüşümün zamanlaması, Warsh’ın işini daha da zorlaştırıyor. Çünkü merkez bankasının önünde beklemeye izin vermeyen bir enflasyon sorunu bulunuyor. Peki Warsh ne planlıyor?

      PİYASALARDA 29 TEMMUZ ŞOKU

      Fed’in 29 Temmuz’daki toplantısı, Warsh’ın yaklaşımındaki temel çelişkiyi açık biçimde ortaya koydu. Merkez bankası federal fonlama faiz hedef aralığını yüzde 3,50-3,75 seviyesinde sabit tuttu. Karar piyasalar açısından büyük bir sürpriz değildi ancak politika kurulundaki görüş ayrılığı dikkat çekti. Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack, Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari ve Dallas Fed Başkanı Lorie Logan 25 baz puanlık faiz artışından yana oy kullandı. Kevin Warsh dahil diğer dokuz üye ise faizlerin değiştirilmemesini destekledi.

      Asıl hareketlilik ise toplantı sonrasında yaşandı. Warsh, Fed’in yüzde 2’lik enflasyon hedefinden taviz vermeyeceğini vurgulamasına rağmen, enflasyonun yüksek kalmaya devam etmesi halinde faizlerin ne zaman ve hangi koşullarda artırılabileceği konusunda net bir yol haritası sunmadı. Bu yaklaşım, yatırımcıların Fed’in gelecekteki kararlarını önceden tahmin etmesini zorlaştırdı.

      Sonuç olarak uzun vadeli ABD Hazine tahvillerinde sert satışlar görüldü. 30 yıllık Hazine tahvili getirisi yüzde 5,20’nin üzerine çıkarak 2007’den bu yana görülmeyen seviyelere yaklaştı. Piyasadaki hareket, yatırımcıların yalnızca enflasyonun seviyesini değil, Fed’in bu enflasyonla mücadele etmek için gerektiğinde ne kadar agresif davranacağına ilişkin beklentilerini de yeniden fiyatladığını gösterdi.

      Warsh’ın iletişim politikasındaki değişim de bu dalgalanmanın önemli nedenlerinden biri oldu. Önceki Fed başkanlarının aksine gelecekteki faiz adımlarını mümkün olduğunca önceden işaret etmekten kaçınan Warsh, politika toplantılarının sonucunun önceden belirlenmiş bir senaryoya göre değil, toplantı sırasında yapılan tartışmalar sonucunda şekillenmesini istiyor.

      REKLAM
      REKLAM

      Bu yaklaşım, Warsh’ın ifadesiyle Fed içinde bir ‘aile tartışması’ yürütülmesine dayanıyor. Ancak piyasalarda daha az yönlendirme, daha fazla belirsizlik anlamına gelebiliyor.

      Fed’de dengeler değişiyor: Asıl plan ortaya çıktı Ezber bozan hamle, piyasalar neye hazırlanıyor

      Fotoğraflar: AP

      WARSH’IN MESAJI: FED YÜZDE 2 HEDEFİNDEN VAZGEÇMEYECEK

      Warsh’ın bütün bu tartışmaların ortasında vermeye çalıştığı temel mesaj ise oldukça net: Fed, enflasyon hedefinden geri adım atmayacak. En son yaptığı basın toplantısında Warsh, enflasyonun beş yılı aşkın süredir hedefin üzerinde olduğunu hatırlatarak, bu sorunun birkaç haftalık veya tek bir aylık olumlu veriyle çözülemeyeceğini belirtti. Fed’in yüzde 2 hedefinin altında örtülü bir başka hedef bulunmadığını vurgulayan Warsh, fiyat istikrarının sağlanmasının merkez bankasının temel görevlerinden biri olduğunu ortaya koydu.

      REKLAM
      REKLAM

      Piyasaların mevcut fiyatlaması da zaman içinde kısmen bu yöne kaydı. Warsh’ın göreve gelmesinden bu yana yatırımcılar yıl sonuna kadar bir veya iki faiz artışı ihtimalini daha güçlü biçimde fiyatlamaya başladı. Bu beklenti, Fed politika komitesinde faizlerin yükseltilmesi gerektiğini düşünen grubun giderek güçlenmesiyle de örtüşüyor. Ancak nihai karar, yaz sonundaki enflasyon verileri başta olmak üzere ekonomik göstergelere bağlı olacak.

      Goldman Sachs Başkanı John Waldron ise Warsh’a yönelik eleştirilerin abartılı olduğu görüşünde. Waldron, yatırımcıların yeni Fed başkanına planlarını uygulaması ve sonuçlarının ortaya çıkması için “zaman ve alan” tanıması gerektiğini savunuyor.

      REKLAM
      REKLAM

      Fed’de dengeler değişiyor: Asıl plan ortaya çıktı Ezber bozan hamle, piyasalar neye hazırlanıyor

      WARSH’IN ASIL HEDEFİ ÇOK DAHA FARKLI

      Kevin Warsh’ın başkanlığını farklılaştıran asıl unsur ise yalnızca faiz politikasındaki yaklaşımı değil, merkez bankasının ekonomik verileri değerlendirme biçimine ilişkin vizyonu.

