Hamburger
En Çok Arananlar
    Popüler Haberler
      notification

      Bildirimler

      close

      Bildirimler

      close

      Düzenlemeler, etkiler ve tepkiler

      REKLAM
      REKLAM

      2014 yılına hızlı bir başlangıç yapılan geçtiğimiz haftada yapılan düzenlemeler ile gündemin ana maddesi; enflasyon başta olmak üzere pek çok makro değişkenin bu gelişmelerden nasıl etkileneceği.. Otomotiv sektörü dahil olmak üzere yapılan ÖTV düzenlemesinin enflasyona etkisine dair Maliye Bakanı Mehmet Şimşek açıklama yaparak etkinin 0,51 puan olacağını açıkladı.

      Bunun yanında yılı geride bırakırken BDDK kredi kartı ve kredi taksit sınırlamalarının da sektörel etkileri ile 17 Aralık’tan bu yana oynaklığı oldukça yükselen kur ve faizin ekonominin lokomotif sektörlerine ne şekilde etki edeceği de oldukça yüksek önemde bir diğer gündem halinde. Düzenlemelerin lokomotif sektörler üzerinde yaratacağı etkiler hem makro perspektiften ülkenin imajı ve yatırımcı gözünde cazibesi açısından hem de bu yolla Borsa İstanbul’daki sektör hisselerinin performansı açısından hayli önem taşıyor. Kurdaki yüksek oynaklık ve arka arkaya görülen rekor seviyeler nedeni ile dış borcu olan reel sektörün durumu da başka bir hikaye.. Reel sektörün dış borcuna bakıldığında 262 milyar 122 milyon dolara yükselen ve alarm sinyalleri vermeye başlamış bir seviye görüyoruz.
       
      Faiz açısından bakıldığında ise yükselen faizlerin ve tüketici kredilerinde arzu edilen yavaşlamanın da talebe olan etkileri merak konusu iken bir yandan da yükselen faiz ağırlıklı ortalama sermaye maliyeti üzerinden borsa şirketlerinin performansına ilişkin beklentileri ve haliyle de gösterge endeks hedef değerine dair beklentileri bozarak aşağı yönlü revizyon ihtimallerini gündeme getiriyor. Seçim süreci nedeni ile de zaten beklenen volatilitenin daha erken gelmesi ve tahmin edilenden neden ve gelişim süreci olarak farklılık arz etmiş olması da bir stres kaynağı olabilir. Bu şekilde 2013 yılına başlarken yabancı yatırımcıların gözündeki yükselen ekonomi konumunda olan ve arka arkaya aldığı yatırım yapılabilir kredi notları ile sermaye akımlarının rotasına giren Türkiye için TCMB verilerine bakıldığında 27 Aralık haftasında yurtdışı yerleşiklerin mülkiyetindeki DİBS stoku 12,8 milyon dolar tutarındaki net satış ve değer kaybı nedeni ile Ağustos 2012 tarihinden bu yana en düşük seviyeye gelirken hisse stoku ise net 154,2 milyon dolarlık satış ve hisse senedi değerlerindeki düşüşle 6 Eylül 2013 tarihinden beri en düşük seviyeye ulaşmış durumda..
       
      Geniş resme göz atarak başladığımız hafta için bir de Cuma günü BIST100 endeksinin performansına kısaca bakalım… Sınırlı yükselişle açılan BIST100, yıllık %7,40 ile hedefi aşan enflasyon verisine sert tepki vermezken 67,500 direncine ulaşamayıp gün içinde 66,500’deki desteğinde tutunamaması sonucu da %1,52 düşüşle 65.967 puandan kapanmıştı. 66,000 altında 65,000 ve 63,500 seviyelerinde ana destekleri olan endeks için 66,500 ve 67,500’de ilk dirençler bulunuyor.

      Haftanın gündeminde ise bugün TCMB reel efektif döviz kuru, Avrupa ve ABD’de hizmet PMI’lar ve FED Başkan adayı Yellen’ın Senato genel kurul oylaması var. Haftanın devamında ise, yurtiçinde sanayi üretimi, küresel olarak ise İngiltere ve Avrupa MB’lerin faiz kararları, ABD’de tarım dışı istihdam, Euro bölgesi ve Çin’de TÜFE verileri izleniyor olacak..

      Haberle İlgili Daha Fazlası:Aracı Kurum