Bugatti'nin ikonik W16 motoruna veda niteliği taşıyan üstü açık Mistral modeli, otomotiv dünyasında zarafetin simgeleri arasında gösteriliyor. Kişiselleştirme ve modifikasyon alanında sıra dışı tasarımlarıyla tanınan Mansory firması ise bu modeli yeniden ele aldı. Pebble Beach’te sergilenen ve Mansory imzasını taşıyan yeni araç, iki farklı tasarım anlayışının somut bir yansıması olarak öne çıkıyor.
"Vincero" adı verilen bu araç kişiye özel olarak üretildi. Vincero, Mansory'nin bugüne kadar ürettiği en pahalı otomobil olma unvanını taşıyor ve bu yıl lüks tasarım dünyasındaki en büyük tartışmanın tam ortasına oturuyor.

KİŞİYE ÖZEL VINCERO
Bugatti Mistral altyapısı üzerine inşa edilen Vincero, tamamen kişiye özel bir proje. Mansory, tam da kendisinden beklenen alanlara müdahale etmiş: Renkli açık karbon fiberden yapılmış tamamen yeni bir gövde paketi, hafif dövme FB.5C jantlar ve en kaliteli deri ile yine bolca açık karbon fiberle kaplanmış, baştan yaratılmış bir iç mekân...
Mekanik tarafta ise Mistral'ın zaten yardıma ihtiyacı yoktu. Dört turbolu 8,0 litrelik W16 motoru halihazırda 1.600 beygir güç üretiyor. Dolayısıyla bu araç, hızdan ziyade görünüm ve benzersizlik için yeniden tasarlandı. Dünya lansmanı Pebble Beach Concours d'Elegance'ta yapılan Vincero, temel aldığı Mistral’ın yaklaşık 5 milyon euroluk fiyatı göz önüne alındığında, Mansory'nin bugüne kadarki en pahalı modeli unvanını rahatlıkla eline alıyor.

MANSORY BİLDİĞİMİZ GİBİ! OTOMOBİL SEVERLER İKİYE BÖLÜNDÜ
Aşırıya kaçan estetiği bir kenara bırakırsak, Mansory’nin işçilik kalitesinin gerçekten üst düzey olduğunu kabul etmek gerekiyor. Karbon fiber işçiliği kusursuz ve kullanılan deri tamamen gerçek.
Ancak Vincero modeli, otomotiv kamuoyunu iki farklı görüşe bölüyor. Standart Mistral yalın ve zarif bir tasarım anlayışı sunarken, Vincero tam aksine abartılı bir yaklaşım sergiliyor. Renkli karbon fiber kaplamalar ve kişiselleştirmede sınırları zorlayan detaylarla öne çıkan bu çalışma, Mansory’nin kişiye özel üretim felsefesini açıkça yansıtıyor.
Vincero’yu otomotiv gündeminde öne çıkaran temel unsur, tanıtıldığı dönemin tasarım trendleriyle gösterdiği tezatlık olarak değerlendiriliyor. Bu yıl otomotiv sektöründe öne çıkan özel üretim projelerde genel olarak sadelik ve minimalist detaylar tercih ediliyor. Nitekim Bugatti'nin Tasarım Direktörü kendi kişisel Veyron modelinde sadeleşmeyi ön plana çıkarıyor, Aston Martin Pebble Beach modelinde gizli tasarım detaylarına yer veriyor, Jaguar ise yeni iç mekân konseptinde ekranları gizleme yoluna gidiyor.

Mansory ise bu trendin aksine bireyselleşmeyi ilave ögeler, gösteriş ve maksimalizm üzerinden tanımlıyor. Vincero çalışması, halihazırda eksiksiz kabul edilen bir modele uygulanan bu tasarım tezinin somut bir örneğini teşkil ediyor. Yapılan bu müdahalenin özgün bir kişisel ifade mi yoksa modelin özgün tasarım diline bir müdahale mi olduğu hususu ise sektörel bir tartışma konusu olmaya devam ediyor.
TEK NÜSHA PROJELERİN NİTELİĞİ VE ELEŞTİRİLER
Projenin savunulan yönü ise "tek nüsha" (kişiye özel tek olarak) üretilen araçların temel işlevinden kaynaklanıyor. Bu tür projelerin öncelikli amacı geniş kitlelerin beğenisini kazanmaktan ziyade, yalnızca siparişi veren tek bir alıcının talep ve beklentilerini karşılıyor. Bu çerçevede, kamuoyundan gelen eleştirilerin aracın üretiliş gayesiyle doğrudan örtüşmediği ifade ediliyor.
Projede kullanılan taban modelin sıradan bir araç olmaması eleştirilerin odağında yer alıyor. Bugatti Mistral, sınırlı sayıda üretilen ve W16 motor döneminin kapanışını temsil eden tarihsel bir model konumunda bulunuyor. Otomotiv uzmanları, bu nitelikteki özel ve ikonik bir modelin bu derece radikal bir değişim geçirmesinin, orijinal tasarımın korunması gerektiği yönündeki hassasiyetleri tetiklediğini belirtiyor.