      Warsh, yapay zekanın önümüzdeki yıllarda ekonomiyi kökten dönüştürebilecek bir teknoloji olduğuna inanıyor. Bu dönüşümün yalnızca üretkenlik ve büyüme açısından fırsatlar yaratmayacağını, aynı zamanda kısa vadede iş gücü piyasasından fiyatlara kadar ekonominin farklı alanlarında önemli bozulmalara yol açabileceğini düşünüyor.

      Warsh’ın yapay zekaya ilgisi göreve başlamasından da önceye uzanıyor. Yakın çevresine aktardığı bilgilere göre Warsh, Fed başkanlığı öncesinde iktisatçı Milton Friedman ve James Tobin’in derlenmiş çalışmalarını işleyen ‘Milton’ ve ‘Tobin’ adlı yapay zeka botları oluşturdu. Daha sonra bu sistemlerden güncel ekonomik sorunlara ilişkin değerlendirmeler aldı.

      REKLAM
      REKLAM

      Warsh’ın hedefi, yapay zekayı yalnızca teknolojik bir yenilik olarak kullanmak değil. Asıl amaç, Fed’in ekonomiyi daha hızlı ve gerçek zamanlı biçimde okuyabilmesini sağlamak. Bugün merkez bankacıları büyük ölçüde hükümet kurumları tarafından hazırlanan istatistiklere, anketlere ve ekonomik tahmin modellerine dayanıyor. Ancak bu verilerin önemli bir bölümü gecikmeli geliyor; ayrıca örnekleme hataları, revizyonlar ve ölçüm sorunları taşıyor.

      Warsh’ın istediği model ise farklı. Perakendecilerden, bankalardan ve diğer şirketlerden gelen gerçek zamanlı verilerin yapay zeka tarafından analiz edilmesi ve bunun enflasyon ile ekonomik büyümenin mevcut durumunu anlamada daha güçlü bir araç haline getirilmesi hedefleniyor. Fed çalışanlarının da üretken yapay zekayı daha geniş biçimde denemeleri için sanal bir çalışma ortamında çeşitli uygulamalar üzerinde çalıştığı belirtiliyor.

      Fed’de dengeler değişiyor: Asıl plan ortaya çıktı Ezber bozan hamle, piyasalar neye hazırlanıyor

      FED’DE TOPLANTI DÜZENİ DE DEĞİŞEBİLİR

      Kevin Warsh’ın reform arayışı yalnızca teknolojiyle de sınırlı değil. Fed başkanı, temmuz ayındaki toplantılarda para politikası toplantılarının sayısının yılda sekizden altıya indirilmesi ihtimalini de gündeme getirdi. Henüz bu konuda alınmış bir karar bulunmuyor ancak önerinin arkasındaki mantık dikkat çekici.

      Mevcut sistemde bazı Fed toplantıları arasında yalnızca bir aylık enflasyon ve istihdam verisi bulunuyor. Toplantı sayısının azaltılması halinde politika yapıcıların her toplantıda iki aylık ekonomik veriyi değerlendirmesi mümkün olabilir. Ayrıca daha az toplantı, Fed yetkililerinin para politikası dışındaki görevlerine daha fazla zaman ayırmasına olanak sağlayabilir. Bankacılık düzenlemeleri, finansal denetim ve ödeme sistemleri gibi alanlar da Fed’in sorumlulukları arasında bulunuyor.

      Alternatif bir seçenek olarak ise sekiz toplantının korunması, ancak bunlardan ikisinin doğrudan faiz kararı almak yerine uzun vadeli politika tartışmalarına ayrılması değerlendiriliyor.

      Fed’de dengeler değişiyor: Asıl plan ortaya çıktı Ezber bozan hamle, piyasalar neye hazırlanıyor

      ‘HIZLI HAREKET ET, BİR ŞEYLERİ BOZ’ ANLAYIŞI FED İÇİN RİSKLİ

      Kevin Warsh’ın önündeki en büyük soru ise bu dönüşümün ne kadar hızlı gerçekleştirilebileceği. Fed, 112 yıllık geçmişi ve küresel finans sistemindeki merkezi konumu nedeniyle diğer kurumlardan farklı işliyor. Kurumun yaklaşık 6,7 trilyon dolarlık bilançosu olduğu üzerinde duruluyor ve aldığı kararlar yalnızca ABD’deki faiz oranlarını değil, küresel tahvil piyasalarını, döviz kurlarını, kredi maliyetlerini ve finansal koşulları etkiliyor.

      Bu nedenle teknoloji dünyasında sık kullanılan ‘hızlı hareket et, bir şeyleri boz’ anlayışının merkez bankacılığına doğrudan taşınması ciddi riskler taşıyor. 29 Temmuz’daki tahvil piyasası hareketliliği de bunun erken bir örneği oldu. Warsh’ın daha az yönlendirme ve daha fazla piyasa bağımsızlığı hedefi, teorik olarak piyasaların Fed’in açıklamalarına aşırı bağımlılığını azaltabilir. Ancak geçiş döneminde bunun bedeli daha ağır olabilir.

      Axios’un “How Kevin Warsh is rewiring the Fed” başlıklı haberinden faydalanılmıştır.

      Haberle İlgili Daha Fazlası:FedEnflasyonFaiz Politikası