En Çok Arananlar
Bigpara
2026 yılının 2. çeyreği, şirketler açısından geçiş döneminin izlerini taşımaya devam etti. Tüm BIST şirketleri dikkate alındığında, 41 şirket cirosunu, FAVÖK'ünü, esas faaliyet kârını ve net kârını yıllık bazda artırmış. Ancak bu rakam aldatıcı: net borçta azalış şartı da eklenince sayı 23'e geriliyor. Bu, toparlanmanın henüz tabana yayılmadığı ve sektörler arasında belirgin ayrışmaların sürdüğünü gösteriyor. Sonuç olarak, şirket kârlılıklarında henüz genele yayılan güçlü bir toparlanmadan ziyade, seçici bir iyileşmenin öne çıktığı durumlar yaşanıyor. Genel olarak birçok şirkette reel ciro büyümesi sınırlı kalmaya devam etti. İç pazarda dezenflasyon sürecinin ve sıkı finansal koşulların baskıladığı talep ile ihracat pazarlarında, özellikle Avrupa'da devam eden zayıf seyir, satış performansını sınırlayan başlıca unsurlar oldu. Enflasyondaki yavaşlamaya rağmen işçilik maliyetlerinin geriye dönük fiyatlama etkisiyle yüksek seyretmesi, bilançoların kârlılık kısmında belirleyici rol oynamayı sürdürdü. Satış hacmini artırmaktan çok operasyonel verimliliğe, ürün karmasına ve ihracat gelirlerine odaklanan şirketlerde finansal omurga belirgin şekilde daha sağlam göründü. Öte yandan, TL'deki reel değerlenmenin ithal girdi maliyetlerini sınırlaması ve enerji maliyetlerinin görece ılımlı seyri, bazı sanayi şirketlerinin brüt kârını destekledi. Geçen yılın aynı dönemine kıyasla finansal yapılardaki bozulmanın hız kestiği izlendi. Bilançolardaki zedelenmenin 2024-2025 döneminde derinleştiği düşünüldüğünde, bu çeyrekte finansman giderlerindeki yükün kademeli olarak hafiflemeye başlaması önemli bir ayrıntı olarak öne çıkıyor. Faiz indirim döngüsünün devamına yönelik beklentiler, borçluluğu yüksek şirketler için önümüzdeki dönemde finansman tarafında rahatlama ihtimalini gündemde tutuyor. Buna karşın yüksek reel faiz ortamı, işletme sermayesi ihtiyacı yüksek ve borçlu şirketlerin net kârını baskılamaya devam etti. Bazı şirketlerde ise zarardan kâra dönüşler ve marj toparlanmaları geleceğe yönelik olumlu sinyaller verdi. 3. çeyrekte bu işaretlerin daha güçlü ve yaygın gelmesi durumunda, özellikle defter değerinin altında fiyatlanan ve operasyonel dönüşüm hikâyesi taşıyan şirketler için potansiyel fırsatlar doğabilir. Sonuç olarak, 2Ç26 finansalları toparlanmanın başladığını ancak seçici olduğunu gösterdi; iyileşmenin devamı dezenflasyonun seyrine ve finansman koşullarındaki gevşemenin hızına bağlı görünüyor. 2026 yılı ikinci çeyrek bilanço döneminde petrokimya, perakende, savunma sanayii ve sigorta sektörleri güçlü sonuçlarıyla öne çıktı. Petrokimya sektöründe TUPRS, perakende sektöründe BIMAS ve savunma sanayii tarafında ASELS güçlü sonuçlar açıklarken, sigorta sektöründe TURSG öne çıkan şirketlerden biri oldu. Söz konusu dönemde diğer şirketler incelendiğinde ise CCOLA, ASTOR, BRSAN, KRDMD ve KTLEV'nin sonuçlarını da olumlu değerlendiriyoruz. Bununla birlikte, şirket bazındaki güçlü sonuçların altında yatan dinamiklerin farklılaştığını ve bilanço performansının sektör ve şirket özelinde değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. "En kötü geride kaldı" tezinin güç kazanması açısından ise para politikasındaki normalleşme adımları önemli hale geliyor. Nitekim Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın bu hafta, yaklaşık altı aylık aranın ardından bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başlama kararı alması, para politikası açısından önemli bir normalleşme adımı olarak öne çıktı. Söz konusu karar doğrudan bir faiz indirimi anlamına gelmese de bankaların politika faizi üzerinden fonlanmasının yeniden başlamasıyla birlikte fonlama maliyetlerinin aşağı gelmesi ve para politikasının aktarım mekanizmasının normalleşmesi açısından önemli bir sinyal niteliğinde. Bu adımın, önümüzdeki dönemde faiz indirimlerine yönelik beklentileri de desteklemektedir. Bu çerçevede, 2026 yılının ikinci yarısında şirket kârlılıklarının güçlenip güçlenmeyeceği; enflasyondaki gerilemenin hızı, faizlerin seyri ve finansman koşullarındaki normalleşmenin ne ölçüde gerçekleşeceğine bağlı olacak. Özellikle yüksek faiz ortamının şirketlerin finansman giderleri ve işletme sermayesi üzerindeki baskısının azalması, bilanço toparlanmasının daha geniş bir tabana yayılması açısından kritik önem taşıyor. Bununla birlikte, küresel ölçekte gümrük tarifelerinin seyri ve dış ticarette korumacılığın boyutu şirketler açısından önemli bir risk unsuru olmaya devam ediyor. Özellikle ihracat ağırlığı yüksek şirketler açısından küresel ticaret hacmi, dış talep koşulları ve maliyetlerdeki değişimler yakından takip edilmeli. Bir diğer önemli unsur ise 2026 yılında kurun seyri olacak. TL'nin reel değerlenmesinin devam etmesi ihracatçı şirketler açısından rekabetçilik baskısı yaratabilirken, ithal girdi maliyeti yüksek şirketler açısından daha olumlu bir tablo oluşturabilir. Dolayısıyla kur hareketlerinin şirketler üzerindeki etkisinin sektör ve şirket bazında farklılaşmasını bekliyoruz. Sonuç olarak, şirketlerin bozulan finansal yapılarında daha belirgin bir güçlenmenin görülmesi ve toparlanmanın bilançolara daha geniş ölçekte yansıması için 2026 yılının son çeyreği ile 2027 yılının ilk çeyreğinin daha belirleyici olabileceğini düşünüyoruz. Bu dönemde faiz indirimleri bilançolara tam yansır, operasyonel aksiyonların sonuçları netleşebilir ve marj iyileşmeleri belirginleşebilir. Ancak bu toparlanmanın zamanlaması; enflasyonun seyri, faiz indirimlerinin hızı, kur hareketleri ve küresel ticaret koşullarına bağlı olarak şirketler arasında farklılaşabilir. 2Ç26 finansalları toparlanmanın başladığını ancak seçici olduğunu gösterdi; iyileşmenin devamı dezenflasyonun seyrine ve finansman koşullarındaki gevşemenin hızına bağlı görünüyor.
Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
ForInvest Haber
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.