En Çok Arananlar
Bigpara
Dalgalı geçen haftanın sonunda jeopolitik tansiyon düşerken, piyasalarda iyimserlik artıyor.
Küresel piyasaların jeopolitik gelişmelerle dalgalandığı haftada ABD-İran anlaşmasında sona yaklaşıldığına dair sinyaller petrol fiyatlarını son üç ayın en düşük seviyesine çekerken, FX, hisse senedi, tahvil ve değerli metal piyasalarının tamamında toparlanma eğilimi ön plana çıkıyor.
Makro ekonomik veri akışında ise bu hafta, ABD'de beklentilerin altında gelen çekirdek TÜFE ve ÜFE artış oranları Fed'e bir süre daha bekle-gör yaklaşımını sürdürme alanı tanıyor. Euro Bölgesi'nde ise üç yıl aranın ardından ilk kez faiz artıran ECB mevcut görünümde enflasyon için yukarı yönlü ve ekonomik büyüme için aşağı yönlü risklerle birlikte belirsizliğin korunduğunu vurgulasa da jeopolitik gelişmelerdeki hızlı değişimleri de göz önünde bulundurarak faiz patikası için önceden net bir taahhütte bulunmadı.
Önümüzdeki hafta açıklanacak veriler arasında yurt içinde sanayi üretimi, bütçe dengesi, ticaret satış hacim ve ciro endeksleri, hizmet üretim endeksi, İktisadi Yönelim Anketi, imalat sanayi kapasite kullanım oranı ve reel kesim güven endeksi; ABD'de sanayi üretimi, Fed faiz kararı ve Conference Board öncü göstergeler endeksi; Euro Bölgesi'nde sanayi üretimi ve TÜFE; İngiltere'de BoE faiz kararı ve Japonya'da TÜFE takip edilecek.
ABD'de TÜFE enerji fiyatlarında devam eden yükselişin etkisiyle mayısta aylık %0,5 artarak beklentilerle uyumlu gerçekleşirken, yıllık enflasyon Mayıs 2023'ten bu yana en yüksek seviye olan %4,2'ye ulaştı (beklenti: %4,2, önceki: %3,8). Enerji ve gıda hariç çekirdek enflasyon mal fiyatlarındaki gerilemenin ve barınma öncülüğünde hizmet enflasyonundaki normalleşmenin desteğiyle %0,2 artarak son 3 ve 6 aylık ortalamalarının ve beklentilerin (%+0,3) altında gerçekleşti.
Yıllık oran ise beklentiler dahilinde %2,7'den %2,8'e yükseldi. Mevcut durumda, enflasyon verisinde risklerin henüz yönetilebilir düzeyde olması, reel ücret artışlarının son üç aydır negatif bölgede kalması ve mevcut piyasa faizlerinin halihazırda sıkılaştırıcı seviyelere yükselmesi Fed'e politika duruşunda yakın vadede aceleci bir değişikliğe gitmek yerine bir süre daha bekle-gör yaklaşımını sürdürme alanı tanıyor (Makro: ABD Tüketici Enflasyonu-Mayıs 2026).
Nitekim Perşembe akşamı ABD Başkanı Trump'ın İran'la anlaşmaya yakın oldukları sinyali vermesinin ardından piyasa fiyatlamalarında önümüzdeki bir yıl içinde Fed'den beklenen faiz artış sayısının ikiden bire çekildiğini ve faiz artışı için en yakın tarihin Aralık 2026 olmaya devam ettiğini takip ediyoruz.
Perşembe günü açıklanan ÜFE tarafında ise manşet aylık veri %1,1 ile beklentilerin üzerinde (%0,7) kalsa da Fed'in enflasyon görünümünü değerlendirmesinde daha fazla dikkate aldığı çekirdek ÜFE'nin %0,4 artarak beklentilerin 0,1 puan altında kalması ve petrol fiyatlarında yaşanan geri çekilme piyasa beklentilerinde bozulma oluşturmadı. New York Fed'in mayıs ayı Tüketici Beklenti Anketi'nde de enflasyon beklentileri kısa vadede azalırken, orta ve uzun vadede değişmeyerek olumlu sinyaller verdi.
Son durumda tüketicilerin bir yıl sonrasına ilişkin tahminleri 0,1 puan azalarak %3,5'e geriledi. Üç ve beş yıl sonrasına ilişkin tahminler ise sırasıyla %3,1 ve %3,0 seviyelerinde sabit kaldı. İşgücü piyasasına ilişkin beklentiler ise işten çıkarma beklentilerinde artış ve iş bulma beklentilerinde düşüşle birlikte bir miktar kötüleşti. Avrupa tarafında ise bu hafta ECB kısa vadeli faiz oranlarını beklentilere paralel olarak 25 baz puan arttırdı.
ECB'nin yeni makro ekonomik projeksiyonlarında savaşın olumsuz etkilerine bağlı olarak enflasyon tahminleri yukarı yönlü, büyüme tahminleri ise aşağı yönlü revize edildi. Manşet enflasyonun (ortalama) 2026'da %3,0 (önceki: %2,6), 2027'de %2,3 (önceki: %2,0) olması bekleniyor. Enerji ve gıda hariç enflasyon (ortalama) 2026 ve 2027 için %2,5 (önceki: sırasıyla %2,3 ve %2,2) seviyesinde öngörülüyor.
Ekonomik büyümenin ise 2026'da %0,8 (önceki: %0,9), 2027'de %1,2 (önceki: %1,3) ve 2028'de %1,5 (önceki: %1,4) olması bekleniyor. Savaşın orta vadeli enflasyon ve ekonomik faaliyet üzerindeki etkilerinin, enerji fiyat şokunun şiddetine ve süresine, ayrıca dolaylı ve ikincil etkilerinin düzeyine bağlı olacağına dikkat çekildi. Uygun para politikası duruşunu belirlemek için veriye dayalı ve toplantıdan toplantıya değişen bir yaklaşım izleneceğinin de altı çizildi.
Son olarak, Dünya Bankası Küresel Ekonomik Görünüm Raporu'nda büyüme tahminlerini aşağı yönlü güncelledi. Küresel büyümenin 2025'teki %2,9 seviyesinden 2026'da %2,5'e gerileyeceği (ocak tahmini: %2,6) tahmin ediliyor. Türkiye için büyüme tahmini 2026 için %3,7'den %2,8'e, 2027 için %4,4'ten %3,7'ye güncellendi.
Yurt dışı piyasalarda bu hafta, haftanın ilk dört işlem gününde jeopolitik gelişmelerle dalgalanan MSCI Dünya Endeksi %0,21 değer kaybederken, MSCI Gelişmekte Olan Piyasalar Endeksi Asya borsalarındaki düşüşler öncülüğünde %3,08 geriledi. ABD'de S&P 500 (%+0,18) ve Nasdaq (%-0,26) Perşembe günü Trump'ın İran ile anlaşmada son aşamaya geldiklerini duyurmasının ardından haftalık kayıplarının önemli bir kısmını telafi etti.
Haftanın ikinci yarısındaki yükselişler sektörlerin geneline yayılırken, içinde değerli metal madenciliğinin de yer aldığı malzeme (%+2,24) ile temel tüketim (%+2,17) ve Fed faiz artışı beklentilerindeki zayıflamadan olumlu etkilenen finans (%+1,22) en fazla getiri sunan ilk üç sektör oldu. Avrupa'da ise Stoxx Europe 600 Hürmüz Boğazı'nın tekrar normal seyrine dönebileceği iyimserliğinden destek bularak raporumuzu hazırladığımız saat itibarıyla haftalık %1,05 yükselişle işlem görüyor.
Bölge'nin gösterge doğal gaz fiyatı Dutch TTF bu hafta 48,4€ ile yataya yakın seyretti. Faizler tarafında, ECB'nin Perşembe günkü faiz artış kararı sonrasında ikinci artışın temmuz ayında olacağına dair haberler ön plana çıksa da OIS piyasasındaki fiyatlamalar en erken tarih olarak eylül ayına işaret ederken, ABD-İran görüşmelerinin anlaşma ile sonuçlanıp sonuçlanmayacağı da faiz beklentilerini değiştirebilecek en önemli faktör olarak takip ediliyor.
ABD tarafında ise jeopolitik haber akışının etkisiyle piyasaların Fed'in aralık ayında faiz artışı yapacağına atfettiği olasılık 16 puanlık düşüşle %84'e geriledi. Hafta başında Mart-Nisan 2027 dönemine işaret eden ikinci faiz artış beklentileri ise şimdilik ortadan kalkmış görünüyor. 2 yıllık ABD tahvil getirisi bu hafta 5 baz puan düşüşle %4,1'e, 10 yıllık getiri 3 baz puan düşüşle %4,5'e geriledi.
Dolar Endeksi (DXY) diğer önemli para birimleri karşısında %0,3 değer kaybetti (99,73). Euro/dolar paritesi %0,4 artışla 1,157'ye yükseldi. Perşembe günü haricinde hafta boyunca satış baskısında kalan altının ons fiyatı %3,3'lük düşüşle 4186$'da, gümüş fiyatı ise %2,1 düşüşle 66,4$'da işlem görüyor.
Yurt içinde TCMB politika faizini, beklentilerle uyumlu şekilde %37,0 düzeyinde sabit bıraktı. Gecelik borç verme ve borç alma faizleri de sırasıyla %40,0 ve %35,5 olarak korundu. Parasal duruşa dair ifadelerde bir değişikliğe gidilmezken, metinde geleceğe yönelik sinyal niteliğinde herhangi bir değişiklik de bulunmamaktadır.
Mevsimsellikten arındırılmış aylık TÜFE artışı mayıs ayında hesapladığımız gibi %3,44'ten %1,92'ye geriledi (Aralık 2025'ten bu yana en düşük seviye). TÜFE bazlı reel efektif döviz kuru (REDK) ise mayısta aylık %0,4 azalarak 105,6 değerini alırken, yıllık bazda %6,5 değerlenmeye işaret etti. İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat Sektörü İhracat İklimi Endeksi mayısta sınırlı artışla 50,3 seviyesinde gerçekleşti. Endeks Ocak 2024'ten bu yana genişleme bölgesinde bulunuyor.
Cari işlemler dengesi nisan ayında 5,7 milyar $ ile tahminimizle uyumlu ve piyasa tahmininin hafif üzerinde (-5,5 milyar $) açık verdi. Böylece 12 aylık birikimli cari açık 39,7 milyar $'dan 37,0 milyar $'a (% GSYİH: 2,2) geriledi. Mevsimsellikten arındırılmış (m.a.) verilere göre cari dengede aylık bazda belirgin iyileşme görüldü.
Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
ForInvest Haber
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.